YENİ SİSTEMDE VERGİLENDİRMEDE KANUNİLİK VE YETKİ

82 Anayasası’nda vergilendirme yetkisi, vergiyi koyma, kaldırma veya değiştirme yetkisi yasama organına ait olup, sınırlı da olsa Bakanlar Kurulu ’da bu yetkiyi kullanabilmektedir. Vergilerin kanuniliği ilkesi esasen, vergilerin kanunla konulup, değiştirilip, kanunla kaldırılabileceğinin bir ifadesidir. 16 Nisan 2017’de referanduma sunulan sistemde ise “Cumhurbaşkanı, yürütme yetkisine ilişkin konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarabilir. Anayasanın ikinci kısmının birinci ve ikinci bölümlerinde yer alan temel haklar, kişi hakları ve ödevleriyle dördüncü bölümde yer alan siyasi haklar ve ödevler Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile düzenlenemez. Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Kanunda açıkça düzenlenen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kanunlarda farklı hükümler bulunması halinde kanun hükümleri uygulanır. Türkiye Büyük Millet Meclisinin aynı konuda kanun çıkarması durumunda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükümsüz hale gelir” hükmü yer almaktadır.

Önerilen sistemde Cumhurbaşkanı, Anayasanın dördüncü bölümünde yer alan siyasi haklar ve ödevler ile ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaramaz. Vergi ödevi mevcut anayasamızın dördüncü bölümünde yer almaktadır. Bir diğer ifade ile vergilerle ilgili olağan hukuk düzeninde Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamayacaktır. Yeni sistem önerisinin vergilerin kanuniliği ilkesini tamamen benimsediği görülmektedir.

Önerilen sistemde “Anayasada münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen konularda Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkarılamaz” denilmektedir. Mevcut anayasamızın 73’ncü maddesinin üçüncü fıkrasında “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır” hükmü bulunmaktadır. Vergi, münhasıran kanunla düzenlenmesi öngörülen bir konu olduğundan Cumhurbaşkanı, vergi ile ilgili Cumhurbaşkanlığı kararnamesi çıkaramaz. Yeni sistem önerisinin vergilerin kanuniliği ilkesini güçlendirdiğini söyleyebiliriz.

Diğer yandan Bakanlar Kurulu’nca verginin bazı öğelerine ilişkin kullanılabilen bağlı yetki, yeni öneride “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Cumhurbaşkanına verilebilir” şeklinde değiştirilmektedir.Vergiler ekonomi politikası aracı olarak kullanıldığından etkin ve hızlı değişikliklerin yapılması gerekebilmektedir. Kanun yapma sürecinin belirli süre gerektirmesi böyle bir yetkinin yürütme organına devrini zorunlu kılmaktadır. Buradaki yetki devri bir süreye bağlı değildir. Anayasa yürürlükte olduğu sürece bu hüküm geçerlidir. Özetle, eski sistemde Bakanlar Kurulu’nun kullandığı yetki, yeni sistemde Cumhurbaşkanınca kullanılacaktır.

Önerilen yeni anayasa sisteminde Cumhurbaşkanı kararname çıkararak vergi oranlarını sıfıra indirebilir mi? Eski sistemde Bakanlar Kurulu’nca bazı vergi vergi ve stopaj oranlarını sıfıra indirebilme yetkisi hep tartışma konusu olmuştur. Esasen böyle bir düzenleme yetkisi, yeni sistemde de aynı etkiyi yapacak ve verginin fiilen uygulamadan kaldırılması anlamına geleceğinden Cumhurbaşkanı’na ait olmaması gereken bir yetkiyi ifade etmektedir. Buradan önerimiz şudur ki, Cumhurbaşkanı “vergi ve stopaj oranlarını %1’e kadar indirmeye ve ….” şeklinde tahdid edilerekkanunun lafzı ve ruhu arasında mutabakat sağlanmalıdır. Yeni Anayasal düzende “VERGİ” alanında yetki kullanımına yönelik keyfiliğe yol açabilecek bariz bir düzenleme görülmemektedir.