"REFERANDUMA DOĞRU"

16 Nisan’da neye göre karar vermek, neye göre karar vermemek lazım?

Ülkemizin bekası için çok önemli sonuçlara gebe bir referanduma yaklaşıyoruz. Nasıl karar vermek lazım?
1- Türkiye'nin geleceğini düşünerek sade bir vatandaş olarak karar vermek lazım, siyasi düşünce ve ideolojilere göre karar vermemek lazım. Bu bir siyasi parti seçimi değil.
2- Ülke yöneticilerine olan sevgi/nefretinize göre karar vermemek lazım, çünkü herkes gibi onlar da ölecekler, ülkeye gelecek bu sistemin fayda ve sakıncasını düşünerek karar vermek lazım.
3- 1957 de kurulan 1959 dan beri bizi oyalayan ve şu an açıkça tüm Türkiye’ye muhalefet yapan Avrupa ve benzeri davranış sergileyen ülkelere paralel karar vermemek lazım, 600 yıllık şanlı tarihi ve onun yakın zamanda tekerrür edeceğini düşünerek karar vermek lazım.
4- 1881 Duyunu Umumiye idaresi kurulmuş ve devlet gelirlerinin başına şu an bakanlarımıza silah doğrultan, cumhurbaşkanının başına silah doğrultan fotolar sergileyen, bize istediğini söyleyebilen biz söyleyince rahatsız olan ülkeler oturmuştu. O tarihten bu yana ülkemize biçilen bir misyon ve sınırları vardı. “En fazla bir tarım ülkesi olacaksınız, neyi ne kadar üretmenizi istersek o kadar üreteceksiniz, sanayi ve teknolojiden uzak duracaksınız. Paraya ihtiyaç duyduğunuzda biz vereceğiz, istediğimiz vade ve faiz oranlarıyla, satılacak bir şey olursa biz size satacağız”. Türkiye belli bir süre hatta çok uzun bir süre istedikleri gibi yol aldı. 50-60 arası bu seyri değiştirmek isteyenlerin hemen başı ezildi. Fakat 1980 den sonra yavaş yavaş işler değişmeye başladı. 2000 den sonra değişim gelişim çok daha fazla hızlandı ve Türkiye kontrolden çıktı onlara göre. Tabi bu ciddi bir rahatsızlık oluşturdu. Çünkü Türkiye artık bende varım diyen gelişmiş bir ülkeydi, eksikleriyle beraber. Bu süreci ve ülkemizin geldiği noktayı düşünerek karar vermek lazım.
5- 18 maddeyi mutlaka okumak lazım. Ben okudum. ABD Yale Üniversitesinden Murat YÜLEK’in yazısını da farklı siyasi düşüncelerin yansımalarından biri olduğu için okudum (http://www.dunya.com/kose-yazisi/cumhurbaskanligi-sistemi/348760). Okuyup anlayıp objektif karar vermek lazım, ön yargılı karar vermemek lazım.
6- Kabul etsek de etmesek de Sn. M. Kemal Atatürk Bu ülkenin ilk cumhurbaşkanı. Sn. Recep Tayyip ERDOĞAN da şu anki cumhurbaşkanımız ve arada tasvip ettiğiniz yada etmediğiniz cumhurbaşkanları geldi geçti bu ülkeden. Şunu kabul etmek, tahammül etmek ve saygı göstermek zorundayız. Bu ülkenin en yetkili ve temsil kabiliyeti en yüksek kişisi cumhurbaşkanıdır. Türkiye Cumhuriyeti Devletini temsil etmektedir. Yani hangi siyasi partiden olunursa olunsun hepimizi temsil ediyor. Süresi bitince yeniden seçilir yada seçilmez, o ayrı bir konu. Ama seçilmişe saygı duymak, tahammül etmek hele hele yabancı ülkeler nezdinde cumhurbaşkanımızı başbakanımızı bakanlarımızı bürokratlarımızı ve pek tabii ki ana muhalefet ve muhalefet partilerimizin liderleri başta olmak üzere tüm kesimlerini rencide eden uygulamaların karşısında olmak hepimizin boynunun borcudur. Yani ülkenin cumhurbaşkanına geldiği partiye, başbakanken sizi rahatsız eden uygulamalarına, eşinin giyim tarzına bakarak yaklaşmayın. Türkiye Cumhuriyetinin Cumhurbaşkanı olarak yaklaşın. Aksi durumda görev süresi bitene kadar rahatsız olmaktan başka bir şey elde edemezsiniz.
7- Son olarak PKK başta olmak üzere, FETÖ de dahil hemen hemen tüm Avrupa Ülkeleri hayır da birleşmiş durumda. Bu durumu net görerek karar vermek lazım. Fakat anılan hain örgütlere mensubiyeti olmayan/ispatlanmayan hiçbir ülke vatandaşımıza HAİN demiyorum. Sağcı solcu ülkücü, her siyasi partiden görüştüğümüz arkadaşlar var. Hepsi bu ülke için bir değer.
8- Ben vatanını milletini seven bir Müslümanım. Ülkemin artık ezilmesini istemiyorum. Dik durmak, muhtaç olmamak istiyorum. Kararımı bu doğrultuda verecek ve kimseye de sen şöylesin böylesin diye yargılamayacağım. 
BU ÜLKE BİZİM, BATARSAK DA BERABER ÇIKARSAK DA BERABERİZ.