“CHP AİLE PARTİSİ OLMAKTAN ÇIKARTILMALIDIR”

Denizli Büyükşehir Belediye Meclisi’nde eski partilileri ile son dönemde hararetli tartışmaların içine giren, özellikle apart ve Üçgen Çarşısı konularındaki çıkışları ile dikkat çeken bağımsız meclis üyesi Bekir Çapar, “denizlihaber.com’a” açıklamalarda bulundu.

Denizli Büyükşehir Belediye meclis oturumlarında tartışmaların daima odağında yer alan Bekilli bağımsız meclis üyesi Bekir Çapar içini “denizlihaber.com’a” döktü. Bir süre önce hakkında yürütülen bir disiplin soruşturması kapsamında Cumhuriyet Halk Partisi’nden geçici ihraç edilen Çapar ilk olarak ihracına neden konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

HANİ ŞEFFAF OLACAKTIK?

Doğru olduğuna inanmadığı hiçbir kararın altına imza atmadığını ve teklifte bulunmadığını söyleyen Çapar, “Bekilli’de uyumsuzluğum öne sürülerek partiden ihracım istendi. Uyumsuz olarak nitelendirdikleri konu da meclise sunduğum bir önergeydi. Her fırsatta şeffaf olacağının taahhüdünü veren bir partinin mensubu olarak Bekilli Belediye Meclisi görüşmelerinin kayıt altına alınmasını talep ettiğim bir önerge verdim. Bu önergem Başkan Mustafa Başkafa tarafından reddedildi. Bana gönderilen resmi yazıda kayıt yapılabilmesi için gerekli teknik donanımın olmadığı kaydedildi. Bunlar basit konular. Ekipman yoksa satın alınabilir. Hani şeffaf olacaktık. Meclis görüşmelerinin kayıt altına alınmasında ne gibi bir sakınca olabilir ki.. İhracıma neden olan süreç de böyle başladı” dedi.

APART KONUSUNDA RAHATSIZ, DENİZLİ’YE ‘APARTİZM’ YAKIŞTIRMASI

Büyükşehir belediye meclisinde son olarak apartlara ilişkin konunun görüşüldüğü sırada ciddi bir fikir ayrılığı yaşayan Bağımsız Meclis Üyesi Bekir Çapar, “Cumhuriyet Halk Partililer, partinin özüne, kuruluş felsefesine uygun siyaset yapmayı akıllarından uzak tutmamalıdırlar. Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk’ün dayandığı en önemli değer ailedir, çağdaşlıktır. Osmanlı’nın 200 yıllık çöküşünün durmasına, yavaşlamasına neden olan tek şey Türk aile yapısıdır. Devlet Baba geleneğinin sürüyor olmasıdır, ataerkilliktir. Apart konusu bu yönüyle ele alınmak zorundadır” dedi. Çapar Denizli’deki apart yoğunluğunun geldiği son noktayı ise ‘apartizm’ benzetmesi ile tarif etti.

20 METREKAREYE İSKAN İSTEMEK, CHP AÇISINDAN UTANÇ VERİCİDİR

Meclis görüşmelerinde CHP meclis grubunun 20 metrekare bağımsız bölümler için iskan talebinin olduğunu söyleyen Çapar, “Bu CHP adına utanç vericidir. CHP’ye gönül vermiş bir kişi olarak benim çıkıp bunu kabul etmem mümkün değildir. 20 metrekarelik ev demek apartizm demektir. Sosyal çöküş demektir. Ailenin yıkılması demektir. Ailenin çöküşü demek; bizim kültürümüzde olmayan liberalizm ve kapitalizmin nirengi noktası olan bireyselliğin öne çıkarılmasıdır. Bu da kamusal ve toplumsal faydayı ortadan kaldıran, gelecek kurgulamayı yok eden bir davranış biçimidir. Oya halkçılık Cumhuriyet Halk Partisi’nin en önemli değeridir ” diye konuştu.

APART KONUSUNDA AHLAK VURGUSU

Toplumsal zenginliğin güçlü aile bağları ile mümkün olacağına değinen bağımsız meclis üyesi Bekir Çapar, apart konusunda ahlak vurgusu yapmayı da ihmal etmedi. Zenginliğin para pul ile ölçülemeyeceğini kaydeden Çapar; “Zenginlik para ve mülk demek değildir. Mustafa Kemal Atatürk , atletin iyi koşanını sevmiyor ki… ‘Sporcunun zeki çevik ve ahlaklısını severim’ diyor… Yani futbolcunun iyi top oynayanını, jimnastikçinin iyi parende atanını, yüzücünün en hızlısını demiyor. Halkın ahlakını korumak, toplumun eserlerini, kamunun menfaatini korumak halkçılığın bir gereğidir. Bu 20 metrekarelik apartla nasıl olacak? Kınıklı, İstiklal ve Mehmetçik Mahalleleri apartizm olmuş. İmar kanununda apart diye bir yapı yok. Bu vergisiz vahşi otelcilik demektir. Ben buna karşı  çıkıyorum. Bu yeni bir şey değil. 2010 yılından beri karşı çıkıyorum” diye konuştu.

“DOĞRU GÖRDÜĞÜM İÇİN AKP GRUBUYLA AYNI GÖRÜŞTEYİM”

Mecliste Ak Parti grubu ile birlikte hareket ettiği yönündeki iddialara da yanıt veren Çapar, “CHP meclis grubu 20 metrekarelik iskanlara ruhsat verilsin yönünde oy kullandı. Ben de AKP grubu gibi 67 metrekare bürüt alan altında inşaatlara ruhsat verilmesin dedim. Doğrusu da bu. Türk aile yapısı anne baba ve çocukları kapsar. Bu da bir oda bir salon mutfakbanyo-tuvalet demektir. Apart sistemi aile yapısına uygun değildir” diye konuştu. Çapar, “Aynı meclis grubu Pamukkale Belediye Meclisi’nde 60 metrekarenin altında net kullanım alanı olan yerlere ‘evet’ oyu veriyor. Bu ne lahana ne perhiz?” diye sordu.

MUHALEFET İSTEMEZÜK DEMEK DEĞİLDİR

CHP Meclis grubu ile bir kan uyuşmazlığının asla söz konusu olamayacağını da kaydeden Çapar, partinin muhalefet anlayışı üzerine sorumuza; “Muhalefet demek, istemezükçülük demek değildir. Muhalefet yapıcılıktır, yol göstericiliktir. Muhalefet yol gösteren, alternatif sunandır. CHP Meclis grubu ile benim kan uyuşmazlığım asla olamaz. Onlar benden ayrışabilir. Onlar CHP’den ayrışmışlardır. Ben CHP’nin ülküsüne, değerlerine, milliyetçiliğine, halkçılığına, devrimciliğine, cumhuriyetçiliğine bağlı bir insanım. Onlar bu değerlerden uzaklaşmış olabilir. Bun oları da suçlamıyor bir ithamda bulunmuyorum. Sırf ‘hayır’ demek için ‘hayır’ diyorlar.

BEN HAKSIZLIĞA UYMAM

Bekilli’de yaşadığı uyumsuzluğa ilişkin ise “Beni niye yargılamışlar? Uyumsuzluk… Bek haksızlığa, uğursuzluğa uyarım demedim ki? Taşerona karşı olan bir parti, taşeron çalıştıran müteahhide işçi başına 700 lira kar veriyorsa ve bu işçi de 1600 lira net maaş alıyorsa buna sessiz kalamam. Bekilli’deki bu duruma sessiz kalıyorsam o zaman Cumhuriyet Halk Partililiğime ihanet etmiş olurum. CHP taşerona karşı parti değil mi? Bekilli Belediyesi faaliyet raporuna bakın. Her şey orada. 700 lira kar payı veriyorlar. Bu kabul edilemez” dedi.

TAŞERON MÜTEAHHİTLERİ CİRİT ATIYOR

Çapar sözlerini şöyle sürdürdü: “CHP’yi, taşeron müteahhitlerinin cirit attığı belediyelere dönüştürenlerin CHP’de işi yok. Bizim genel başkanımız ve partinin seçim beyannamesi taşeron işçiliğe ‘hayır’ diyor. Eğer CHP’yi taşerona evet diyen yöneticiler yönetecekse biz o yöneticileri de devirmesini biliriz. CHP taşerona kar verme partisi değil. Devleti kuran, Osmanlı’nın 200 yılık çöküşünü durduran, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran, 6 bin yıllık yüce Türk Milleti’nin tarihten silinmesine engel olan düşüncenin adıdır

CHP; CHP’YE OY VERENLER DÜŞÜNÜYOR

“Ekmeleddin İhsanoğlu gibi şahsiyetleri, CHP’nin kurucu ana kadrolarına, yönetim kadrolarına ekleyen bir yönetimin iktidar olması mümkün değildir. Aslı varken suretine kimse bakmaz. Zira Ekmeleddin İhsanoğlu, Osmanlı’nın son şeyhülislamının yeğeni, babası da şeyhülislam yardımcısıdır. Mustafa Kemal’in boynuna idam ipliğini geçiren ve 21 Kuvayi Milliyeci hakkında idam kararı veren bu şeyhülislamın yeğenini devletin başına önermek, bunu da tıpış tıpış oy verin diyecek şekilde talimat vererek önermek elbette CHP’ye oy verenleri düşündürüyor

“BAŞKA BİR PARTİDE SİYASET YAPMAM”

Cumhuriyet Halk Partisi dışında bir partide siyaset yapmayacağının da altını çizen Çapar bu yöndeki sorumuza, “Ben göçmen kuş değilim. Başka partide asla siyaset yapmam. Kır çiçekleri kırda yaşar. Ben kır çiçeğiyim, CHP’de yaşarım. Partime geri dönüşüm olsun ya da olmasın yüreğimdeki kazılı, yazılı altı oku benim gönlümden kim silecek? Böyle bir yetkiyi kim alabilir, kim verebilir…” dedi. Çapar sorumuz üzerine CHP Denizli örgütündeki kadroların yetersiz olduğunu da kaydetti.

OSMAN ZOLAN DOSTUMDUR…

Son dönemde Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan ile arasının iyi olduğu yönündeki eleştirileri de değerlendiren Çapan, “Osman Zolan benim meslektaşımdır, dostumdur. Siyaset nezaketle bezenmeli, zarafetle taçlanmalıdır. Çağın en güzel değeri uzlaşmadır. Yerelde; doğrularda buluşuyorsak uzlaşmada hiçbir sakınca yoktur. Cumhuriyet Halk Partililiğime, devrimciliğime, Atatürkçülüğüme kendi adıma asla halel getirmem. Getirenler kendileri düşünsün…” dedi.

ZOLAN’A BEN DAVA AÇTIM

Tüm bu yakıştırmalara karşı Osman Zolan’a karşı kendisinin dava açtığını kaydeden Çapar, “CHP meclis grubunun açtığı bir dava yok ki… Çivril belediye hizmet binası yapılacağı yeşil alanın ortadan kaldırılması, bölünmesi, tarihi kültürel sit dokunun yok edilmesini engellemek için davayı açan benim. Teoman Sancar açmadı” diye konuştu.

CHP AİLE PARTİSİ OLMAKTAN ÇIKARILMALIDIR

Denizli örgütüne ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bekir Çapar, “CHP Denizli örgütü aile partisi olmaktan çıkarılmalıdır. İki ilçe başkanının eşi kurultay delegesi olmamalıdır. Veya ilçe başkanlarının eşi kurultay delegesi olmamalıdır. CHP’ye gönül vermiş, çok saygıdeğer emek ve yürek vermiş kadınlarımız, kızlarımız vardır. Milletvekilinin damadının ne işi var disiplin kurulu genel sekreterliğinde? Denizli’de kim biliyor? Antalya’dan gelen bir damat. Kazım Arslan’ın yeğenleri partinin yönetimlerinde görevli değil mi? Belki de eskiden beri görevli olabilirler ama CHP aile partisi olmamalı. CHP halkın partisidir. CHP’de kadrolar nasıl kurulur biliyor musunuz? Yüzü kıllı, sakallı sanılan kişiler cinsiyet kotasından yönetim kadrolarına girmediği zaman… Mehmet Bekaroğlu’ndan bahsediyorum. Cinsiyet kotasından girdiğine göre… Böyle bir şey olmaz. CHP’de kota getirilecekse tecrübe kotası getirilmelidir. 50-60 yaş arası yüzde 20, 60 yaş üstü yüzde 10 ve 50 yaş altı ise yüzde 70 olmalıdır. Hem yönetim hem de aday kadroları bu şekilde dizayn edilmelidir. Benim tüm partilere önerim budur” dedi.

 

 


Yorumları göster (0)

Siyaset kategorisinde en çok okunanlar

FOTO GALERİ

VİDEO GALERİ