ÖĞRENİM BAŞLIYOR

Yeni bir öğrenim yılına daha başlanıyor,öğrencilere yeniden bir heyecan yeniden bir yarış startı..

Sadece öğrencilere mi?,bir o kadar da velilere..Velilerin heyecanı nerdeyse korkuya dönüştü..Kış hazırlıkları yanında yeni öğretim yılı masrafları da girdi..

Müfredatı yazmak istemiyorum,çok konuşuldu,yazıldı.

Ancak değerlerimize sahip çıkan bir müfredat olmalıdır..

Yeni nesillere gerçek Türkiye miz anlatılmalı,çoğaltılan din derslerinde ise dinimizin ve hatta dinlerin ana hatları ,özü anlatılarak gerçekte neyle ilişkilendirildiğine bakılıp ,mantığına gidilmeli,ezber değil bilinçlendirme ön plana çıkmalıdır.

Gerçekler ezberde değil ,mantığında yatar;ezber tekrarı olmazsa unutulur,ama mantığı hele ki günlük yaşantıya da sarkarsa daha da kalıcı olacaktır.

Öğrenciler sadece ders değil sosyal aktivitelerle de sosyalleştirilmelidir.

Kız ve erkekler bir arada daha küçükken birbirlerini tanımalı,gelişmelerini yakından takip edebilirlerse ileri yaşlarında birbirlerini daha kalben ve samimiyetle anlamaları sağlanır..bu görüş bilimsel yaklaşımdır.

Aksi halde birbirlerini sadece cinsel obje olarak değerlendirmeleri kaçınılmaz olacaktır.Karşılıklı insani ve toplumsal hakları eşit değil,öğretili olacaktır.

Çok konuşulan bu kültürel ve sosyal yaklaşımları tartışmak istemiyorum,Ancak gerçekleri de farkına varmamazlık edemeyiz.

Bu vesile ile ülkemize daha çalışkan ,zeki,akıllı,kültürlü sosyal gençlerin ve bireylerin yatişmelerini umuyor ve başarılar diliyorum.

Kindar değil kardeşçe yaşayabilen birbirlerini anlayan ,birbirlerine saygılı,çevre bilinci oluşmuş,tüketen değil üreten bir nesil olsunlar..