SİYASİ PARTİLER

 

Ülkemizin siyasi partileri yasa ve hem de menfaatleri gereği her il ve ilçede teşkilatlanmak zorundadır. İl, ilçe başkanlıkları ve onların yönetim kurulları bunlardan en azıdır. Kurabilirlerse gençlik, kadın, yardımlaşma, çevre ve diğer kollar ve kurullar o partinin halka uzanmasını sağlar.

Bazı yörelerde ve bazı zamanlarda bu kurulların faaliyetleri bizlerce de fark edilir, duyulur ve basında okunur.

Bu kurullardan -galiba- en önemlisi "ilçe yönetim kurulu"dur. İlçemizde bu kurullardan bazı partilerin ilçe yönetim kurulu başkanlarını da tanımaktayız.

Merak edenler de zaten şehir merkezlerindeki parti binalarına rahatça girip onlarla tanışabilir ve bilgi edinebilir.

İlçe yönetim kurulu başkanları parti üyelerinin ilçe kongrelerinde seçtiği kişilerdir. Başkan yardımcıları ve yönetim kurulları vardır.

Bunlar devlet memuru değillerdir. Hatta bazı istisnalar dışında devlet memuru da olmamaları gerekir. Yasaya göre üniversite öğretim üyelerinin siyasi partilere üye olma hakları mevcuttur, onlar parti yönetimine katılabilirler. Diğer devlet memurları örneğin kaymakam, milli eğitim müdürü, tapu ve kadastro müdürü, karayolları şefi, öğretmen gibi devlet memurlarının siyasi partilere üye olmaları ve oralarda bir siyasi amaca yönelik çalışmalar yapması kanunen yasaktır. Bu yasağa uyulma oranı hakkında toplumda değişik görüşlerin olduğunu da biliyoruz.

Merak ettim, bir iktidar partisinin veya muhalefetteki bir siyasi partinin ilçe başkanı ne yapar, ona parti tüzüğünün verdiği görevler nelerdir? Topluma yararlı kişiler midir bunlar, yoksa sadece partilerinin birer maşaları mıdırlar?

Siyasi partilerimizin tüzüklerini internette bulmak ve okumak kolay. Ben de bunlardan bazılarını okudum. Genelde birbirlerinin yazılı olarak pek farkı yok. Uygulamada da farklılıkları yok. Farklı tarafı işin, yazılı tüzükle icraat arasında belirgin aynı düşüncelerin olmayışıdır.

Bir tüzükte ilçe yönetim kurulunun görevleri hakkında şunu okuyorum:

"İlçedeki ekonomik, sosyal ve siyasal olaylarla ilgili bilgileri toplayıp değerlendirir ve üst yönetim birimlerine bildirir."

"Gerekli gördüğü konularda araştırma, inceleme ve değerlendirme yapmak üzere uzmanların ve üyelerin katılacağı çalışmaları programlayarak gerçekleştirir." vs

Eminim ki diğer parti tüzüklerinde de benzer ifadeler olmalı. Özellikle iktidar partisinin ve TBMM'de temsil edilen diğer partilerinin ilçe temsilcilikleri tüzüklerindeki görevlerini yapmalarında sayısız yarar vardır.

Tabii ki görevleri arasında "...parti üst yönetiminin vereceği görevleri yapar." da var. Ama bir ilçe başkanı görevini sadece denileni yapmakla sınırlı tutarsa, ki çoğunlukla öyle oluyor, demokrasimizin işlemesi zorlaşır.

Siyasi partilerimiz ilçe başkanlarını eğitmeli ve sorumluluklarını gerçekleştirebilecekleri seviyelere getirmelidirler. Yetkilerini bazı kişisel çıkar uğruna heba etmemelidirler.

Bir ilçede devletin çarkları dönme sıkıntısı çekiyorsa, örneğin tarım danışmanı olarak atanan on Bin tarım danışmanından istenen verim alınamıyorsa, onlar araziye çıkmayıp, köylüyle temas kurmayıp klimalı tarım ilçe müdürlükleri odalarından çıkmıyorsa bunu merkezdeki ilgili bakanlıkların bilmesi lazımdır. Büyük paralarla ve beklentilerle yapılan tarımsal sulama suyu sistemlerine kanalizasyon suları yeterli arıtmadan geçmeden katılıyorsa ve en temiz tarlalara en kirli ve tehlikeli atıklar salınıyorsa, kirlilikten damlama boruları tıkanıyorsa, hayvanlara bile o sular verilemiyorsa ve örneğin kaymakamlık duruma duyarsız kalıyorsa iktidar veya muhalefetin ilçe başkanlarında alarm zillerini çalmalıdır. Canlı ve demokratik devlet unsurlarından beklenen esasen bunlar olmalıdır.

Tarım kesiminde tarımın sorunları, turizm sektöründe onun sorunları, çevre ve eğitim sorunları ülkemizde ve özellikle kırsal kesimlerde o denli büyük ki Ankara'da hatta il merkezindeki sorumluların bunları bilmeleri mümkün olmayabiliyor, onların öncelikleri de bazen farklı olabiliyor.

İktidar "benim tencerem kara değil" diyor ve suskunsa muhalefetin işte burada görevi başlamalıdır.