TÜRKİYE İÇİN VEFAT VERGİSİ

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ''Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi 2016 Sonuçları''na göre Türkiye'nin nüfusu 2016 yılında 79 milyon 814 bin 871 kişiye ulaştı. Türkiye'nin nüfusu, 2016'da bir önceki yıla göre 1 milyon 73 bin 818 kişi artarak 79 milyon 814 bin 871 kişi oldu.

 2014 yılında 65 yaş üzeri nüfus %8 iken 2015 yılında %8,2 ve 2016 yılında ise yine artarak %8,3 olmuştur. Ülkemiz de normal olarak yaşlanmaktadır. Yaşlanma oranının ülkemize göre çok yüksek olduğu gelişmiş bazı ülkelerde genel bir tartışma olarak “vefat vergisi” konuşulmaktadır. Genç nüfusun yaşlı nüfusa bakması için aktüaryel dengelerin bozulduğu bu ülkelerde alınan vergi genellikle sosyal güvenlik sistemine destek olunması amacıyla kullanılmaktadır. Normalde vergilerin temel özelliklerinden birisi olan “karşılıksız olması” ilkesi bu tip bir vergiye direnci azaltmak amacıyla vefat vergisi özelinde dikkate alınmamaktadır. Vefat vergisi önerisini şu şekilde formül şeklinde ifade edebiliriz. Mesela, Türkiye'de rayiç değeri 1 milyon TL ve üzeri gayrimenkuller üzerinden hem bir servet vergisi mahiyetinde hem de sosyal güvenlik sistemine destek bir unsur niteliğinde yıllık binde 3 vefat vergisi alınmalıdır. Elbette bu oran ölçülmüş biçilmiş optimal bir oran değildir, üzerinde çalışılabilir. Fakat böyle bir uygulamada emlak vergisinden esinlenileceği yani binde ile ifade edilen bir oran olacağı da bir gerçektir. Fakat, oran yüksek belirlenmemeli, vergi alayım derken yeni bir kayıtdışı saha tesis edilme riski de iyi hesap edilmelidir.

Son zamanlarda “Vefat Vergisi”ni tartışan İngiltere’de, yaşlanan nüfus ve buna bağlı olarak giderek artan sosyal güvenlik harcamaları bu tip bir verginin konuşulması için temel argümandır. Sosyal güvenlik harcamalarının yönetilebilmesi ve bu harcamalar için ek kaynak oluşumu amacıyla vefat vergisi düzenlemesi düşünülmektedir. İngiltere’de bu vefat vergisiyle beraber vatandaşın belli bir miktara kadar karşılıksız sosyal güvence hakkına sahip olması ve zorunlu sosyal sigorta düzenlemesi de yer almakta. Ülkemizde de sosyal güvenlik açık veriyor ve aktüeryal dengesizlik sözkonusu, yani çalışanlardan kesilen primler, emeklileri finanse edemiyor. Lüks konutlardan, örneğin değeri 1 milyon TL ve üzeri gayrimenkuller üzerinden yıllık binde 3 gibi düşük bir vergi alınmasının Türkiye için yerinde olacağını önerebiliriz. Böyle bir uygulama, hem geniş toplumsal kesimlerin “Türkiye’de vergi adaleti yok, vergiyi genellikle sabit ve dar gelirli kesim ödüyor” algısını frenlerken, vergi hasılatına da katkıda bulunacaktır.

Vefat vergisinin Türkiye’de uygulanması önerisinin değerlendirilmesinde durgunluk yaşayan inşaat sektörünün dikkate alınması gerekir. Hükümet, gayrimenkullerin ivaz karşılığında veya ölünceye kadar bakma akdine dayanarak yahut trampa hükümlerine göre devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden devir eden ve devir alan için ayrı ayrı binde 20 olarak alınan tapu harcı, konut ve iş yerlerinde 30 Eylül 2017 tarihine kadar binde 15 oranına indirmiştir. Rayiç Değeri 1.000.000,00 TL ve üzerinde olan gayrı menkullerin yıllık Binde 3 vefat vergisi ödeyecek olmasının piyasada bir daralmaya yol açmayacağı kolaylıkla söylenebilir. Lüks konut alacak kişiler genellikle konutun özelliklerine ve ilk satın alma maliyetlerine dikkat etmektedirler. Daha sonra ödenecek olan bakım onarım masrafları, emlak vergisi gibi giderlerin satın alma kararları üzerinde ciddi bir etkisi bulunmamaktadır. Böylesi bir uygulama gelir dağılımında adalete de katkı sağlayacaktır.