VERGİ MÜKELLEFLERİNİ İZAHA (AÇIKLAMAYA) DAVET ETMEK

Vergi sistemimizde vergi mükelleflerinin vergilerini ödemelerini sağlayabilmek ve ödedikleri vergilerin ise doğruluğunu tespit edebilmek amacıyla pek çok yöntem geliştirilmiştir. Ancak vergi incelemesi gibi yöntemlerde mükellefler, her zaman vergi idaresinin yaklaşımından, hazırladığı vergi inceleme raporlarından memnun olmamışlardır. Çoğu zaman mükellefler, ben işimin gereği olan sistemi anlatmaya çalıştım ama vergi idaresi beni anlamadı, dinlemedi, hemen ceza kesti gibi serzenişlerde bulunmaktadırlar. Amaç üzüm yemek mi bağcıyı dövmek mi deyişinde olduğu gibi vergi idaresi artık verginin ödenmesini temin etmek amacıyla “izaha davet” yöntemini kullanabilecektir. Peki nedir bu izaha davet? Vergi idaresi sürekli olarak mükellefleri çağırıp “açıklama” mı isteyecek? Hemen belirtelim ki vergi idaresi her aklına estiğinde mükelleflerden izah isteyemez. Mutlaka ortada vergiyle ilgili bir şüphenin, belirli emarelerin olması gerekecektir. Vergi Usul Kanununun 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası izaha davetin kapsamını ve sınırlarını belirleme yetkisini Maliye Bakanlığı’na vermiştir. Maliye Bakanlığı bu yetkisini kullanarak 25/07/2017 tarih ve 30134 sayılı resmi gazetede gerekli açıklamaları yapmıştır. Buna göre;

1-) Ba-Bs bildirim formlarında yer alan bilgilerin analizi sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi mümkündür. 5.000 TL (KDV hariç) üzeri fatura ve benzeri belgelere dayalı mal alım ve satımları BA-BS formları ile Maliye Bakanlığı’na bildirilmektedir. Bu bildirimlerde uyumsuzluklar varsa vergi idaresi ceza kesmeden önce mükellefleri izaha davet edecektir.

2-) Kredi kartı satış bilgileri ile katma değer vergisi (kdv) beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi mümkündür. Kredi kartlı satışlarınız 10.000 TL iken o ay beyannamenizde bildirdiğiniz satış tutarı 7.000,00 TL ise aradaki 3.000,00 TL’nin nedenini açıklamanız istenecektir. Açıklamanız idare tarafından mantıklı görülürse hiçbir cezaya muhatap olmayacaksınız demektir.

3-) Yıllık beyannameler ile muhtasar ve prim hizmet beyannamelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi mümkündür. Beyannameler arasındaki tutarsızlıklar Maliye Bakanlığı tarafından izaha davet nedeni kabul edilmektedir. Yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannameleri üzerinde yapılan indirimleri, kanuni oranları aşan mükellefler de izaha davet edilecektir. Yine benzer şekilde geçmiş yıllar zararlarını beyannamelerinde fazla veya hatalı düşen mükelleflerde izah için çağırılacaktır.

4-) Çeşitli kurum ve kuruluşlardan elde edilen bilgiler ile asgari ücret tarifelerinin karşılaştırılması sonucunda mükelleflerin izaha davet edilmesi gerekmektedir. Avukat, Mali Müşavir gibi asgari ücret tarifesi bulunan işlerde bu ücret tarifelerinin altında ücret alındığının beyan edilip edilmediği izaha davet yöntemi ile mükelleflere sorulacaktır.

5-) Dağıttığı kâr üzerinden tevkifat yapmadığı tespit edilenlerin izaha davet edilmesi mümkündür. Atalarımız bir koyundan bir post çıkar demiş ama aynı gelir üzerinden birden çok kez vergi almayı seviyoruz. Kurumların kar dağıtımları üzerinden vergi kesintisi yapmaları da kanunlarımıza göre zorunludur.

6-) İştirak kazançlarını ilgili hesapta göstermeyen mükellefler de izaha davet edilecektir. Bir şirketin başka bir şirketin hisselerini alması mümkündür. Diğer şirketin hisseleri üzerinden elde edilen gelirlere iştirak kazançları denilmektedir. Bu kazançlar normalde istisna kapsamındadır.

7-) Kurumlar Vergisi Kanununun 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan, taşınmaz ve iştirak hisseleri ile kurucu senetleri, intifa senetleri ve rüçhan hakları satış kazancı istisnasından faydalanan mükelleflerden; menkul kıymet ve taşınmaz ticareti ve kiralanması faaliyeti ile uğraşıldığı, istisnaya konu kazancın %75’lik kısmının özel fon hesabına alınmadığı veya beş yıllık süre içerisinde özel fon hesabından çekildiği ya da satışın yapıldığı yılı izleyen 5 yıl içinde şirketin tasfiye edildiği yönünde haklarında ön tespit bulunanlar izaha davet edilir.

8-) Kurumların, ortaklarından veya ortaklarla ilişkili olan kişilerden doğrudan veya dolaylı olarak temin ederek işletmede kullandıkları borçların, hesap dönemi içinde herhangi bir tarihte kurumun öz sermayesinin üç katını aşan kısmı örtülü sermaye kabul edilmektedir. Bu oranı aşan mükellefler izaha davet edilecektir.

9-) Dönem sonu bilançosunda “Ortaklardan Alacaklar” hesabında bakiye bulunmakla birlikte aynı döneme ilişkin gelir tablosunda faiz geliri beyan etmediği yönünde haklarında ön tespit bulunan mükellefler izaha davet edilecektir. Şirket patronları bazen, şirketin parasını diledikleri gibi kullanabileceklerini düşünebilmektedirler.

10-) Ortaklık hakları veya hisselerini elden çıkardıkları halde beyanda bulunmayan limited şirket ortakları izaha davet edilecektir.

11-) Gayrimenkul alım/satım bedelinin eksik beyan edilmiş olabileceğine dair haklarında tespit bulunanlar izaha davet edilecektir. Aynı şekilde gayrimenkul değer artışları, gayrımenkul kira gelirleri beyanlarında sorunlar olan mükelleflerde vergi idaresine açıklama vermeye davet edileceklerdir.

12-) Sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge kullanma fiilinin işlenmiş olabileceğine dair her bir ön tespit itibarıyla tüm belge tutarlarının vergiler hariç ayrı ayrı 50.000 TL ve altında olması ve diğer şartların da gerçekleşmesi halinde mükellefler izaha davet edilecektir.

Gelir İdaresi Başkanlığı ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı bünyesinde yeterli sayıda “İzah Değerlendirme Komisyonu” oluşturulmuş olup, mükellefler izahlarını bu komisyonlara yapacaklardır. Süresinde yapılan izah, komisyonca en geç 10 gün içinde değerlendirilerek sonuca bağlanır. Komisyon mükellefin izahını yeterli görmezse indirimli orana göre ceza kesilecektir. Vergi Usul Kanununun 370’inci maddesinde yer alan indirimli cezanın uygulanması, yetkili merciler tarafından verginin ziyaa uğradığına delalet eden emareler bulunduğuna dair ön tespitin yapılmış olduğu hallerde mümkündür. Haklarında yapılan ön tespite ilişkin olarak, izaha davet yazısında yer verilen ziyaa uğramış olabilecek vergi tutarını doğrular nitelikte vergi ziyaına neden olunduğu yönünde mükelleflerce izahta bulunulması durumunda, izahın yapıldığı tarihten itibaren 15 gün içerisinde hiç verilmemiş olan vergi beyannamelerinin verilmesi, eksik veya yanlış yapılan vergi beyanının tamamlanması veya düzeltilmesi, ödeme süresi geçmiş bulunan vergilerin, ödemenin geciktiği her ay ve kesri için, 6183 sayılı Kanunun 51 inci maddesinde belirtilen nispette uygulanacak gecikme zammı oranındaki izah zammıyla ödenmesi şartlarıyla vergi ziyaı cezası, ziyaa uğratılan vergi üzerinden %20 oranında kesilir.

Sonuçta izaha davet yöntemi vergi mükelleflerinin sorunlarını daha hızlı çözmelerine ve daha az ceza ödemelerine yol açabilecek faydalı bir yöntemdir. Anlama ile ilgili bir fıkra ile yazımızı tamamlayalım. Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya karar verir.

Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese gönderir...

Tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür, arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür:

Kime : Sevgili karıma

Konu : Yeni ulaştım.

Tarih : 4 Ağustos 2017

Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Her şey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.