MÜSLÜMAN YUMUŞAK HUYLUDUR

Şefkat ve merhamet sahibi olan Allah’ın, kullarında en çok görmeyi istediği güzel huyların başında yumuşaklık gelir. Yumuşaklık, şiddet ve sertlikten kaçınarak söz ve davranışlarda nazik olmaktır. Yumuşaklık, öfkenin zıddıdır. Yumuşak huyluluk, insanı güzelleştiren, yücelten ve diğer insanlarla kaynaştıran ahlakî bir fazilettir. Yumuşaklık yani RIFK, Allah’ın yüce sıfatlarından birisidir. Allah, söz ve davranışlarında yumuşak olanı sever.

İnsanlara tesir etmenin, gönüllere girmenin yolu da yumuşak huyluluktur. Bu bakımdan insanları Allah yoluna davet etmekle görevli olan her Müslüman, yumuşak ve nazik olmaya mecburdur. Allah, Kur’an’da şöyle buyuruyor:

“O vakit Allah’tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah'a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.”   (ÂLİ-İMRAN SURESİ - 159. AYET)

Yine Allah’ın Hz Musa (AS) ile Hz Harun (AS)’a olan emri şöyledir: “Firavun’a gidin. Çünkü o, iyiden iyiye azdı. Ona yumuşak söz söyleyin. Belki o, aklını başına alır veya korkar.”   (TÂ-HÂ SURESİ – 43/44. AYETLER)

Demek ki en azgın, en zalim ve en katı insanlara bile yumuşak davranmak, İslamî bir görevdir.

Hz Peygamber (SAV) hadislerinde şöyle buyuruyor:

“Kime yumuşaklıktan nasip verilmişse, hayırdan da nasip verilmiştir. Yumuşaklıktan mahrum kalan kimse ise, hayırdan da mahrum kalmıştır.”

“Allah, bir ev halkının hayrını murat ettiği zaman, onların arasına yumuşaklık verir de güzel geçinirler.”

Görülüyor ki, Müslüman’ın temel huyu yumuşak huylu olmaktır. Ancak yumuşaklığı yerinde kullanmak ta dinimizin emridir. Yumuşak huylu olmak, haklarımızı başkalarına çiğnetmek demek değildir. Kötülükler boyun eğmek te değildir. Aksine, haklarımızı korumak, zillete düşmemektir. İntikam peşinde koşmamak, bağışlamasını bilmek ve insanlara fazilet örneği olmaktır. Allah’ın kanunları çiğnendiği, Allah’ın dinine saldırılar yapıldığı, Allah’ın hükümlerinin yok edilmeye çalışıldığı zaman Müslüman’ın hiddetlenmesi, silkinip ayağa kalkması ve saldırılar karşısında aşılmaz bir dağ olması, imanının gereğidir. Bu hiddetleniş, nefsi ve menfaati için değil, yalnız Allah’ın rızası içindir. Öyle olmalıdır diyor siz kardeşlerimi selamlıyor, Hayırlı Cumalar diliyorum.. Selam ve dua ile…