Fîl Sûresi ve bizlere mesajı

Peygamberliğin ilk yıllarıydı. Allah'ın Resulü Hz. Muhammed ve ona inanan müminler üzerindeki baskılar giderek artıyor, işkenceler çoğalıyordu. Putperest Mekke'nin egemen kişi ve grupları zulümlerine zulüm katıyordu. Müminlerin dirençleri kırılmak üzereydi.

Hak-Bâtıl mücadelesinin görünürde bâtılperestler lehine gelişim gösterdiği böylesi bir dönemde Yüce Allah, Peygamberine Fîl Sûresi'ni indirdi.

Amaç, müminlerin imanlarını kuvvetlendirmek, geleceğe yönelik ümitlerini yeşertmekti. Bir de güçlerini diledikleri gibi kullanarak galebe çalabi-leceklerini sanan inkâra zalimlere, başarısızlığa mahkûm olacaklarını ihtar etmekti.

 Yasayanlar arasında muhtemelen görgü tanıklarının da bulunduğu Fîl vakasını hatırlatan sûre, Hz. Peygamber'in dilinden Mekke'de şöylece yankılanıyordu:

"Rabbinin Fil ordusuna ne yaptığım görmedin mi?

Kurdukları tuzaklarını altüst etmedi mi?

Onların üzerine sürü sürü kuşlar saldı.

Kuşlar da onlara balaktan taşçı klar attılar.

Böylece onları yenik ekin yaprağına dönüştürdü."

Kur'an'ın 1O5. sûresi olan Fîl Sûresi'nin çağrışım yaptırdığı bu olay, Milâdî 57O-571 yılında, Hz. Peygamber'in doğumu öncesinde yaşanmıştı. Gerçeğin ta kendisiydi.

                                                              *****                                           *****

Fil Vakası  Habeşistan'a bağlı Yemen'in Hıristiyan Valisi Ebrehe, genel siyasetleri çizgisinde zahirde dinî, temelde de siyasî ve ekonomik amaçlarla Sana'da büyük bir katedral inşa eder. Kabe'yi hac eden Arapları bu muhteşem ve müzeyyen kiliseye çekmek ister.

Kureysli bazı kişilerin mezkûr kiliseye yönelik aşağılayıcı saldırgan tavırlarını gerekçe kılarak Kabe'yi yıkmaya karar verir. Büyük bir ordu hazırlar. Orduya, takviye güç olarak da on kadar fil katar. Güzergâhı üzerindeki karşıt kuvvetleri ezerek Mekke'ye dayanır. Mekkeliler korkularından dağlara çekilirler.

Ebrehe, öncü fili Kabe'ye doğru sürer. Ancak fil diretir, Kabe'ye yönelmez. Tam bu sırada, daha önce hiç mi hiç görülmemiş türden hortumlu ve pençeli kuşlar belirir. Sürüler halinde öbek öbek saldırıya geçen kuşlar, gagalan ve pençelerindeki balçıktan üretilmiş küçücük taslarla Ebrehe ve ordusu üzerine dalışlar yapar, ilâhî iradeye göre yapılandırılmış nohut büyüklüğündeki taslar, kimyasal/biyolojik bomba etkisi yapar. Böylece vurulan Ebrehe ordusu, hezimete ve de helake uğratılır. Büyük çoğunluğu taslanma alanında ölen askerlerin, yaralanan bir bölümü de dönüş yollarında ve de Ebrehe gibi kendi yurtlarında can verir.


Kullanamadıktan akılları; güçlerine sembol kıldıkları filler düzeyinde kalmış Ebrehe ve askerleri gibi yaşadığımız dönemlerin zalimleşen Ebrehele-ri ve yardımcıları da yıkılmaya ve tarihin çöp sepetine atılmaya mahkûmdurlar.

 Hayırlı Cumalar dileklerimle, Selam ve dua ile…