BAŞKAN TIKIROĞLU’NDAN “DESAV’LI YILLAR”

Denizli Belediyesi eski Başkanı Ziya Tıkıroğlu, Denizli’de bir döneme imza atan isimdir.  Mimarlığın verdiği duyarlıkla olsa gerek, görev yaptığı dönemlerdeki anılarını gelecek kuşaklara miras bırakmayı bir görev sayıyor. Başkan Tıkıroğlu, 16 yıllık DESAV Macerasını 132 sayfalık bir kitapta topladı. Denizli DESAV’ın sayesinde sanatsal etkinlerle tanıştı diye biliriz… Belediye Başkanlığı döneminde “Amatör Tiyatrolar Şenliği’nin fitili ateşlemişti… Açıkhava Tiyatrosu’nu, Denizli Belediyesi Konservatuarı’nı ve Çatalçeşme Oda Tiyatrosu’nu Denizli’ye kazandıran Başkan Tıkıroğlu, “Arabeske Hayır” sözü ile uzun süre ülke gündeminde tartışılan isim olmuştu…

“DESAV’lı Yıllar” kitabı hakkında “denizlihaber.com” sitesindeki yazısında, “DESAV (Denizli Turizm Kültür Sanat ve Tanıtım Vakfı) hakkında bu köşemde yazılarım olmuştu. Bu bakımdan olayları tekrar edip insanların (yeter be!) diye isyan etmelerini istemem. Ancak bu kitapla, 10 yıl süreyle aralıksız başkanlığını yaptığım Vakfın, 10 yılın sonrasında ve 6 yıl boyunca ilgiden yoksun sahipsiz hallerde bırakılışının azabını anlatmaya çalıştım. İlgisiz ve sahipsiz geçen bu dönemi üzüntülerle izledim durdum. Hele 6 yılın sonunda DESAV’ı kapatma, lağvedip ölüme terk etme kararına seyirci kalamazdım. İşte bu sebeple kitabın içeriğindeki olayları özet olarak kaydetmek ve DESAV’ı ölümsüzleştirerek tarihe mal etmek istedim. Maksadım hiç kimseyi suçlamak veya itham etmek değildir” diyor…

Ve Başkan Tıkıroğlu yazısını şöyle bir temenni ile noktalıyor…

“Bebeklerimiz ana kucağında güzel sesli ninnilerle uyutuluruz, ölümlerde güzel sesle ağıtlar yakarız, ibadetimizi yaparken bile güzel sesli ve makamı ile okuyabilen din adamlarımızı ararız. Onun için de, sanatsız kalamayız. Sanatsız toplum, kanatsız kuşa benzer. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopuk sayılmıştır”


GELECEĞİN GAZETECİLERİ BUSE AYDINHAN VE BURAK DEMİRTAŞ’TAN MEKTUP VAR…

DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’nde zorunlu stajlarını yapan Eskişehir Anadolu Üniversitesi Radyo ve Televizyon bölümü öğrencisi Buse Aydınhan ile Giresun Üniversitesi Radyo Televizyon Bölümü Öğrencisi Burak Demirtaş hayallerini ve gelecekle ilgili düşündüklerini yazdı…

Yerel haberciliğin gelecekte önemli olacağını vurgulayan Buse Aydınhan, “Benim isteğim, ileride başarılı bir gazeteci olabilmek. Bu yüzden şuan DRT Haber Merkezi’ndeyim. Muhabirlerle yazın sıcağında bir şeyler öğrenebilmek için koşturuyorum. Onların yanında şuan ‘gözlemci’ olarak duruyorum. Bildiğim için sadece fotoğraf çekiyorum. Bunu yaparken bile keyif alıyorum. Çünkü ileride mesleğim olacak olan gazeteciliği seviyorum. En doğru haberleri bulmak, fotoğraflarını çekmek, habere dökebilmek ve bunu halka duyurabilmek bir gazetecinin işidir. Her ne kadar gazetecinin giriş saati belli olup çıkış saati belli olmasa da ben bunu istiyorum. Uğraştığım yazılardan sonra ilk haberim Denizli Gazetesi’nde 21 Temmuz’da 9’ncu sayfada çıktı. O gündür 9’uncu sayfa odamın duvarında asılı duruyor. Çektiğim fotoğraflar bile gazetede yayınlanınca mutlu oluyorken benim adım altında çıkan haber daha başka hissettiriyormuş. Gazetedeki bir haberi okumakla, kendi yazdığın haberi okumak arasındaki farkı gördüm. Ben bugün Denizli Gazetesi’nde bir şeyler öğrendiysem bunu haber müdürümüze, muhabirlerimize borçluyum. Bana göre yerel gazete o şehrin kalbidir.

Denizli Gazetesi’nin de Denizli’nin kalbi olduğu gibi. Haber ekibimizle birlikte Denizli’nin her satırını Denizli Gazetesi’nde anlatmaya, göstermeye çalışıyoruz. Gazeteyi yerel yapan budur belki de. Bunun da tam bana göre bir meslek olduğunu düşünüyorum. Benimle uğraşan haber ekibine ayrıca teşekkür ediyorum. Bu da gazetecilik adına sonu olmayan bir başlangıç yazım olsun” diyor...


“MUTLU OLACAĞIMI BİLDİĞİM BİR YOLA GİRDİM”

Basın sektörünün kendini en iyi anlatabilecek bir alan olduğunu vurgulayan öğrenci Burak Demirtaş, geleceğin merdivenine emin adımlarla tırmanmak istiyor.  Geleceğin Gazetecisi Burak Demirtaş, “Konu ya nasıl girilir bilemiyorum ama galiba kendimi en iyi ifade edebileceğim bir mesleğe yavaş yavaş başlıyorum. Şuan stajdayız yeni başladık ilk başlarken çekincelerim vardı. Çünkü basını, gazeteyi ve televizyonu hep uzaktan takip eden izleyici ya da okuyucu olurdum. Olaylar nasıl takip edilir ya da bu haberlere nasıl gidilir nereden bilgi alınır bilmiyordum. Kamera ile çekim yapılırken neler dikkat edilir ne yapılır hakkında az da bilgim olarak DRT Denizli’de staja başladım. Her şey zor geçecek diye düşünürken ve biraz da çekinerek başladığım bu stajda ciddi bir aile ortamı buldum. Bize bir şeyler öğretmek için elinden geleni yapan muhabirlerimiz, kameramanlarımız, haber müdürümüz gerçekten ciddi derecede bilgi sahibi olmamı sağladılar. Hala daha yeni bir şeyler öğrenerek stajıma devam ediyorum.

Dedim ya kendimi en iyi ifade edebileceğim bir meslek diye. Dışarıdan bakınca normal gibi gözüküyor işte gidiyorsun çekiyorsun geliyorsun ya da haber geliyor direk yayınlıyorsun gibi bir düşünce vardı. Ama içine girince olayın öyle olmadığını çok iyi anlıyorsun ve görüyorsun. Gazetecilik ve Televizyon sektörünün ayrı bir ambiyansı olduğu işi güzel ve doğru bir şekilde yaptıkça daha da bağlandığımı hissetmeye başladım. Şuan sonunu göremediğim ama yaptıkça daha da mutlu olacağımı bildiğim bir yola girdim. Burada büyüklerimin de bana öğrettikleriyle ve de ben üzerine katarak ilerleyeceğim bir yola girdim artık” diyor...

Gençleri destekliyorum… Onlar geleceğe umutla bakıyor… Okuyor…Araştırıyor… Sorguluyor…

Sözü ünlü şairimiz Nazım’ın şiiriyle bitirelim…

“Güzel günler göreceğiz çocuklar

Motorları maviliklere süreceğiz

Çocuklar inanın inanın çocuklar

Güzel günler göreceğiz güneşli günler “


“PAMUKKALE’NİN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 532’NCi GÜNÜDÜR…

Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Bakanlığın uygulamalarıyla Denizlililerin “Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale’de ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise böyle bir anı ölümsüzleşmiyor… “Pamukkale’nin Geliri Denizli’de Kalmalıdır” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı’ın, Denizlililerin “PAMUKKALE” konusundaki duyarlığına yanıt verene kadar devam edeceğiz…

 

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ

“Arkadaşlar, efendiler ve ey millet, iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru, en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır”

Mustafa Kemal Atatürk