Bonzai

Son günlerde ölümlerine şahit olduğumuz yeni bir uyuşturucu belası ile karşı karşıyayız; Bonzai. Üretiminde Bonzai ağacının yaprakları kullanıldığından bu adı almıştır. Tamamen kimyasal bir üründür. Esrar görünümlü kimyasal uyarıcı olarak Bonzai, tek dozuyla bile öldürücü olabilmektedir. Bonzai üretilmesi daha kolay ve az maliyetli uyuşturucular arasında yer almaktadır. Bu yüzden bulunması kolay, mücadelesi  zor  bir maddedir.

Bonzai kullanıldığında esrar benzeri belirtiler yapmakla birlikte, aslında esrardan daha tehlikeli sonuçlar doğurmaktadır. Mide krampları, bulantı, kusma, denge bozukluğu, kalp ritm bozuklukları, algı bozuklukları, hayal görme gibi belirtiler olur.

Denge kaybı, bilinç yitimi, zaman ve mekan kaybı ve ölüm tribi meydana gelir. Bu belirtiler için fazla bir tüketime gerek yoktur. Tek bir seferde bile bu belirtiler ortaya çıkabilir. Ölüm tribi, korkunç bir histir. Adeta ölümü ensenizde hissedersiniz. Diğer bağımlılık yapan uyuşturucular gibi Bonzai’nin de güvenli bir kullanımı yoktur. Kim kullanıyorsa daha ilk kullanımında bağımlı olma gerçeği ile karşı karşıya demektir. Genelde kişiler kullanımı kontrol edebileceklerini düşünürler. Ama gerçek böyle değildir. Henüz ilk kullanımdan itibaren risk başlamış ve artarak devam ediyor demektir.

Aileler ne yapmalı?

 .Neyi, nerede, ne şekilde konuşacağınıza karar verin. Eğer kişi maddenin etkisi altında ise onunla bu durumda konuşmanın yararı olmaz. 
• Kendinizi hazır hissetmeden onunla konuşmayın.
•Aileler daha çok nasihat tarafındadırlar.  Oysa ebeveynler açık, samimi ve inandırıcı olmalı, öğüt vermemelidir. 
• Genellemeler ve kıyaslamalardan kaçınılmalıdır.
• Kendi korkularınız üzerinden konuşmayın. Bu karşınızdakine anlaşılmadığı hissini verir. Aksine, kendinizi onun yerine koymayı deneyerek onun düşünce, yaşantı ve korkularını anlamaya çalışın.
• Onu etiketlemekten kaçının, çünkü “kullanıcı olarak” etiketlenen kişiye yaklaşmak çok zordur.
• Önyargılarınızın farkına varın (“Bunlar iflah olmaz”), böylece yanlış iletişim kurma olasılığını azaltırsınız. 
• Uzman yardımı alması için samimi bir yaklaşımla onu ikna edin.Bu konuda da bir uzmandan yardım alabilirsiniz.

Tüm bunlara karşılık bizde ne yapılıyor derseniz;

• Kabullenmeme-İnkâr: “Yok, benim çocuğum asla kullanmaz.” Bu vurdum duymazlık hiçbir şey ifade etmemekle birlikte sorunun gizliden gizliye devam etmesine neden olur.
• Kendini ve eşini suçlama: “Bu çocuk senin yüzünden böyle oldu.” “Biz iyi anne-baba olamadık.” Oysa suçlamalar ebeveynleri hiçbir yere götürmez.
• Hayal kırıklığı, çaresizlik duygusu: “Ben seni bunun için mi yetiştirdim?” “Her şey bitti, artık hiçbir şey eskisi gibi olamaz.” Sen dili ile suçlayıcı tarzdaki bu yaklaşım sadece direnç doğurur.
• Öfke: “Benim böyle bir çocuğum olamaz!” Elbette bu arzu edilir ancak gerçeği görmek ve buna yönelik önlemler almak gerekir.
• Çocuğu suçlama ve aşağılama: “Senden hiçbir şey olmaz.”
• Uç kararlar alma: “Okul hayatın bitti.”, “Bir daha evden dışarı çıkamayacaksın, arkadaşlarınla görüşmeyeceksin”. Radikal kararlar her zaman için kişileri köşeye sıkıştıran sonuçlar doğurur. Alınacak kararlar terapistle birlikte alınmalıdır.