“BÖBREK TAŞLARI EN ÇOK GENÇ VE ERİŞKİN ERKEKLERDE GÖRÜLÜR”

DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ‘Haberin Merkezi’ programına konuk olan Özel Sağlık Hastanesi Üroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Cihan Toktaş, programda böbrek taşı tanı ve tedavileri hakkında açıklamalarda bulundu.

Özel Sağlık Hastanesi Üroloji Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Cihan Toktaş, DRT Denizli ekranlarında yayınlanan ve Tolga Alp Düzgören tarafından hazırlanıp sunulan ‘Haberin Merkezi’ programına konuk oldu. Yrd. Doç. Dr. Toktaş programda böbrek taşı tanı ve tedavilerini dair değerlendirdi.

“DENİZLİ BÖBREK TAŞLARININ SIK GÖRÜLDÜĞÜ BİR ŞEHİR”

Türkiye’nin dünya genelinde böbrek taşının sık görüldüğü bir ülke olduğunu söyleyen Yrd. Doç. Dr. Toktaş; “Denizli’de Türkiye ortalamasına göre daha sık böbrek taşı rahatsızlığına rastlanan bir şehir. Böbrek taşları; vücudumuzdan idrar yoluyla atılan bazı proteinlerin etrafında birikmiş minerallerdir. Bu taşı oluşturan kimyasal minerallerin,  idrarın içinde belli bir miktarın üzerine çıkınca, çözünemez hale gelince, bu taşların oluşumunu engelleyen bazı kimyasal maddelerin azlığı neticesinde idrarla çözülemeyip atılamaması, dolayısıyla protein yapılarının etrafında birikerek giderek büyümesi, tedavi edilemezse de ilerleyen süreçte daha ciddi böbrek rahatsızlıklarına dönüşmesidir. Bu mineral ve proteinler hepimizde var. Taşın kimyasal yapısını oluşturan minerallerin belli bir miktardan fazla alınması, kişinin sıvı alımının azlığı da eklenince taş oluşumu başlar. İdrarın kimyasal yapısı devam ettiği sürece bu taş giderek büyür” diye konuştu.

“BOL BOL SIVI TÜKETİLMELİ”

Yrd. Doç. Dr. Toktaş, böbrek taşı oluşumunu engelleyecek önerilerde bulundu; “Böbrek taşı oluşumu için alınabilecek en etkili önlem sıvı alımıdır. Sıvı tüketimi taş oluşumundan önce kimyasalların atılımını sağlar. İdrar yoluyla kendiliğinden atılabilecek özellikle 4 milimetrenin altındaki taşların da vücuttan uzaklaştırılabilmesini sağlıyor. Böbrek taşı eşittir sıvı alımı diyebiliriz” dedi.

“ÜLKEMİZDE BÖBREK TAŞI DAHA ÇOK GENÇLERDE GÖRÜLÜYOR”

Böbrek taşlarının görülme verilerine dair açıklama yapan Yrd. Doç. Dr. Toktaş, şunları aktardı: “Ülkemizde böbrek taşı genellikle genç ve erişkin yaşlarda görülmektedir. Daha çok erkek popülasyonunu etkilemektedir. Bu 1 aylık bir bebekten 80-90 yaşındaki bir bireye kadar geniş yelpazeye sahip yaş aralığında görülebilir. En çok genç-erişkin erkekleri etkileyen bir rahatsızlık.”

BÖBREK TAŞLARI TEDAVİ EDİLMEZSE NE OLUR?

“Böbrek taşları tedavi edilmezse en büyük etkisi içinde oluştuğu organ olan böbreğe olacaktır” diyen Yrd. Doç. Dr. Toktaş, sözlerinin devamında; “Böbreğe bir süre ağrı yapıp, ağrı kesicilerle ağrıyı geçirdikten sonra, ağrının geçtiğini düşünüp hekime başvurmayıp, tedavi yolunu seçmeyenler yıllar sonra böbreğinin çürümüş olduğunun anlaşılmasıyla karşı karşıya kalabiliyor. Bu durum böbreğin alınması, böbrekte ciddi iltihapların oluşması ve oluşan bu iltihabın vücuda yayılması nedeniyle ölümle sonuçlanabilen rahatsızlıkların ortaya çıkması gibi sonuçlar doğurabilir. Böbreklerin tek görevi idrar oluşturmak değildir. Tansiyon oluşumundan, vücuttaki kan üretimine kadar çeşitli fonksiyonları var. Böbrekler bu fonksiyonlarını kaybettiklerinde tansiyon, kansızlık gibi ekstra problemlere de yol açabilir” ifadelerine yer verdi.

TEDAVİ YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Böbrek taşlarının tedavisinin taşın boyutuna ve yerine göre şekillendiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Toktaş; “Böbrek taşları böbrekte belli bir boyuta kadar ameliyatsız taş kırma dediğimiz bir yöntem var o yöntemle çözülebilir. Burada şok dalgaları taş üzerine odaklanarak taşın vücut dışından kırılabilmesi sağlanmaktadır. Böbrek taşı tedavisinde kullanılan hasta en az zarar veren tedavi yöntemidir. 1,5 ile 2 santimetre boyutundaki taşlarda, ilk planda denenmesi önerilen bir metottur. Boyut olarak daha büyük olan taşlarda ise farklı yöntemler kullanılmaktadır. En fazla 4-5 milimetre olan taşlarda ise kendiliğinden düşmesi beklenir. Bol sıvı ve hareket önerilen, ilaç tedavisi uygulanan hastalar takip edilir. İdrar kanalına düşmüş ya da böbrekte yerleşik taşlarımız olabiliyor. Böbrekte yerleşik 1,5-2 santimetrelik taşlara kalem boyutundaki bir cihazla sırttan girilerek böbrek içerisindeki taşların kırılıp, dışarıya alındığı bir operasyon uyguluyoruz. İdrar kanalına düşmüş taşlarımız için de ‘Üreteroskopi’ dediğimiz tedavi yöntemini uyguluyoruz. Kişide herhangi bir kesi yapmadan, idrar yollarından girerek taşa ulaşıp, kırıp, aldığımız bir yöntem. Son olarak da günümüzde artık çok da uygulanmayan ve ‘Perkütan ve Üreteroskopik Cerrahiler’in daha da popülerleşmesiyle yeri azalan açık cerrahilerdir. Bu yöntem diğer cerrahilerde olduğu gibi böbrek taşı tedavisinde de çok çok az kullanılmaktadır” dedi.   


Yorumları göster (0)

Sağlık kategorisinde en çok okunanlar

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ