DAHA TEHLİKE GEÇMEDİ

Modern dönemlerin Amerikan Alman savaşına ve bunun Türkiye yansımalarına devam edelim. Her savaş gibi bu savaşında bir ekonomik ayağı var. Bunun en somut örneği Amerika’nın Wolksvagen firmasının üzerine gitmesidir. Gelelim bu savaşın bizi ilgilendiren tarafına ya da bizdeki yansımalarına. Şimdi size somut bir olgu anlatacağım

Türkiye’de YDA Group isminde bir inşaat yatırım firması Türk lirası üzerinden tahvil ihracına karar verir. Yani belirli bir faiz ödeme karşılığı para toplayacak ve bu parayı yatırıma döndürerek kazanç sağlayacak. Tahvil dört yıllıktır ve bu vade Türkiye için bir ilktir. Bu kararı 15 Temmuz kalkışması öncesi almıştır ve uygulama başlamadan kalkışma ortaya çıkmıştır. Bu durumda söz konusu tahvil ihracına teklif gelmemesi ya da fahiş faiz talepleri söz konusu olabilir. Nitekim Amerikan kredi derecelendirme kuruluşları Standart and Pours P ve Moody’s hiç vakit geçirmeden Türkiye’nin notunu düşürmüştür. Bu durumda en mantıklı hareket ortalık duruluncaya kadar ertelemek olurdu. YDA Group ne yapalım düşüncesi içinde iken Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası yetkilileri arıyor; Türkiye’ye inandıklarını ve tahvil ihracına devam ederlerse kendilerine olan desteğin devam edeceğini söylüyorlar.

YDA Group bu görüşmeden aldığı cesaret ile diğer yatırımcılarla görüşerek başladığı yolda devam etmeye karar veriyor. Tahvil ihraç günü birçok Avrupa merkezli banka, şirket ana sözleşmelerinde kredi derecelendirme kuruluşlarının notuna bağımlı olarak yatırım yasağı olduğu halde, genel müdürlük inisiyatifleri ile sembolik alımlarda bulunuyorlar. Neticede Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının 70 milyon TL ile katıldığı  ve 200 milyonluk planlanan ihraca 250 milyonluk teklif geliyor. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek bu sonucu hemen bir twet atarak müjdeli haber olarak paylaşıyor.

Görünen ö ki Avrupa sermayesi  Türkiye’yi fonlamaktadır. Amerika Almanya savaşında üzerlerine düşeni yapmaktadırlar.

Şimdi diğer tarafa bakalım. 29 Temmuz günü
ABD Merkez Kuvvetler (CENTCOM) Komutanı General Joseph Votel'den daha sonra yanlış anlaşıldım diyeceği itiraf gibi bir açıklama geliyor. FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişiminin başarısız olmasının ardından ikili ilişkiler adına 'endişeli' olduklarını belirterek, ABD'nin bölgedeki operasyonlarının zayıflayacağını söylüyor. Votel, darbe girişimi sonrası tutuklanan cuntacıların, 'ABD ordusunun yakın müttefikleri' olduğunu ifade ediyor. Bu demeci darbecilere bir moral destek olarak bir kenara not edin.

Tekrar toparlayacak olursak bölgede bir Amerikan Alman savaşı vardır. PKK, PYD, ve Fetöcüler Amerika’nın taşeronluğunu yapmaktadır. Türkiye aktif savunma pozisyonundadır. Avrupa tarafından konjunktürel olarak desteklenmektedir. Bu geçici desteğe aldanmamak lazımdır, yoksa birinci dünya savaşı öncesi pozisyona düşme riski oluşur. Avrupa, bizim ne olduğumuzu ne de öldüğümüzü ister durumdadır.

Şimdi size bir soru; bu savaş bugünden yarına biter mi? Siz devletten gelen daha tehlike geçmedi açıklamalarını bu açıdan değerlendirin bakalım.

Klavye başında akıl oyunları yapanlara, gelişmelerde iktidarın tezgahını ve kusurunu arayanlara bir sözüm olsun. Gün o gün değildir. Gün birlik günüdür. Tarih bu günlerin notunu verecektir.