K.IRAK’IN SÖZDE BAĞIMSIZLIK REFERANDUMU

Geçen hafta gündemin en önemli konusu Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi’nin yaptığı sözde bağımsızlık referandumu idi. Peki biz niye bu referanduma karşıyız? Dünya niye karşı?

Öncelikle referandumda ne sorulduğuna bakmak gerekiyor. Soru şu: "Kürdistan Bölgesi ve Kürdistan Bölgesi dışında kalan Kürt yerleşimlerinin bağımsız bir devlet olmasını istiyor musunuz?"  Bu sorunun masumca bir bağımsızlık niyetinden kaynaklanmadığı çok açık. Ortadoğu’yu kan gölüne çeviren zıvanadan çıkmış güçlerin, şimdi de Kürt olgusunu kullanarak Müslümanların birbirini biraz daha kırmasını ve İsrail’in saçma yayılma fikrine zemin oluşturmayı amaçlıyor bu soru.

Halkın arka planları bilmeden sadece duygusal nedenlerle bu soruya “evet” demesi normaldir. Kaldı ki, tamamen ırkçı bir yaklaşım görüldüğü için diğer etnik yapılar bu referanduma zaten katılmıyor, protesto ediyorlar.

Bu tehlikeli gidişatın sorumluları halk değil, halka doğruları anlatmayan, vizyon sahibi olmayan sözde liderleridir. Fakat en büyük zararı yine Kuzey Irak’taki halk görecek. Basiretsiz liderlerini koruyacak ara karıştırıcı ülkeler zaten var. Olan yine garibanlara olacak.

Sadece bölge liderlerine İsrail’in gaz vermesiyle bu aşamaya gelindiğini söylemek tabii ki doğru olmaz. 40 yıldır İsrail ve diğer karıştırıcı ülkelerin PKK ve uzantılarını nasıl desteklediğini biliyoruz. Tamamen ırkçı bakış açısıyla sözde Kürt fikir adamlarının nasıl aldatıldıklarını ve aldattıklarını, PKK teröristlerini nasıl “iyi çocuk” gösterdiklerini biliyoruz. İslam düşmanı kişi ve yapıların aynı zihniyette olan teröristlerle kol kola olduğunu da biliyoruz. Aynı ırkçı yaklaşımı gösteren az sayıda da olsa sözde bizim taraftaki “Türk” görünümlü ırkçı-bölücülerin olduğunu da biliyoruz.

Irkçılar ile milliyetçileri karıştırmamak gerekir. Irkçı, sadece kendi ırkını esas tutan, diğer etnik gruplara hayat hakkı tanımayan veya onları köle gibi gören, tam bir insanlık düşmanıdır. Milliyetçi, geçmişiyle barışık, gelenek göreneklerine bağlı, ırkı değil vatanındaki tüm unsurlarla kardeşçe yaşamayı esas alan vatansever kişidir. Arada çok fark var. Milliyetçiyim diyen ırkçılara da dikkat etmek gerekir. Milliyetçilerin de böyle kişileri kendilerinden uzak tutmaları, tuzaklara düşmemeleri için elzemdir.

Kürtler’in ırkçılığı ne kadar tehlikeli ise, Türkler’in de, Araplar’ın da ırkçılığı aynı şekilde tehlikelidir, aynı düşmanlığa ve fesada hizmet eden sapkınlıklardır.

Geçen günlerde eski bir bakanımızın PKK’lı teröristlerden bahsederken (belki istem dışı) “Kürt teröristler” tabirini kullandığını gördüm. Yazıklar olsun cehaletimize! DAEŞ teröristleri için nasıl “İslamcı terörist” denemezse, Kürt düşmanı PKK için de “Kürt terörist” ifadesi kullanılamaz.

FETÖ ve DAEŞ nasıl İslamî görünümde münafıkâne İslam düşmanlığı yapıyorsa, PKK da İsrail gibi yapıların desteğiyle Kürt görünümü altında, Müslüman Kürt ve Türk düşmanlığı yapıyor. Bunu anlamadıktan ve anlatamadıktan sonra boşuna kürek çekeriz.

Başta bizim ve dünyanın Kuzey Irak’taki referanduma karşı olduğunu söylemiştik. Dünya derken çoğunluk demek daha doğru olur. İsrail bu ırkçı referandumu açıkça destekliyor. Niye? Zaten kendi güdümünde küçük bir İsrail eyaleti oluşturacak, “vadedilmiş topraklar” hayaline “sözde Kürtler’e bağımsızlık veriyoruz” aldatmacasıyla biraz daha yaklaşacak diye.

Diğer Ortadoğu karıştırma uzmanı ülkeler de karşı gibi görünüyor fakat alt taraftan destek veriyorlar. Zaten İsrail’in kurulmasına sebep olan devletlerin ve yapıların, İsrail’in yayılmacı politikasına destek olmaması düşünülemez. 11 Eylül El-Kaide saldırıları bahanesi ile başlayan, Irak, Afganistan ve diğer Müslüman ülkelerin işgalleri ve karıştırılmalarıyla devam eden rezaletleri, DAEŞ’i, El-Kaide’yi, PKK’yı destekleyen güçlerin fesat faaliyetlerini anlatmaya gerek yok sanırım.

Türkiye, İran ve Suriye zaten İsrail güdümündeki sözde bir bağımsız Kürdistan’a, kendi ülkelerinin de karıştırılmasına izin vermezler. Suriye zaten karışık, o yüzden adı duyulmuyor. Fakat birleşik Suriye taraftarı olan hiç kimse bu referandumu desteklemez.

Dünyanın çoğu ülkeleri de dünyadaki zaten yeterince sıkıntıların yanına yeni bir karışıklık da istemedikleri için bu saçma referandumu desteklemiyor.

Dünya bir yana, ben aklı karıştırılan Kürt kardeşlerime şunu belirtmek istiyorum: Kürt ve Türk, et ve tırnak gibi yüzyıllardır, belki binlerce yıldır beraberler. İslam olmadan ne Türk kalır, ne de Kürt. İslam düşmanlarının oyunlarına gelmeyin, kardeşçe ve huzurla yaşama imkânlarınızı yıllardır yok eden sözde Kürt taraftarı gibi görünen PKK, YPG gibi oluşumlara sırtınızı tam dönün. Sözde Türk gibi görünüp, Kürt düşmanlığı yapıp, PKK’nın gelişmesine destek olan hainlerin de ülkemizden temizlendiğini görüyorsunuz. İnşallah daha güzel günler geliyor. Bu güzel günlerde de beraber olalım.

Kuzey Irak’taki kardeşlerimiz de aynı şekilde, İslam düşmanlarının oyunlarına gelmeden, Türkiye’nin dostluğunu kaybetmeden, Irak’ın bütünlüğü içinde huzurlu bir şekilde kendilerini geliştirmeye çalışmalılar. Gerçek dost biziz. Başkalarına aldanmayın. Bunu anlamakta geç kalırsanız hepimiz zarar ederiz fakat siz daha çok kaybedersiniz.

MÜSLÜMANLAR YETERİNCE PARAMPARÇA OLDULAR. BİZE DAHA DA BÖLÜNMEK DEĞİL BİRLEŞMEK YAKIŞIR!

Allah huzurumuzu, birliğimizi bozmasın, daha da güçlendirsin duasıyla…