2557 kez okundu.

YILLARA MEYDAN OKUYAN PEHLİVAN KARA HASAN

Denizlili eski güreşçilerinden Hasan Şahin, güreştiği yılları DRT Denizli ekibine anlattı. Şahin, güreşe başladığı yıllardan, Dünya ikinciliğine, Kırkpınar şampiyonluğundan, yetiştirdiği güreşçilere kadar pek çok konuda açıklamalarda bulundu.


Ali Rıza Yılmaz-Ferdi Oluk

Denizli, geçmiş yıllarda yetiştirdiği başarılı güreşçilerle adını sıkça söz ettiren bir şehirken artık güreşte başarı tarihin tozlu sayfalarında kaldı. Denizli’de güreş tarihi kadar eski olan Kara Hasan lakaplı Hasan Şahin, güreştiği yılları DRT Denizli’ye anlattı. Şahin, güreşe başladığı yıllardan, dünya şampiyonalarına, Kırpınar’dan, Hüseyin Çokal’ı yetiştirdiği dönemlere kadar pek çok konuya değindi.


‘GÜREŞE 19 YAŞINDA BAŞLADIM’

Güreşe 19 yaşında başladığını söyleyen Hasan Şahin, abisi ve amcasının ısrarı üzerine güreşe başladığını söyledi. Hasan Şahin “Güreşe 1954’te abimle amcam beni güreşe götürdüler, abim benden bir yıl önce başlamıştı. Onlar sayesinde başladım. İlk olarak Antalya Kumluca’ya götürdüler, ilk güreşimde yenildim.  İkinci hafta yine Kumluca’ya gittik. Orada bir iki kişiyi devirdikten sonra Elmalı’ya gittim. Orada da birkaç güreş kazandım. Beni orada davullarla zurnalarla hamama götürdüler. Bende daha gencim ilk defa böyle yarışmalara katıldığım için çekiniyorum. Yıkadılar beni tekrar güreş yerine getirdiler. Elmalı’da, Kırkpınar’dan daha eski 10 yıl önce başlayan bir yer. İzzet Yağcı vardı Balıkesirli, onunla 6 saat güreştik yendim onu o güreş sonunda. Orda başpehlivan oldum.  30 sene güreştim. 19 yaşında başladım güreşe, bir defa yenildim sonra bütün dallarda birinci oldum” dedi.


‘İKİ DEFA DÜNYA İKİNCİ OLDUM’

Askere gittikten sonra, minder güreşine başladığını söyleyen Şahin, İstanbul ve İran’da düzenlenen Dünya Şampiyonlarında iki defa ikinci olduğunu belirtti. Şahin “Asker olunca, Sivas’a geldik Sivas’tan İstanbul’da Dünya Şampiyonası varmış beni oraya gönderdiler. Orada Dünya ikincisi oldum.  Bir yıl sonra İran’a gittim orada da Dünya ikincisi oldum. Ankara’ya indik uçaktan iner inmez Hasan Şahin kim dediler. Benim dedim. Oltu’dan seni istiyorlar dedi. Bende Oltu’da güreş olalı 10 gün oldu sizin bir yanlışlığınız var dedim. Hüseyin Gürsoy vardı. Orada birinci gelmiş, herkes Hasan yener, Hüseyin yener diye bahse tutuşmuş. Götürdüler beni Hüseyin Gürsoy’u da yendim. Beni askerler omuzlarına aldı eşyalarım hepsi kaldı birer birer arkamdan getirmişler orada galip gelince 10 cumhuriyet altını aldım. Onları bozdurup Burdur’a gittim orada da güreşip orada da birinci geldim” diye konuştu.


‘KIRKPINAR’DA BİR KERE ŞAMPİYON OLDUM’

Kırkpınar’da bir kere altın kemer kazandığını söyleyen Hasan Şahin, Hüseyin Çokal ile 3 defa şampiyon olduklarını belirtti. Hasan Şahin “Minder güreşinden sonra yağlı güreş yaptım. Adana’da Türkiye Karakucak Şampiyonası var, 30 kişi varız, Adem Ayık’la ben herkesi yenerek finale kadar yükseldik. Ancak yarı final maçında Kahramanmaraşlı bir güreşçi çok zorladı. Adem Ayık maç bittiğinde hastaneye gitti. Orada birinci oldum. Kırkpınar’a bir yıl katıldım ben orada da altın kemeri kazandım sonra bir daha katılmadım Hüseyin Çokal’ı hazırladım. O 3 yıl üst üste aldı o kemeri ve kemerin sahibi oldu. Hatta kemeri aldığında ben bununla yatamam dedi. Ben aldım kemeri kemerle yattım. Denizli’ye geldik. Ben bıraktım. Ben bırakınca Hüseyin Çokal’da bıraktı, ben bırakma dedim. Hocam sen başlarsan bende başlarım dedi. Bende artık 50 yaşına gelmiştim. Ben başlamayınca tekrar, oda bıraktı. Eğer devam etseydi, daha altın kemer kazanırdı” dedi.


‘ÇOKAL’I BAŞPEHİVAN YAPARIM DEDİM’

Hüseyin Çokal’ı nasıl keşfettiğini de anlatan Hasan Şahin, Denizli’de güreşin devam etmemesini de eski ustaların çırak yetiştirmemesinden kaynaklandığını söyledi. Hasan Şahin “Beyağaç’a gitmiştim. Bir amca geldi. 6 tane çocuk getirdi, bunlardan bizim köyün orda 50 tane var dedim. 5-6 tane daha getirdi olmaz dedim. Sen burada mısın dedi buradayım dedim. Sana birisini daha getireceğim dedi belediye otobüsüne bindi gitti. O zamanda bir tane belediye otobüsü var. Hüseyin Çokal’ı getirdi. Ellerine ayaklarına baktım. Bu başpehlivan olur dedim. Sonra hazırladık Hüseyin’i Tavas’ta güreşe götürdük herkesi yendi. Kumaşı sağlamdı. Çok erken bıraktı. Bırakmasaydı en azından kendisi gibi çıraklar yetiştirseydi. Kırkpınar’da kemer kazanmaya devam ederdik” dedi.


Yorumları göster (0)