YOLLAR VE ÖNCELİKLER

Bu yaz tatilimizi gezi şeklinde planladık. Denizli’den Artvin’e uzanan bir Doğu Karadeniz gezisi yaptım. Yol üzerine gözlemlerimi paylaşmak isterim.

İlk uzun erimli yola altı yaşında çıktım. Denizli’den Köln şehrine. O gün bu gündür yollardaki ve çevresindeki değişimler, hep dikkatimi çekmiştir. Örneğin Çameli üzerinden Fethiye’ye yeni bir yol açıldı ya, bir an evvel görmek için dayanılmaz bir heves vardır benim içimde. Denizli yol yatırımları açısından şanssız bir ildir. Biz Denizliler, Aydın ve Afyon il sınırlarına girdiğimizi yolun genişliğinin ve kalitesinin değişmesinden bilirdik. Ak parti iktidarı ile birlikte Türkiye’de ilk duble yol çalışmasının yapıldığı yerlerden biri, belki de birincisi Denizli Aydın karayolu oldu da, bizde yol anlamında bir yatırım gördük. Sonra Denizli Afyon ve şimdi de Denizli Uşak duble yolları. Ancak yine de Denizli’de yol yatırımlarının Aydın ve Afyon’a göre bir tık geride olduğunu gözlemliyoruz. Aydına kadar gelen İzmir Antalya otoyolu bir türlü Denizli’ye ulaşamadı. Denizli Aydın arası kalabalık araç trafiği ve bitmek bilmeyen trafik ışıkları ile bir ömür törpüsü.

Afyon’a Denizli tarafından girişte bulunan rampayı geçen geniş düzgün bir duble yol vardı. Nedense bu nispeten yeni sayılabilecek yol yeterli görülmemiş ve bu rampa bir tünel ile geçilmiş. Yeni ve güzel yollar ve geçişler tabii ki yapılsın, ama ben yıllardır Amasya’ya gider gelirim, hala Amasya’dan geçen şehirlerarası yol Amasya’nın içinde geçer. Daha doğrusu geçmeye çalışır. Bir vadiye kurulmuş bu şehrin dar yollarından, kamyon ve tırlardan oluşan trafik adım adım ilerlemeye çalışır. Bu sıkışıklığı bir tünel marifeti ile geçme çalışmaları başlayalı birkaç yıl oldu, ama nedense Afyon’daki tünelin başlaması ile bitmesi bir oldu. Afyon’dan Denizli veya İzmir yönüne giderken geri Afyon’a dönmek isterseniz, Afyon Denizli İzmir yol ayrımında tam üç yerden U dönüşü yapabilirsiziniz. Üstelik bunlardan ikisi üç geçit şeklinde. Bir yol mühendisliği sorunu var gibi duruyor ama tarif etmek biraz zor

İktidar sahiplerinin memleket kayırmacığı bizde olağandır. Yol anlamında buna ilk defa Isparta’da şahit olmuştum. Bilecik Bozüyük arasında, tek gidiş tek gelişi ile tırmanma şeridi bile olmayan ve Bozüyük’te kurulu toprak sanayinden mal taşıyan tırların işgal ettiği yoldan biz adım adım ilerlerken, Isparta’yı, ilçesi Eğirdir’e bağlayan yol Türkiye standartlarının çok üstünde idi.

Karadeniz sahil yolunun deniz dolgusu ile yapılmasına ve şehirleri denizden ayırmasına baya laf etmiştik, ama şimdi bakıyorum da bu yolun bir alternatifi yokmuş. Bazen erken konuşuyoruz gibi…

Özellikle Artvin de yapılan Deriner barajı ve buna bağlı olarak yeni yol güzergahlarının yapılmasında kullanılan tünel geçişleri muhteşemdi. Anladığım kadarı ile artık tünel açmak, açık yol yapmaktan daha ucuz ve daha kolay. Acaba Denizli’yi Kızılcabölük’e bağlayan bir tünel yapılamaz mı. Denizli bir yaylaya kavuşsa fena mı olur.