MÜSLÜMAN TEVAZU SAHİBİDİR

Gönlünde iman saltanatını kuran her Müslüman tevazu sahibidir. Tevazu, Müslüman’ı yücelten ve onun hayatını örnekleştiren en güzel huydur. Tevazu, büyüklerde büyüklük anlamındadır. Küçüklerde ise, küçüklüğün alameti de gurur ve kibirdir. Allah, tevazu sahiplerini hep yüceltmiştir. Kibirlenenleri, böbürlenenleri ise hep yerin dibine batırmıştır. Karun, Nemrut, Firavun ve onlar gibiler hep kibirleri sebebiyle perişan olmuşlardır.

Hz Peygamber (SAV) şöyle buyuruyor:

“Kim Allah için tevazu sahibi olursa, Allah onu yüceltir. Kim de büyüklenirse, Allah onu zelil eder.”

Bu dünyadan nice insanlar gelip geçmiştir. Servetine, güç ve kuvvetine güvenip kibirlenen nice insanlar topraklara serilmiştir. Nice servetler yok olmuş, nice zenginlikler kaybolmuş ve zaman nice zenginlerin belini kırmıştır. Nice koltuk sahipleri koltuklarının altlarından kayıp gidiverdiğini görmüşlerdir. Nice ilim erbabı bildiklerinin yanında bilmediklerinin derya olduğuna şahit olmuşlardır. Öyleyse gururlanmak ve kibirlenmek niyedir?

Allah, Kur’an’da şöyle buyuruyor:“Küçümseyerek insanlardan yüz çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Zira Allah, kendini beğenmiş övünüp duran kimseleri asla sevmez.”  (LOKMAN SURESİ – 18. AYET)

Kibir, imanı kemiren, insanı küçülten kötü bir huydur. Allah’ın verdiği nimetlerle, Allah’ın kullarına karşı kibirlenmek, nefis ve şeytanın insan tarlasına ektiği nifak tohumlarıdır. Müslüman böyle bir tohumu bünyesinde besleyemez. Yüzü asık, burnu havada, kibir ve gururla insanlara yüksekten bakmak, onları küçük görmek, bir Müslüman’ın özelliği değildir. Şeytan kibri sebebiyle Allah’ın huzurundan kovulmuştur.

Müslüman, konuşmasında, giyinmesinde, oturup kalkmasında, yemesinde ve içmesinde daima ölçülü ve mütevazı olmalıdır. İnsanlara karşı daima güler yüzlü, tatlı dilli olmak, onlara nazik davranmak Müslüman olmanın gereğidir.

Müslüman o dur ki, zenginleştikçe mütevazılaşır. İlmî seviyesi yükseldikçe tevazuu artar. İslam’dan nasibini tam alamayanlar ise, paraları çoğaldıkça kibirleri çoğalır, tahsilleri arttıkça gururları artar, makam ve rütbeleri yükseldikçe böbürlenmeye giderler. Allah’ın gönderdiği bütün peygamberler tevazu örneği olmuşlardır.

Hz Peygamber (SAV)’e ümmet olma şerefine eren her Müslüman, mütevazı olmak zorundadır. Tevazu, Müslüman’ın vasfıdır.

Rabbimiz cümlemizi Müslüman olmanın gereğini yerine getiren kullarından eylesin diyor, Hayırlı Cumalar diliyorum…  selam ve dua ile…