ÇEKİNGEN ÇOCUKLAR

Kendine güvenli çocuk yetiştirme ile alakalı daha önce bazı konulara değinmiştik. Bugün biraz çekingenlikten söz edeceğiz.

           
Çekingenlik bazen çekingen- bağımlı kişilik bozukluğu, kopuk korungan şema davranışları, kaçınma şeklinde baş etme yöntemi ve sosyal fobi hastalığı ile karıştırılmaktadır. Bu yüzden bir karara varmadan önce hekim tarafından teşhisin konulması gerekir. Çocuklar açısından “kişilik bozukluğu” henüz söz konusu değildir elbette…Biz burada bu detaylara girmeden koruyucu ve bilgilendirici hekimlik bağlamında bazı noktalara dikkatinizi çekmeye çalışacağız.


Çocuklarımızın hep yanı başımızda; uslu, terbiyeli, söz dinleyen kişiler olmasını arzu ederiz. Her ebeveynin ortak isteği budur. Maalesef bunu kimi zaman tehdit içeren sözcüklerle ifade ederiz. Çocuklarımız çaresiz bir biçimde buna uyum sağlar. Başlangıç itibariyle her şey yolunda gibidir. Ama bir süre sonra bu isteğimizin pek de doğru olmadığını anlar bu sefer de değişmesi için çaba sarf ederiz. Özellikle uslu olmakla çaresiz ve etkisiz kalmayı fark edebildiğimiz dönemlerde artık anlarız ki biz yanlış bir şey yapıyoruz. Çocuğumuz etkisiz bir eleman gibi ortalıkta dolaşmaya başladığında bir sorunun varlığı da aşikar hale gelmiş olur.

  
Ancak öğrenilmiş çaresizlik bu değişimin kolayca gerçekleşmesini engellemeye devam eder. Çekingenlikle terbiyeli olmayı birbiriyle karıştırmamak gerekir. Her ne kadar aileler çocuklarının uslu olmalarıyla gurur duysalar da eğer usluluk bir baskı sonrasında oluyorsa bunun geriye ödemesi çok daha ağır olacaktır. 


Acaba çocuğunuzu kaç kez lokanta ya da benzeri yerlerde bir şeyler ısmarlamak üzere cesaretlendirdiniz, ya da kaç kez engellediniz?  Çocuklar bazı şeyleri yaşayarak öğreneceklerdir. Yaptıkları hatalarla büyüyeceklerdir. Onların hatalarını tampone edip, yaptıkları iyi şeylerde yüreklendirilmelerinin sağlanması doğru bir davranıştır. Ceza ve ödül meselesinde önceliğiniz cesaretlendirmek olmalıdır.


Unutmayın, eskiden söyledikleriniz ve yaptıklarınız bu günün davranışlarını doğurmaktadır.


Anne ve babaların bilmesi gerekenler:

·         Kreşe ve okula başlama, ergenlik dönemi ve yeni bir sosyal grubun içine girme dönemlerinde çekingenlik belirginleşebilir.

·         Aşırı koruyucu, yönlendirici ve baskılayıcı ailelerde çekingenlik olası bir sonuçtur. Sosyal iletişimin sınırlı olduğu ailelerde çekingenlik belirgindir.

·         Anne ve babalar bir model olduklarını unutmamalıdırlar. Kendi tutum ve davranışlarınızı gözden geçiriniz.

·         Çekingenlik başlangıç döneminde tedavi edilmediğinde, zamanla sosyal fobik hal alır.

·         Her zaman olduğu gibi öncelikle çocuğunuzu anlamaya çalışın onu dinleyin ve lütfen yargılamayın.

·         Çekingen davranışın altında psikolojik bir sürecin yatabileceğini unutmamak gerekir. Bu yüzden profesyonel bir yardım daha sağlıklı sonuçlar almanıza yardımcı olacaktır.