ALMANYA DENİZLİLİ YAZAR KEMAL YALÇI’NI KONUŞTU

Almanya Duisburg- Essen Üniversitesi’nde, 12 Eylül darbesinden sonra Almanya’da yaşamaya başlayan ‘Emanet Çeyiz’ kitabının yazarı Denizlili Kemal Yalçın adına sempozyum düzenlendi. Sempozyuma konuşmacı olarak; Denizlili Mimar Süleyman Boz ve İşadamı Nihat Kömürcüoğlu konuşmacı olarak katıldı.

Almanya Duisburg- Essen Üniversitesi’nde, ‘Emanet Çeyiz’ kitabının yazarı Denizlili Kemal Yalçın adına ‘Anadolu’nun Evlatları’ başlıklı ‘Uluslararası Kemal Yalçın Sempozyumu’ düzenlendi.Sempozyuma konuşmacı olarak; Prof. Dr. Kader Konuk, Prof. Dr. Dr. h. c. Onur Güntürkün, Sevengül Sönmez, Nesrin Tanç, OhannnesGaravaryan, Mimar Süleyman Boz, Albert Sevinç, HermanHintiryan, İşadamı Nihat Kömürcüoğlu, MelkeGabriel ve Agop Yıldız katıldı.“Haymatlos Dünya Bizim Vatanımız”, “Yaşama Gücü”, “Seninle Güler Yüreğim”, “Emanet Çeyiz Mübadele İnsanları”, “Barış Sıcağı”, “Hayatta Kalanlar”, “Uçurtmam Bulutlara Takıldı”, “Sürgün Gülleri”, “Bilim Tutkusu”, “Minarede Bir Kuş Var”, “Hayalimdeki Okul”, “Ak Sakallı Dede”, “Dedem Almanya'ya Geldiğinde”, “Yavrusunu Arayan Kuş” ve “Emanet Çeyiz” kitaplarının yazarı Kemal Yalçın, adına düzenlenen “Uluslararası Kemal Yalçın Sempozyumu’nda duygu yüklü bir konuşma yaptı.Sempozyumda konuşan ve hayatının en mutlu ve onurlu anını yaşadığını dile getiren Yalçın; “Bu akşam bana büyük bir ödül ve şeref verdiniz. Hepinize çok teşekkür ediyorum. Anadolu’nun ve Almanya’nın sevgili evlatları; hepinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. Bu sempozyumu düzenleyen Sayın Profesör Kader Konuk’a,  Sevengül Sönmez’e ve Davut Yeşilmen’e saygı ve şükranlarımı sunuyorum” dedi.


“15 YIL TÜRKİYE’YE GİDEMEDİM, HAYMATLOS OLARAK YAŞADIM”
Denizli’nin Honaz İlçesi’nde doğduğunu belirten Denizlili Yazar Yalçın; “Beni var eden toprak; Honaz toprağıdır. Dünya benim vatanımdır. Almanya benim vatanım, Türkiye ise anavatanımdır. İlkokuldan sonra sınavı kazanarak Isparta Gönen Öğretmen Okulu’na gittim. Daha sonra İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’nu ve İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümü’nü bitirdim. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının verdiği vergilerle tam 10 yıl parasız yatılı okudum. Bana bu imkânı vermiş olan vatandaşlarıma ve bunu sağlayan Türkiye’ye çok teşekkür ediyorum. Yazdığım yazılar nedeniyle 12 Eylül 1980 askeri darbesinden sonra polis ve askerler tarafından aranmaya başlandım. Hakkımda ‘vur’ emri verilmişti. Türkiye’de can güvenliğim kalmamıştı. Sevgili ülkemi terk etmek zorunda kaldım. Almanya’ya sığındım. Almanya bana yaşama imkânı verdi. Federal Almanya Cumhuriyeti vatandaşlarının vergilerinden verilen sosyal yardım ile 5 yıl kadar yaşadım. 15 yıl Türkiye’ye gidemedim, haymatlos olarak yaşadım. Almanya bana yaşama ve yazma imkânı verdi. Bütün kitaplarımı Almanya’da yazdım. Almanya’ya çok teşekkür ederim. Bu dünya; gelimli-gidimli dünya.Ölüme çareyok. Bir gün ben de öleceğim. Yaşım ilerledikçe yazarlık hayatımın kültürel mirasını ne yapacağımı düşünmeye başlamıştım. Yüzlerce kaset ses kaydı, binlerce fotoğraf, binlerce sayfa yazı, belge evimi doldurmuştu. Ölürsem bunlar ne olacaktı? Kim sahip çıkacak, kim koruyacaktı? Bu sorulara cevap aradığım bir zamanda Sevgili Kader Konuk’tan bir mektup geldi. Benim yazarlık hayatımın tüm kültürel mirasını koruma altına almak, arşiv kurmak istediklerini bildiriyorlardı. İsteklerini memnuniyetle kabul ettim. Tüm kültürel mirasımı Kemal Yalçın Arşivi’ne bağışladım. Benden sonra kitaplarımın sağlam ellerde kalacağını ve yaşayacağını biliyorum. Artık rahatladım, huzura kavuştum” diye konuştu.

“OKUYUCUSU OLMAYAN YAZAR, YAZAR OLAMAZ”
Bir yazarın ancak okuyucularıyla var olabildiğinin altını çizen Denizlili Yazar Yalçın, “Okuyucusu olmayan yazar, yazar olamaz. Yazarlık hayatımda bana her zaman destek oldunuz. Eleştirilerinizle, önerilerinizle, düşüncelerinizle bana güç verdiniz. Bazen bana ‘Yeni kitap yok mu? Ne yazıyorsun?’diye soruyorsunuz. Bazen bana yeni konular öneriyorsunuz. Beni durmandan yazmaya teşvik ediyorsunuz. Bazen de bu akşam olduğu gibi salona sığmıyorsunuz. Böyle bir sempozyum her yazara nasip olmaz. Yazarlık hayatımın 40. yılı kutlaması vesilesiyle film yapımcısı değerli dostum; Süleyman Özdemir ile sevgili meslektaşım Cahide Özer gönüllü olarak, hiçbir maddi çıkar düşünmeden,‘Kalemi ve Yüreği: Kemal Yalçın’ adlı hayatımın belgesel filmini yaptılar. Süleyman Özdemir ve Cahide Özer’e çok teşekkür ediyorum. Ben Ermenileri MelineDemirciyan- Pohlman sayesinden tanıdım. Seninle Güler Yüreğim’de esas olarak Meline’nin hayatını romanlaştırdım. Meline kitaplarımı yayınlanmadan önce okuyan eleştiren değerli dostlarımdan biridir. Kendisine saygı, sevgi ve şükranlarımı sunuyorum” şeklinde ifade etti.

“EMANET ÇEYİZ’İ ANNEMİN İSTEĞİ ÜZERİNE YAZDIM”
Dedesi Gacaroğlu Mehmet Kemal’le olan anılarını anlatan Yazar Yalçın, “Benim dedem Gacaroğlu Mehmet Kemal hocaydı, ama imamlık yapmazdı. Kış aylarında evimizin bir odasında Kur’an Kursu açardı. Ben de dedemin yanına otururdum. Konuşmayla birlikte Kur’an’ı ezberlemeye başladım. 7-8 yaşlarında dedemle birlikte Cami’ye gitmeye, 11-12 yaşında minarelerde ezan okumaya başladım. Öğretmen okulunda din dersi öğretmenimiz Sayın Aziz Üstün bizlere namaz surelerinin Türkçeleri ezberletti ve açıklattı. Bu derslerde dünyam değişti. Seferberlik türkülerini ve yurtseverliği dedemden öğrendim. Dedemin, annemin, babamın komşuları Rum imiş. Rum komşularımızın başına gelenleri dedemden, annemden ve babamdan dinledim. Dedem Rum komşusu Minoğlu’nun kızlarının emanet çeyizlerini ölünceye kadar korumuştur. Annemin ve babamın istekleri üzerine 1994 yılında emanet çeyizlerin sahiplerini arayıp bulmak için Yunanistan’a gittim. Aradım buldum, 76 yıl sonra emanet çeyizleri sahiplerine geri verdim. ‘Emanet Çeyiz’ romanımı annemin isteği üzerine yazdım. Anadolu’daki yaşlı Ermenileri annemin isteği ve izniyle aradım ve yazdım. Bana Rumlara ve Ermenilere karşı saygı ve sevgiyi dedem Kemal Yalçın, annem Ümmühan Yalçın ve babam Ramazan Yalçın öğrettiler. Benim yazarlık dünyamın temelleri dedem, annem ve babam tarafından atılmıştır. Onları saygı ve şükranla anıyorum. Ruhları şad olsun” dedi.

“BU DÜNYA SİZLERLE BİRLİKTE GÜZEL VE ANLAMLI”
Yalçın, konuşmasının sonunda, “Türkiye’nin ve Almanya’nın güzel insanları. Bu akşam beni çok mutlu ettiniz, kalemime şevk, yüreğime güç verdiniz. Bugüne kadar yazdığım 30 kitap, yazacaklarımın önsözüdür. Nazım Hikmet’in dediği gibi;‘henüz en güzel kitabımı, en güzel romanımı, en güzel şiirimi yazamadım. En güzel sözleri söyleyemedim.’ Hâlâ en güzeli aramaya devam ediyorum. Dilerim ömrüm kafamdaki romanları yazmaya yeter. Bu akşam sizlerle birlikte dünyam daha da zenginleşti ve güzelleşti. Kitaplarımı ve yüreğimi dünyada barış kültürünün gelişmesi için sizlere sunuyorum. Bu dünya sizlerle birlikte güzel ve anlamlı” şeklinde konuştu.

 

MUHAMMET KARAÇAY


Yorumları göster (0)

Özel Haber kategorisinde en çok okunanlar

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ