UZLAŞTIRMACILAR PASVAK’DA İDİ

Pamukkale Sağlık Eğitim Vakfı’nın bu haftaki konukları uzlaştırma görevlileri idi. Savcı Mustafa Yağız bey ile birlikte gelmişlerdi. Uzlaştırmacılık kurumunun basın vasıtası ile farkındayız, ancak bizzat işin içinde olanlardan dinlemek daha farklı oluyor. Bir örnekle açmaya çalışalım.

Trafikte birisi ile tartışıyorsunuz. Size hakaret ediyor, şikayetçi oluyorsunuz. Şahitleriniz var ve hakaret suçu sabit. Birkaç yıl süren mahkemenin sonunda hakaret eden kişi kamu tarafından suçlu bulunuyor, ancak bu sonucun hakarete uğrayan kişiye bir faydası yok. Fayda sağlamak için ayrıca tazminat davası açmanız gerekiyor. Bu yeni davanın da birkaç yıl sürmesi söz konusu. Bu sürenin sonunda tazminat çıksa bile çok komik bir rakam olması bir tarafa, mahkemelerin bu davalarla oyalanması neticesinde, daha önemli olan, ağır suç ve ceza gerektiren davaların uzaması söz konusu. Tarafların işi gücü kaybı da ilave bir sorun. Bu gerekçelerle uzlaştırma kurumu ihdas edilmiş.

Savcılık mahkemenin açılmasını takiben dosyayı bir uzlaştırmacıya gönderiyor. Uzlaştırmacı daha öncesinde aldığı eğitimlerin ve mesleki tecrübelerin birikimi ile dosyayı inceliyor. Bu mahkemenin sonunda ne çıkabileceğini aşağı yukarı tahmin ediyor. Bu tahmin eşliğinde başta şikayetçi olmak üzere her iki tarafı arıyor. Tam da bu noktada bir güven sorunu ortaya çıkabiliyor. Bu sorunu aşmak için genellikle karakolda buluşmayı teklif ediyorlar. Gerçi dolandırıcılığın türlü çeşit yolları var. Polis ve savcı imiş gibi aramak dolandırıcıların da sık başvurduğu yöntemlerden biri. Tabii dosyadaki ayrıntılar, tarafların kimliği gibi bilgiler güven itimat edilmesini sağlıyor mutlaka.

Uzlaşmanın güzel bir tarafı var. Örneğimize dönecek olursak; trafikte hakarete uğradığını iddia eden kişi ve hakaret ettiğini kabul eden veya şahitlerle sabit olan kişinin “oldu bir kere ne yapalım demek yerine” şikayetçi kişinin isteği doğrultusunda, sanık tarafından Çocuk Esirgeme Kurumu, LÖSEV ve Hayvanları Koruma Derneği gibi kamu yararına çalışan kurumlara bağışta bulunulması, uzlaşmanın sağlanması için kolaylaştırıcı olabiliyor.

Okuyucularımın arasında sözü nereye getireceğimizi anlaşmış olanlar olabilir. Uzlaşmacı arkadaşlar bağış yapılabilecek adres olarak PASVAK’ı da gündemlerine alacaklar. Ve hatta biz onlara görüşmeler için PASVAK’ın salonunu kullanabileceklerini söyledik. Örneğin PASVAK’ın her gün 1200 civarında ihtiyaç sahibine ulaştırdığı üç kap sıcak yemeğin 100’ünü sanık durumundaki kişinin karşılaması uzlaştırmayı kolaylaştıracaktır. Ya da şoförümüzün yanında birkaç gün yemek dağıtmaya çıkmak gibi.. Yani olur a; bir uzlaştırmacı PASVAK’ta buluşalım der ise şaşırmayın.

Bu uygulamanın toplumsal barışın sağlanmasına olan katkısı üzerinde önemle duran Savcı Yağız’dan aldığımız bilgilere göre, Denizli uzlaşmacılar vasıtası ile çözülen problemler açısından Türkiye de ilk on il arasında imiş. 2013 yılında 300 dosya uzlaşma ile sonuçlanırken, 2017 itibari ile 4200 e çıkmış durumda. Öyle ki sulh ceza hukuk mahkemelerinin iş yükü belirgin bir şekilde azalmış. Cezası düşük, ama sayıca oldukça fazla olan bu uzlaşmazlıkların bu yöntemle çözülmesi ve mahkemelerin iş yükünün azalması çok güzel.

Güzel şeyler de oluyor diyeyim ben size…