Yaşamak güzeldir

“Dünyanın öbür 
ucunda hiç tanımadığımız 
bir insanın göz yaşı bile 
içimizi parçaladı. Kedilere 
ağladık, kuşların yasını tuttuk... 
Yüreğimizin zayıflığı kimi zaman hayat 
karşısında bizi zayıf yaptı.

Aslında ne güzel şeydir insanın insana yanması sevgili... 
Ne güzeldir bilmediğin birinin derdine üzülebilmek ve çare aramak. Ben bütün hayatımda hep üzüldüm, hep yandım. 
Yaşamak ne güzeldir be sevgili... 
Sevinerek, severek, sevilerek, düşünerek... 
Ve o vaz geçilmez sancılarını duyarak hayatın...”

Ne güzel özetlemiş Yılmaz Güney sevgiyi,aşkı…

Bu kadar zor olmasa gerek insanın kendinden başkasını düşünmesi.

Bugün sabah çok güzel bir haber ile uyandım.

10 gün önce İstanbul Beykoz’da bir kuyuya yavru bir köpek düşmüştü.

O köpek tam 10 gün boyunca kurtarılmayı bekledi.

Umutlarını yitirmeyen herkes ordaydı.

Hayvan severler, gönüllüler, hatta Almanya’dan bir ekip bile vardı.

Almanya’dan bir ekip sırf o köpeği kurtarmak için gelmişti.

Yani dünyanın öbür ucundaki bir canlının çektiği acıya kayıtsız kalmadılar.

Sevgi de bu değil mi aslında.

Hiçbir karşılığı olmadan karşındakini sevebilmek, ona saygı duymak her şeyin üstesinden gelir.

Çünkü hoş görülü olmakta tam anlamı ile bunu gerektirir.

Birbirimize kenetlendiğimiz zaman üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir şey yok…

Bu günlerde ihtiyacımız olan şey de bu.

Kürdü,lazı,çerkezi,alevisi hepsi aynı gökyüzüne uyanıyor,

Hepsi aynı gökyüzüne iyi geceler diliyor.

Biz biriz,diriyiz…

Ne siyasi çalkantılar, ne din,dil,ırk bizi ayırmamalı.

Çünkü her şeyin başı sevgiden geçiyor...

Umutla baktığımız yarınlar da uzak değil biz birlikte olup, herkese hoş görülü olduktan sonra.