SEVGİ İLE VERİLEN EĞİTİM, ZİRVE YAPAR…

2017- 2018 eğitim ve öğretim yılı start aldı. Çocuklar yorucu bir tatilin ardından okullu oldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “TEOG Kaldırılmalı” fitilini tutuşturmasından sonra velililer ve öğrenciler rahat bir nefes aldı. Ama yerine nasıl bir sınav sistemi gelecek merak edilmeye başlandı.

CHP Merkezefendi Belediye Meclis Üyesi, 12 Eylül’de kapatılan TÖB-DER’in yöneticilerinden, emekli eğitimci, Özlem Kitapevi Kurucusu Ahmet Fuat Özkan, TEOG’un kaldırılması üzerine DRT Denizli ve Denizli Gazetesi’nin sorusunu yanıtladı.

“Sınavsız olmaz” diyen eğitimci Özkan, “Bizim zamanımızda ortaokul bitirme sınavları vardı, zorunlu eğitim yoktu. Bugün büyüyen kentleşme ve nüfus nedeniyle eğitim ve öğretim artırıldı. Herkes okuyor. 8. Sınıf bittikten sonra sınav gerekli. Bu TEOG gerçekten de, hem veliler, hem de  öğrenciler için yoğun bir yarış haline geldi. Sistem sınav odaklı çocuk, varsa yoksa test çözmektedir. Oysa sözel anlatım, yazılı anlatım önemlidir. Çocuklar, bilgiyi öğrenmeden test çözmeye çalışıyor. Ailelerde öyle, bence TEOG birçok öğrenciyi strese sokan bir sistemdi. Ama bunun alt yapısını oluşturmak için akademisyenler, uygulayıcılar, öğretmenlerin tartışması gerekiyor. 90’lı yıllarda kurumlar sınav yapardı. Meslek liseleri kendi sınavlarını yapardı. TEOG Merkezi ve güçlü bir sınavdı. Ama herkes fen lisesine ve sosyal bilimler lisesine gidecek bir şey yok. Ortalama bir çocukta bu yarışa giriyor. Yerine ne koyacağımızı, tartışmalıyız. Umarım daha iyi bir sistem gelir. Ama çocukları yarışa sokmayan bir istem olsun. Bu sınav sistemi için uygulayıcıların, eğitimcilerin, akademisyenlerin, öğretmen örgütlerinin görüşü alınması daha sağlıklı olacaktır. Alternatifi çok önemlidir. Acele etmeden ağır ağır çalışılmalıdır. Özünde yarışı öneren bir sistem olmalıdır.  Herkesin beceri, ilgi alanına göre yönlendirme olmalıdır. Avrupa da böyledir. Ortaokullarda cinnezyum diye bir sistem var. Çocukların dört yıllık dosyasına bakılıyor. Zaten planlanmış ona göre yönlendiriliyor. Bizde böyle bir şey olabilir. Ama kurumlar sınavda objektif olmalıdır. Yoksa tartışmalar çıkar. Disiplinli olunmalıdır. Sistemi tutturmak lazım. Sınav olmadan olmaz. İki milyona yakın öğrenci üniversite kapısına geliyor. Ortaokul öğrencileri de meslek liselerine, düz liselerine, fen liselerine, sosyal bilimler liselerine gidecek bir çocuğu nasıl ayırt edeceğiz. Mutlaka sınav olmalıdır. Bu yazılıda sözlüde olabilir.” Dedi.

Ahmet Fuat Özkan abimize katılmamak elde değil. Çocuklarımıza yarış atı gibi davranıldı. “Çocuklar ders çalışmalıdır” diye evlerimize misafir bile davet edilmiyor.

“ÇALIŞKAN VE DUYARLI VATANDAŞLAR YETİŞTİRMEK HEDEFİMİZDİR”
Denizli İl Milli eğitim müdürü Mahmut Oğuz, eğitim öğretim yılının başlaması nedeniyle yazılı mesaj yayınladı. İl Milli Eğitim Müdürü Oğuz, “Bir eğitim-öğretim yılına daha başlıyor olmanın sevincini ve heyecanını beraberce yaşıyoruz. Biliyoruz ki milletimizi ve ülkemizi geleceğe güvenle taşımak ve muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkarmak için birinci şart eğitimdir. Bu anlamda yavrularımızın en güzel şekilde yetiştirilmesi hepimizin ortak hedefidir. Çünkü iyi yetişmiş ülkesini ve dünyayı tanıyan donanımlı nesiller, hem kendilerinin geleceği hem de ülkemizin ve dünyamızın geleceği açısından son derece önemlidir. Bunun için; idare, öğretmen, veli ve öğrenci koordinasyonunu en güzel şekilde tesis ederek çocuklarımızın başarılı bir şekilde eğitimini gerçekleştirmek için hep beraber gayret edeceğiz. Bu inançla; ülke ve dünya sorunlarına duyarlı, düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş, demokratik ve milli değerlere bağlı, yeni fikirlere açık, kişisel sorumluluk duygusuna sahip, çalışkan bireyler yetiştirmek öncelikli hedeflerimizdendir. İdareciler, eğitimciler, öğrenciler ve veliler olarak, tüm bu fırsat ve olanakları eğitim kalitesini daha ileriye taşımak için en iyi biçimde değerlendireceğimize yürekten inanıyorum. Bu duygularla, 2017-2018 eğitim-öğretim yılının öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize, ilimize ve ülkemize hayırlı ve uğurlu olmasını ve hep birlikte başarılı bir eğitim-öğretim yılı geçirmemizi diliyor, sevgi ve saygılarımı sunuyorum.” Dedi. “Çalışkan ve duyarlı vatandaşlar yetiştirmek hedefimizdir” diyen Müdür Oğuz’a hak vermek elde değil. Çok çalışmalıyız. Yorulmak nedir bilmemeliyiz. Sevgiyle eğitimi zirve yapmalıyız. Sevginin açamayacağı ve aşamayacağı  bir kapı yoktur. Yeter ki; çocuklarımıza eğitim ve öğretim sevdirelim…

ADINI ALDIĞI BABAANNESİNİN EVLİLİK YÜZÜĞÜNÜ TAŞIYOR
DRT Prodüksiyon’da görev yapan Cennet Elçin, 12 yıl önce rahmetli olan babaannesi Cennet Soycan’ın, evlilik yüzünü taşıyor. 83 yaşında rahmetli olan ve ölümünden dört saat önce “Bu yüzük senin” diyen Babaanne Cennet Soycan’ın anılarını parmağına taktığı yüzükle yaşatıyor. Cennet Soycan Elçin’de babaannesinin yüzüğünü torunlarına hediye etmeli ve zincirin halkasını devam ettirmelidir.

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 952’NCİ GÜNÜDÜR…
Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin
gelirleri, Denizli’ye kalmıyor. Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Loadikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor… Denizlililerin “Pamukkale ve Laodikya’nın Geliri Denizli’de Kalmalıdır” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, yanıt verene kadar devam edeceğiz…

PAZARTESİ’NİN  SÖZÜ:
“Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.”  Mustafa Kemal ATATÜRK