“GAZETEDEKİ MÜREKKEP KOKUSUNU HİSSETMEK ROMANTİK GELSE DE ARTIK KÂR ETMİYOR”

Basın İlan Kurumu’nun Gebze Darıca’daki Bayramoğlu Tatil Köyü’nde 2-3-4 Ekim 2017 tarihinde yapılan “Resmi İlan Yayınlayan Gazetelerde Çalışan Basın Mensuplarına Yönelik Eğitim Semineri’ne Denizli Gazetesi’nden Haber Koordinatörü Muhammet Karaçay ve Muhasebe Müdürü Filiz Kurt katıldık.

Eğitim seminerinde;

1-Basın İlan Kurumu Yönetmeliğinin resmi ilan yayınına ilişkin uygulama esas ve usulleri,

2-Resmi İlan ve Reklamlar İle Bunları Yayınlayacak Süreli Yayınlar Yönetmeliği,

3-Genel Kurul prensip kararları,

4-Resmi İlan ve Reklamların Elektronik Ortamda Alınıp Dağıtılmasına Dair Yönetmelik, (İLANBİS)

5-Kurum Yönetim Kurulu tarafından kabul edilen Tebliğler,

6-Resmi İlan Fiyat Tarifesi ve resmi ilanların ölçümlenmesi,

7-Resmi ilan istihkaklarının belirlenmesi, kontenjan ve dağıtım tabloları

8-Basın Ahlak Esasları Hakkında 129 sayılı Genel Kurul Kararı,

9-Resmi ilanlara ilişkin muhtelif ihtilaflar konuları uzmanlar tarafından anlatıldı.

Seminerin açılış konuşmasını BİK Genel Müdürü Yakup Karaca yaptı. BİK Genel Müdürü Karaca, “Bütün dünyada devletler, gazetelerini doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi tercih etmiştir. Diğer yandan devletin resmi ilan yayımlatması zorunluluktur. Resmi ilan yayın mecrasının gazeteler olması ise bir tercihtir. Bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir” dedi.

Karaca, “Sektörün içinde doğmuş bir kurum olarak bu çalışmalardan sizleri ayrı tutmak vefasızlık olurdu. Sene sonu itibariyle elektronik deftere ve e-faturaya geçmeyi planlıyoruz. Adeta kağıt kullanmaksızın bu ilişkilerimizi sanal ortamda sürdürmüş olacağız. Bu egzotik olacak biraz, ancak işin rasyonalitesinin olduğunu da kabul etmek lazım. Biz bunlardan bahsederken işin tasarruf boyutunu da dikkate alıyoruz ve ısrarla dile getiriyoruz. Sadece maddiyatta değil, zamanda ve iletişimde de tasarruftan bahsediyoruz.  Bunu bir fırsata dönüştürmek ve süreci en iyi şekilde değerlendirmek istiyoruz. İster dijitalleşme diyelim, ister fiziki ortamda yapılan işlerin sanal ortama alınması diyelim. Her ne kadar bu işleri defacto yapıyor gibi görünsek de resmi yönünün olduğunu kabul etmek gerekir. Dijital mecranın mevzuatla uyumu konusundaki sorunları da karşılaştıkça çözmeye çalışıyoruz. Yönetmeliğimiz bu sürecin belli bir aşamasını temsil ediyor” diye konuştu.

“RESMİ İLAN YAYIMLATMAK PARA BASMAKLA EŞDEĞERDİR”
Para basmadan ticari ve ekonomik hayatın olamayacağına işaret eden Karaca, “Devletler faaliyet ve çalışmalarını, kamuoyuna resmi ilanlar yoluyla duyuruyor. Yaptıklarını bu yolla paylaşıyor. Geçmişte meydanlara asılan panolar veya tellal vasıtasıyla halka ulaşan idareler, etkin kitle iletişi aracı olduğu dönemden itibaren gazeteleri tercih ediyor. Tüm dünyada olduğu gibi Osmanlı döneminden itibaren bizde de öyle. Resmi ilan yayını için gazeteler tercih edilirken, aynı zamanda gazetelerin maddi olarak desteklenmesinin amaçlandığı da bilinen bir gerçek. Bütün dünyada devletler, gazetelerini doğrudan veya dolaylı olarak desteklemeyi tercih etmiştir. Diğer yandan devletin resmi ilan yayımlatması zorunluluktur. Resmi ilan yayın mecrasının gazeteler olması ise bir tercihtir. Bu ikisinin birbirine karıştırılmaması gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

“YEREL GAZETELERİN DİJİTAL DÖNÜŞÜMÜNE GAYRET GÖSTERİYORUZ”

Tarihin her döneminde teknolojik yeniliklerin hükmünü icra ettiğini kaydeden Karaca, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Bu ulusal ölçekte yayın yapan, yerel ölçekte yayın yapan gazetelerimizin sonu anlamına asla gelmiyor. Bu akla ziyan olur. Sizler daha iyi biliyorsunuz; gazetecilik her şeyden önce içerik oluşturma, ve oluşturulan içeriğin en elverişli şekilde hedefe ulaştırılması. Dijital teknoloji yeni imkanlar sunuyor. Maliyetler düşüyor. Gazetelerimizin dayanamamasının en önemli sebebi maddi olarak zorlanmaları. İkincisi; hız ve mekan kavramının ortadan kalkması. Bu avantajlar ortada dururken buna nasıl kayıtsız kalacağız. Gazetedeki mürekkep kokusunu hissetmek romantik gelse de artık kâr etmiyor. Kurum olarak onun içindir ki hem sektörün yapısal sorunlarının çözümü hem de dijital dönüşümünün sağlamasına yönelik yoğun gayret gösteriyoruz. İki konuya ilişkin çözümleri birlikte bulup, süreci kazasız atlatmanın yollarını bulmalıyız.”

“BİK, GELİŞEN, GELİŞTİKÇE KENDİNİ YENİLEYEN BİR KURUM”
Seminerin kapanış konuşmasını yapan Basın İlan Kurumu (BİK) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Mustafa Canbey, “Bu programları yıllardır yapıyoruz. İnşallah memnun kalmışsınız ve kafanızdaki soru işaretleri giderilmiştir. Buradaki eğitimin çalışmalarınızda kolaylıklar sağlayacağına inanıyorum. Sizler varsanız Basın İlan Kurumu var. Siz olduğunuz için işlerimizi daha güzel yapıyoruz. Bizler elimizden geldiği kadar sizlerin haklarını korumaya çalışıyoruz. Eksik ve kusurlarımız elbette olabilir, ama şüpheniz olmasın onları gidermek için de gayret gösteriyoruz. İşlemlerimizi çağın ruhuna uygun hale getiriyoruz. Geçmişten gelenle yetinmiyor, olduğu gibi devam ettirmiyoruz. Gelişen, geliştikçe kendini yenileyen bir kurumuz” diye konuştu.

BİK Genel Müdürü Yarımcısı Canıbey, “Elbette yaptığımız çalışmalardan bahsedince dijitalleşme sürecinin nasıl yürüyeceğine ilişkin soru işaretleri oluşuyor. İnternet gazeteleri tehdit mi ediyor sorusu kafamızı meşgul ediyor. Öngörüler dijitalleşmenin artarak devam edeceği yönünde. Basılı mecraların satış ve reklam gelirlerinde düşmeler var. Dijitalleşmede aksine bir durum söz konusu. Buna karşın ben tabloyu o kadar da karamsar yorumlamıyorum. Gazetesi olmayan internet haber siteleri resmi ilan istiyor. Daha önce buna ilişkin yapılmış çalışmalar var. Hukuki olarak onlar dijital gazete kabul edilmeden, çalışanları basın mensubu sayılmadan bu konuya gelmemiz mümkün değil. Ancak biz bu alanı üzerinde durulması gereken bir konu görüyor ve hazırlıklarımızı yapıyoruz. Mutlaka bununla ilgili çalışmalar yapılacaktır.” Dedi.

“GAZETECİLİĞİN ÖLMESİNE GÖNLÜMÜZ ASLA RAZI OLMAYACAK”
İŞKUR, KOSGEB ve Kalkınma Ajansları ortak projeler yürütüldüğünü belirten Canbey, “Örneğin Yeni Nesil Gazetecilik Eğitimi programımızı beş ilde gerçekleştirdik. Olumlu geri dönüşler aldık. Gazete sahiplerimiz bu konuya ilgi gösterirse o şehirlerimizde de bu eğitim programını hayata geçirmek isteriz. Maliyetlerinizin farkındayız, zorluklarınız var. Basılı mecralar kolay çıkmıyor. O nedenle İŞKUR’un bu desteği önemli. Bu kolaylıklardan yararlanmak gerekir. Basın İlan Kurumu, basın sektöründe faaliyet gösteriyor. Sorunların çözümüne kayıtsız kalmamız mümkün değil. Şundan emin olun gazeteciliğin ölmesine gönlümüz asla razı olmayacak. Özellikle yerel gazetelerimizin ne kadar önemli olduğunu o gün gördük. Vatan söz konusu olduğunda ortak dili kullanabildiklerini, söz konusu vatanda gerisi teferruattır dediklerini gururla takip ettik. O nedenle gazetelerimizin hak ve hukuklarının korunmasını çok önemsiyoruz” diye konuştu.

CEYDA NAZ SAMSA 16 YAŞINI SEVDİKLERİYLE KUTLADI
Kocapınar Köyü Kültür, Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği Yönetim Kurulu üyesi Hüseyin Samsa’nın kızı hemşire adayı Ceyda Naz Samsa, 16 yaşına girdi. Albayrak Mahallesi’ndeki Taşev’de yaş günü kutlaması yapıldı. Geleceğin güler yüzlü hemşiresi Ceyda Naz’a sağlıklı ve başarılarla dolu bir yaşam diliyorum.

HAYDAR AMCAYI SONSUZLUĞA UĞURLADIK
Mehmetçik Mahallesi’nin 25 yıl aralıksız muhtarlığını yapan Sümerbank’tan emekli Haydar Türköz, önceki gün aramızdan ayrıldı. Merhum Haydar Türköz için Fatih Camii’nde cenaze namazı kılındı. Cenaze namazı öncesinde eski KOSGEB Merkez Müdürü Hüseyin Türköz, taziyeleri kabul etti. Cenaze namazına CHP Denizli Milletvekili Kazım Arslan, CHP Parti Meclisi Üyesi Gülizar Biçer Karaca,  CHP Denizli önceki dönem Milletvekili Ali Rıza Ertemur, Mehmetçik Mahallesi Muhtarı Zeynep Dalkıran Çelik, Dokuzkavaklar Mahalle Muhtarı Nihat Urhan ve Bekilliler katıldı. Merhum Haydar Türköz’le iki yıl önce Seferihisar Doğanbey sahilinde sohbet etme fırsatımız olmuştu. Sümerbank Satış Mağazası’nda ve Mahalle muhtarlığı sırasında yaptığı çalışmaları anlatmıştı. “Bu enerji nereden buluyorsun” dediğimde “Bir şeyleri başardığınızı görünce enerjiniz tükenmez” demiş. Upğurlar olsun… Işıklar yoldaşı olsun…    

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 966’NCİ GÜNÜDÜR…
Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin
gelirleri, Denizli’ye kalmıyor. Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen konuklarını Pamukkale ve Loadikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor… Denizlililerin “Pamukkale ve Laodikya’nın Geliri Denizli’de Kalmalıdır” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş, yanıt verene kadar devam edeceğiz…

PAZARTESİ’NİN  SÖZÜ:“Cumhuriyet düşüncede, bilgide, sağlıkta güçlü ve yüksek karakterli koruyucular ister.”

Mustafa Kemal ATATÜRK