MÜKELLEF “VERGİMİ VERİYORUM ÜLKEMİ SEVİYORUM” NASIL DER?

Elektronikleşmede geldiği noktayı ayakta alkışladığım başta Maliye Bakanlığımız, Gelir İdaremiz ve mali sistemimiz de bazı noktaları da faydası olur niyetiyle eleştirmek istiyorum. Ülkemizde vergi daireleri, defterdarlıklar, mal müdürlükleri, gelir idaresi başkanlığı ve maliye bakanlığı vergisel iş ve işlemlerin gerçekleştirilmesinde önemli roller üstlenmekte ve vatandaşa hizmet vermektedirler. Buralarda hizmet verilen vatandaşların vergi ödeyen kişiler olduğu yani bir anlamda devlet faaliyetlerinin finansmanını sağladıkları da unutulmamalıdır. Hal böyle olunca para verdikleri hizmetlerin kalitesini de sorgulamaktadırlar. Öncelikle bu hizmet birimleri sözde değil özde “mükellef odaklı” olmalıdırlar. Vergi dairesine giren bir mükellef gördüğü ilgiden bunalmalı çıkarken “ne kadar ilgilendiler, ne güzel bir hizmet aldım” diyebilmelidir. Güler yüzle karşılanmak vergi borcunu ödedikten sonra veznedeki memurun teşekkür ederek örneğin bir kolonya ikram etmesi, hatta daha ileri gidelim, mart nisan gelir kurumlar vergisi ödeme zamanlarında, vergilerini vezneler aracılığıyla ödeyenlere kolonya çikolata tutulması emin olun vergisel pek çok sorunu daha başlamadan çözecektir. Aynen Alman atasözünde ifade edildiği gibi “kişi sevdiğine bir buket çiçek takdim edercesine vergisini verebilmelidir”.

Örneğin, mükellef odaklı vergi idarelerinde artık, iş süreçleri açısından birbirinin takibinde olan birimler aynı katta ve birbirine yakın konuşlandırılmalıdır. Yani bir evrak aynı katta hem incelenmeli, hem imzalanmalı, hem mühürlenmeli vb tüm işler aynı katta hızla halledilebilmelidir. İşe başlama formu vererek mükellefiyet hayatına yeni adım atacak mükellefe sunduğumuz bürokrasi mükellefleri zaman zaman çok zorlamaktadır. İşe başlama formunun ekinde kira kontratı, imza sirküleri, nüfus cüzdanı fotokopisi (nüfus cüzdanının aslını da mutlaka sorarlar, noter onaylı sureti de olsa ille de aslı istenir), varsa muhasebe meslek mensubu ile sözleşmeniz gibi bir sürü evrak istenmektedir. Ertesi gün yada 3-5 gün sonra bir yoklama memuru işyeri adresinize gelip “yoklama tutanağı” tutmaktadır. Bir gün önce evraklarınızı verdiğinizde sizi vergi dairesi hiç uyarmamasına rağmen (ihmal edilebilmektedir) yoklama memuru defterlerinizi tasdik ettirip ettirmediğinizi sorar. Eğer defter tasdikini unutmuş iseniz daha başlangıçta cezalı hale gelmiş olursunuz. Mükellef odaklı yapılarda işe başlama formu veren mükellef bir odaya alınır, kendisine çay ikram edilirken prosedürler ve vergi mevzuatı hakkında kısaca bilgi verilir. Mükellefe anlayıp anlamadığı sorulur daha sonra bu prosedürlere uyulmamışsa ceza kesilir. Bizdeki uygulamada fiili durum ise mükellef her kanunu ve prosedürü biliyor kabul edilir. Oysa vergi mevzuatımız mükelleflerimizin hemen anlayabileceği sadelikte değildir. Üstelik vergi daireleri arasında yapılan işlemlerde, prosedürlerde ve istenen evraklarda da zaman zaman farklılıklar doğabilmektedir.

Mükellef işe başlama formunu verdiğinde defter tasdikinden dolayı ceza yemezse büyük ihtimalle “e-tebligat” şifresi almadığı için 2017 yılı sonuna kadar 1.400,00 TL cezaya muhatap olacaktır. Oysa işe başlama formuna basit bir kutucuk açılarak mükellefe “ E-tebligat, E-beyanname Şifresi almak istiyor musunuz?” diye sorulabilir. Üstelik mükellefi sık sık vergi dairesine çağırmak yerine ertesi gün mükellefin işyerine gidecek olan yoklama memuruna “kapalı zarf içinde” e tebligat şifresi verilerek mükellefe teslim edilebilir. Gerçek anlamda vatandaş odaklı bir vergi idaresinin yapması gereken nasıl olurda mükellefimin iş ve işlemlerini onun için daha kolay bir hale getirebilirim olmalıdır. Ceza kesmek mükellefi daha başlangıç aşamasında maliyeye karşı ön yargılı bir hale getirmektedir.

Yoklama memuru gelir ve yoklama tutanağı tutar dedik ama ufak bir detayı belirtmedik. Mükellef sabahtan akşama kadar işyerinde bulunur şeklinde bir kabullenme de vardır. Yani ertesi gün yoklama memurunun saat kaçta işyerinize gelip yoklama tutacağını bilemezsiniz, bu sebepten işyerinde beklemeniz gerekir. Oysa yeni işyeri açan mükellefin elektrik, su aboneliklerinden işyerinin eksikliklerini gidermeye kadar pek çok iş için dışarı çıkması gerekir. Mükellefe saat 10:00 da geleceğim lütfen işyerinizde olunuz dense –ki artık birçok yerde denilmeye başlanmıştır- belki mükellef o gün pek çok işini halledebilecektir.

Bu satırları sadece şikayet amaçlı yazmıyorum. Hedefim reformcu kişilikli Maliye Bakanımız, reform planları içerisine bu küçük ama mükellef için anlamlı değişiklikleri de almak ister diye düşünüyorum. Mükelleflerin daha iyi bir sisteme kavuşması, ülkemize daha rahat ve seve seve vergi ödenmesi için bir gerekliliktir.