UZLAŞI KÜLTÜRÜ – UZLAŞTIRMA

Ülkemize baktığımızda trafikte, iş hayatında, okulda kaybettiğimiz değerlerin başında Uzlaşı Kültürü gelmektedir. Diğerine saygının olmadığı ve ‘ben’ merkezli bir davranış biçimi ile olaylar giderek büyümekte, mahkeme salonları dolup taşmaktadır.

Geçmiş kültürümüzde de var olan uzlaşı kültürünün uygulaması ak sakallı herkesin sevip saydığı önder kişiler eliyle yapılırken günümüz modern koşullarına uygun hukuksal açıdan kanunlarda yeri olan ‘uzlaştırmacılık’ adında bir yeni meslek doğdu.

Üniversitelerin hukuk fakültesi mezunlarının yanı sıra, üniversitelerin siyasal, iktisadi ve idari bilimler fakültesi mezunlarından, müfredatında en az iki hukuk dersi alan ve uzlaştırmacılık eğitimi alanların başvurabildiği ve Türkiye geneli yapılan sınavdan en az 70 alanlara verilen bir unvan; uzlaştırmacılık.

Uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görenin kanun ve yönetmelikteki usul ve esaslara uygun olarak anlaşmış olmalarına uzlaşma denirken,   uzlaştırma kapsamına giren bir suç nedeniyle başlatılan soruşturma veya kovuşturma sırasında; şüpheli veya sanık ile mağdur, suçtan zarar görenlerin Cumhuriyet savcısı tarafından görevlendirilen tarafsız bir uzlaştırmacı marifetiyle anlaştırılmaları suretiyle, uyuşmazlığın giderilmesi sürecine uzlaştırma deniyor.
Uzlaştırma süreci tarafların kabulüyle başlar, taraflardan biri kabul etmezse süreç işlemez. Taraflar uzlaşma sağlanana kadar bu yöndeki iradelerinden her zaman vazgeçebilirler. Bugün ülkemizde 173 bin 50 dosya uzlaştırma ile sonuçlanmış 42 bin 686 dosyada uzlaştırma başarılamamıştır. Denizli’ye bakacak olursak 2013 yılında 300, 2014 yılında 900, 2015 yılında bin 500, 2016 yılında bin 800, 2017 yılında 4 bin 200 dosya uzlaştırma ile sonuçlanmış. Sayılar uzlaşı kültürüne tekrar alıştığımızı ve uzlaştırmacılık hizmetinin daha doğru bir şekilde verildiğini gösteriyor.

‘Nasıl uzlaşılıyor?’ derseniz,  mağdurun veya suçtan zarar görenin haklarına halef olan üçüncü kişi ya da kişilerin maddi veya manevi zararlarının tamamen ya da kısmen tazmin edilmesi veya eski hale getirilmesi, bir kamu kurumu veya kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluş ile yardıma muhtaç kişi ya da kişilere bağış yapmak gibi edimlerde bulunulması,  mağdur, suçtan zarar gören, bunların gösterecekleri üçüncü şahıs veya bir kamu kurumu ya da kamu yararına hizmet veren özel bir kuruluşun belirli hizmetlerinin geçici süreyle yerine getirilmesi, topluma faydalı birey olmayı sağlayacak bir programa katılımın sağlanması, mağdurdan veya suçtan zarar görenden özür dilenmesi olabilir. Taraflar uzlaştırma süreci sonunda edimsiz olarak da uzlaşabilirler. 
Uzlaştırma kanunu ve uygulaması toplumda tekrar uzlaşı kültürünün oluşmasını sağlıyor ve adliyelerin yükünü büyük oranda azaltıyor. Uzlaştırma ile amaç; bozulan toplum düzeninin düzeltilmesi olduğundan, suçun toplum üzerindeki etkilerinin giderilmesini sağlar, toplum barışına katkı sunar.
Toplumun adalet tecrübesinin artmasına ve sorunların adli birimlere yansımadan toplum içerinde sulh ile çözülmesine katkı sağlar, taraflar arasında sürekli olarak yinelenecek uyuşmazlığın halli ile yeni suçların ve dosyaların önü alınır. Tarafların adalet sistemine olan güvenlerinin artmasını sağlar. Uzlaştırmacıların müzakerelerde edindikleri tecrübe ve becerilerini toplum içerisinde kullanmaları ve paylaşmaları ile uzlaşı kültürünün toplumun geneline yayılmasına katkı sağlar.
 

Uzlaşı kültürünün hayatımızın her alanına uygulanmasını diliyorum.

Doç. Dr. Devrim ALKAYA