HANGİ KİTAP?

Muayenehaneme gelenlerin ya da verdiğim konferanslarda dinleyicilerin tarafıma soru olarak ilettikleri konulardan biri de kitap tavsiyesidir. Özellikle kişisel gelişim kitapları başta olmak üzere psikolojiye ilişkin bir çok kitap için görüşlerim istenmektedir. Tek tek kitap isimleri vererek bu konuda görüşlerimi sunmam çok doğru olmaz. Ancak genel bir çerçeve çizmek açısından aşağıdaki yazacaklarımı sizlerle paylaşabilirim.

Yurt dışı kaynaklı kişisel gelişim kitapları tercüme edilerek dilimize kazandırılsa da bunların içerikleri hiç değilse kültürel anlamda bizlerle uyuşmamaktadır. En basit anlatımla bunların çoğu, batının bireysel kültürü dikkate alınarak yazılmıştır. Oysa bizler bireyci kültür ile toplulukçu kültür arasında bir yerlerde yer alıyoruz. Sadece bu farklılık bile dikkat edilmesini gerektirecek kadar öneme sahiptir. Ayrıca dini bakımdan da farklılıklarımızı dikkate almamız gerekir. “Ne var canım bu kadar  takacak… bütün sorunları  unutun gitsin!” basitliğinden yaşamı sorgulayan anlayışa kadar çok geniş bir perspektifte değerlendirmelerin yer aldığı bu kitapların, kimi zaman amaçlarının tersine sonuçlara neden olduğunu görüyoruz. Çoğu kişisel gelişim kitaplarının hayata, sağ kalma ve haz alma perspektifinden bakıyor olmasını sığ bir yaklaşım olarak görüyorum. Kitap seçiminde yazarın eğitim durumuna ve uzmanlık alanına bakmanızda yarar vardır. Kişisel gelişim kitaplarında alan dışından kişilerin yazdıklarına itibar edilmemelidir.

Bir çok psikoterapide terapi yöntemi olarak kullanılmakta olan bilişsel davranışçı ekoller, kişisel gelişimde de işe yaramaktadır. Hayata, önerdiği bazı farklı bakış açılarıyla alternatifler sunan bu yöntemde, bireylerin kendilerini mutlu birer varlık olarak görebilmeleri daha mümkün olabiliyor.

Şimdi sizlerle bu önermeleri paylaşmak istiyorum:

  • Kişi kendisiyle ilgilenmelidir. Eğer bir başkasının karşısında kendine de değer verirsen bu seni mutlu edecektir. Her birey kendine özel ve özgüdür. Dolayısıyla siz de bir değersiniz.
  • İçinde yaşadığın toplumla ilgilenmelisin. İçinde yaşadığın toplumun değer yargılarına uyacak kadar akıllı davrandığında kendini daha iyi hissedebilirsin. Kimi zaman çatışsan da bir topluma ait olmak sana güven verecektir.
  • Yaşamımızdan biz sorumluyuz.
  • Hayat yanlışları ve hatalarıyla bir bütündür. Hata yapma özgürlüğünü kendine tanıdığında daha az hata yaptığını göreceksin . Bu diğerleri için de geçerlidir.
  • Ön yargılı ve katı olmadığında değişime ayak uydurman ve bazı gerçekleri kabul etmen daha kolay olacaktır. Uyum yaşama atılan bir kancadır.
  • Gelecek belirsizdir. Bu insana tanınmış en önemli ayrıcalıklardan biridir. Belirsizlik (bir ön yargı ile) kötümser bir gelecek falcılığına uyarlandığında kötüdür.
  • Yetenekleriniz ve bilgileriniz doğrultusunda yaşama katılımda bulunun. Meşgul olmak ve üretmek işe yaramanın ilk adımıdır.
  • Kendinizi ve başkalarını olduğu gibi kabul edin. Bir sevgi yaşıyorsanız bunun karşılıksız olmasına özen gösterin. Bu asil bir davranıştır.
  • Risk almaktan korkmayın. Bu başarı  ve üretkenlik için önemli bir aşamadır.
  • Beklentilerinizde ayaklarınız yere bassın. Ulaşılabilir hedefler başarı ve mutluluğu birlikte sunarlar.

 

Bunlar olmazsa olmaz değiller. Ama yapılabildiklerinde gerçekten kişiler yaşamlarındaki insani boyutun daha bir anlam kazandığını fark edeceklerdir. Bunlar yardımcı unsurlardır. Değişimi arzu eden kişiler için tüm bu öneriler bir anlam ifade ederken diğerleri için tamamen gereksiz yaptırımlardır.

Siz nasıl isterseniz öyle değerlendirin…