DEMOKRATİK ANAYASA TARTIŞILDI

Denizli Demokrasi Platformu, TMMOB Denizli İl Kordinasyon Kurulu, Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği, Önce Demokrasi Platformu işbirliğinde Denizli Baro Binası’nda,  ‘2019'a Doğru Demokratik Anayasa İçin’ sempozyumu düzenlendi.

Denizli Demokrasi Platformu, TMMOB Denizli İl Kordinasyon Kurulu, Anayasa Hukuku Araştırmaları Derneği, Önce Demokrasi Platformu işbirliğinde ‘2019'a Doğru Demokratik Anayasa İçin’ sempozyumu düzenlendi.  Denizli Baro Binası’nda düzenlenen sempozyumda, ANAYASA-DER Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kabaoğlu, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selin Esen, Önce Demokrasi Platformu İletişim Sorumlusu Sevil Becan konuşmacı olarak yer aldı. Denizli Baro Başkanı Müjdat İlhan veCHP Denizli İl Başkanı Teoman Sancar da sempozyuma katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Baro Başkanı Müjdat İlhan, Türkiye'de yaşanan olumsuzluklar değerlendirildiğinde sivil bir anayasanın oldukça önemli bir ihtiyaç olduğunu belirtti. Açılış konuşmasının ardından sempozyuma geçildi. İlk olarak Demokrasi Platformu İletişim Sorumlusu Sevil Becan, geçmişten bu güne anayasa değişikliğiyle ilgili yaptıkları çalışmaları anlattı. Ardından sırasıyla diğer konuşmacılar bilgiler aktardı.

“KARA DELİKLER OLUŞABİLİYOR”
Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim üyesi Prof. Dr. Selin Esen, olağanüstü yönetim usullerinin hukuk düzeninde tanımlanmasının son derece önemli olduğunu ifade ederek, "Olağanüstü yönetim usulleri devlete, ulusa, anayasal düzene, karşı olağan hukuk araçlarıyla müdahale etmenin mümkün olmadığı durumlarda aldığı istisnai tedbirlerdir. Sıkıyönetim keyfi değil, geçici olmak zorundadır. Olağanüstü hal,  bir tehdidi bertaraf etmek için yapılır. Eskiye dönmek amaçlanır ve geçicilik söz konusudur. Olağanüstü yönetim dönemlerinde hukuk devletlerinde aşınma oluyor. Kara delikler oluşuyor. Hukuk devleti unsurları göz ardı edilebiliyor” dedi.

“ANAYASADA DIŞI UYGULAMALARA YÖNELİNDİ”
ANAYASA-DER Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kabaoğlu ise demokratik anayasa için yapılması gerekenler konulu konuşmasını yaptı. 2019’a giden yolda siyasal ve sosyal açıdan yoğun bir süreç yaşanacağını belirten Prof. Dr. Kabaoğlu; “15 Temmuz’da bozulan kamu düzeni ve anayasal düzen yeniden tesis edilsin diye OHAL getirildi. Peki anayasal düzen sağlandı mı? Yoksa var olan düzenden de mi olduk. Biz 1982 yasasını, OHAL yasalarına ilişkin yasaları çok eleştirdik. Hatta ona ‘istisna anayasa’ bile dedik. Gelin görün ki bir yıldır tanık olduklarımız,  anayasamızla uzaktan yakından ilgisi olmayan anayasa ötesi uygulamalar. Anayasada dışı uygulamalara yönelindi. Yeniden anayasa düzeni tesis etme adına bir tür anayasal düzenin kaldırılması sorunsalıyla karşı karşıya geldik” ifadelerini kullandı.  

“KALICI TEK KİŞİ OHAL DÖNEMİ”
Fiili OHAL’in, 2015’ten itibaren Güneydoğu Bölgesi’nde, İç Güvenlik Yasası’yla Türkiye’de yürürlüğe konulduğunu belirten Prof.Dr. Kabaoğlu, “20 Temmuz 2016 da darbe girişimine karşı OHAL yürürlüğe konuldu. Hukuk dışı bir uygulamayla karşı karşıya geldik. Biz demokrasi platformları olarak, demokratik anayasa arayışını gündeme getiremezsek,  16 Nisan anayasası, ben ona ‘15 Temmuz Anayasası’ diyorum. O yürürlüğe girerse o zaman onun adı; ‘kalıcı tek kişi olağanüstü hal dönemine geçiş’ olacak ki, işte o bakımdan ben düzenlediğimiz bu toplantıları çok önemsiyorum. Aranızda 16 Nisan’da ‘Hayır’ diyenler de var, ‘Evet’ diyenler de var. Belki de geçersiz oy atanlar da var. Onlar açısından bir değer yargısı koymak bizim görevimiz değil. Bizim görevimiz doğru bilgi nedir onu vermek. Ben ve arkadaşlarım bunun için çaba gösteriyoruz. Bizim görevimiz doğru bilgiyi vermek. 6771 sayılı kanun eğer bütünüyle yürürlüğe girerse, o zaman kalıcı tek kişi OHAL rejimini getirecek diyoruz” diye konuştu. 


Yorumları göster (0)

Güncel kategorisinde en çok okunanlar

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ