ÇOCUKLAR VE KORKULAR

O fırtına ve gök gürültüsünün sesleri hala kulaklarımdadır. Şimşekler çaktıkça ablama sokuluşum, titreyen sesim, ağlamalarım, annemi isteyişim nihayet gecenin ilerleyen saatlerinde annemlerin gelişi, ve elbette annem geldiğinde dünyanın yeniden benim oluşu… Hayatımın o eşsiz varlığı yanımda olduğunda korkulara meydan okuyuşum… Hemen hepsi daha dün gibi aklımda…

O gün ki korkularımın normal olduğunu ve o gün sadece hava şartlarının ürkütücülüğünden değil, yanımda bir güven unsuru olan annemin olmayışından da korkmuş olduğumu çok seneler sonra öğrendim.

Korkular günlük yaşantımız içinde yer alan önemli duygulardan biridir. Bir olumsuzluk ve belki de atfetme yanılgısı olarak çoğunlukla kötü durumlarla bağdaştırılsa da korkular, aslında kişisel gelişimden günlük hayatın düzenlenmesine kadar bir çok alanda bizlere yardımcı olan hislerdir. Bize zarar verecek bir hayvandan korktuğumuzda tedbirimizi alır ona göre hareket ederiz.  Belki kaçarız, korunuruz, bunun için önce düşünür muhtemel sonuçlara göre önlemlerimizi alırız. Bu davranış modelimizde korkunun bizi koruyucu ve yönlendirici etkisi söz konusudur.

Bu bağlamda ele alındığında, korkunun olumsuz etkisinden çok, bize kattıklarıyla elde ettiğimiz tutarlılık, düzen ve denge durumu hemen fark edilecektir.

Gelişim psikolojisi açısında ele alındığında yaşlara göre değişmekle birlikte korku, çocuğun yaşamında  önemli bir yer tutmaktadır. İlk yıllarda daha çok anne ve babadan ayrılma korkusu yaşanırken, ilerleyen yıllarda karanlık korkusu, yaratık korkusu,şimşek v.b.doğal olaylar korkusu, okul korkusu, ölüm korkusu gibi çok çeşitli korkularla karşılaşılabilir. Bu tür korkuların olması normaldir. Bu korkuların hemen tamamı geçicidir. Bir çoğu yeni ve doğru öğrenmelerle birlikte kaybolacaktır.

Çocuğunuzun korkuları varsa;

•             Korkunun daima kötü bir şey olmadığını bilin. Çocuğunuzun ruhsal gelişiminde katkısı olan bu duygu, bir eksiklik belirtisi değildir. Eleştirmek, yermek, kişiliğini örselemek daha vahim sonuçların doğmasına neden olur. Bir çok sorunda olduğu gibi çocuğunuzu önce anlamaya çalışmalısınız. Nedenini öğrenmeniz ( mantık dışı da olsa…) ve konuyu paylaşmanız sorunun çözümünde katkı sağlayacaktır.

•             Bu yaklaşım, eğer patolojik düzeyde bir korku varsa, korkuları çocuğunuzun günlük yaşantısını, başarısını olumsuz  yönde etkiliyorsa daha kısa sürede, problem ilerlemeden, tedaviye yönelik  tedbir almanızı sağlar.

•             Çocuğunuzun korkularına yönelik bazı uygulamalar yapmanız yararlı olabilir. Korkularıyla yüzleşmek,karanlık korkusunda ışığı açık bırakmak gibi… Ayrıca,“her şeye rağmen sevginizi”  bu geçiş dönemlerinde (abartmamak kaydıyla) daha belirgin hale getirebilirsiniz.         

•             Korkan çocuklar ( yada bunu kullanan çocuklar ) ailenin yanında yatmak isterler. Çocuğunuzun bu isteğini mantıklı bir şekilde anlatarak engelleyin. Eğer çocuğunuzun isteğine boyun eğerseniz, bu davranış, korkuyu tanıdığınız ve kabul ettiğiniz anlamına gelir. Sonraki dönemlerde ve özellikle tedavide başarılı olmak için doğru olanı zor da olsa yapmalısınız. Duygusal davranmak bazen doğru sonuçlar vermeyebilir.

•             Her şeye rağmen öneriler ve uyguladığınız tedbirler problemi çözmeye yetmiyorsa, bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

•             Psikoterapilerin (EMDR) korkuların tedavisindeki etkinliği artık daha iyi bilinmektedir.