ZEYTİNYAĞI ÜZERİNE-4

Son olarak bu konuyu zeytinyağı ile ilgili Türk standartlarını da inceleyerek kapatmak istiyorum.
"Standart" sözcüğü dilimizde "genel kabul edilmiş belirli ölçülere uygun olan" anlamında kullanılmaktaysa da teknik açıdan bu sözcük bir nesne için "onun sahip olması gereken ölçülerin belirlendiği bir şartname"dir. Türkiye'de geçerli olan teknik kuralları, yani Türk standartlarını, 1960 yılında kurulmuş olan ve bugün Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına bağlı Türk Standartları Enstitüsü hazırlamakta, basmakta ve yaymaktadır.

Her konudaki standardın bir numarası vardır ve bu standartlar zaman zaman yenilenir. Zeytinyağıyla ilgili Türk standardının numarası TS 341'dir. İhracat durumunda "zorunlu" standartlardandır.
Son şeklini 2011 yılında almış olan TS 341'in satış fiyatı 45 TL + KDV, yani yakl. 50 TL'dir. Bu standardı da diğer standartlar gibi doğrudan Türk Standartları Enstitüsünden veya illerdeki temsilcilerinden alabilirsiniz.

Yemeklik zeytinyağının muayene ve deney yöntemlerini ise TS 342'de bulabilirsiniz.
Bu standartlarda neler var?
TS 341 zeytinyağının "natürel, rafine ve riviera" gibi sınıflandırmasını ve bunların tariflerini, zeytinyağının fiziksel ve kimyasal özelliklerini, örneğin zeytinyağında hangi asitlerin hangi oranlarda bulunduğu gibi, içerir. Teneke ve şişe ambalajlarının ve ambalaj etiketlerinin nasıl olması gerektiği hakkında bilgiler verir.

Zeytinyağı türlerinin Türkçe adları yanında Fransızca, İngilizce, İtalyanca ve İspanyolca karşılıklarının da bulunmasını şahsen çok ilginç buldum.
TS 342'de muayene ve deney yöntemleri anlatılmakta. Deneyler için numune alma, bağıl yoğunluk tayini, ışığın kırılma indisi tayini, su ve uçucu madde miktarı tayini, çözünmeyen safsızlıkların tayini, iyot sayısı tayini, sabunlaşma sayısı tayini, sabunlaşmayan madde tayini, asit derecesi tayini, peroksit sayısı tayini, sabun miktarı tayini, bellier indisi tayini, yarı kuruyan yağ tayini, pirina yağı tayini, pamuk yağı tayini, çay yağı tayini, susam yağı tayini, mineral yağ aranması ve miktarının tayini, antioksidan deneylerinin nasıl ve hangi standartlara göre yapılacağı belirtilmektedir.
Standartların bağlayıcı tarafı yoktur. Bu yüzden zamanla günün koşullarına ve gelişmelere göre Türk ve bütün diğer ülkelerin standartları yenilenir. Türk standartlarının bazılarının "zorunlu" olması ihraç maddelerinde olası düzensizlikleri önlemek amaçlıdır. Başka ülkelerde bunun için ayrı dış satım kuralları mevcutken Türkiye'de bu amaçlı standartları mecburi hale getirmede Avrupa standartlar birliği (CEN) bizim standart enstitümüzü hatalı bulmuş ve uzun zaman asil üyeliğimizi kabul etmemiştir.

Standartların ihtiyari olmasına rağmen onlara uyulmasında sayısız yararlar vardır. Ürünün üzerinde hangi standarda göre üretildiği yazıldığında onun kontrolünde de kolaylık olduğundan uyulması avantajlıdır, güven verir.

Zeytinyağı konusunu burada noktalarken 2018 yılında ülkemiz üreticilerinin hem zeytinyağı ve hem de diğer bütün konularda başarılı olmasını temenni ederim. 2018, umarım ki herkes için barış dolu olur ve tüm okuyucuların sağlığı (zeytinyağının da desteğiyle) sorunsuz geçer.