TEK KAMU HESABI ve OCAK BÜTÇE FAZLASI

Tek Kamu Hesabı, devletin tüm gelir ve giderleri, tahsilat ve harcamalarının mümkün olduğunca bir hesapta toplanmaya çalışıldığı bir havuz sistemi olarak tanımlanabilir. Neden bu sistem? Temel nedeni, giderlerin daha dikkatli takip edilebilecek ve tasarruf sağlanabilecek olmasıdır. Hazine, 113 devlet üniversitesi ile YÖK, ÖSYM, TÜBİTAK, DSİ, ÖİB gibi kurumlardan oluşan 45 kurumun hesaplarını tek bir hesap altında toplanarak tasarruf yapma imkanına kavuşacaktır. Üst kurullar ve yerel yönetimlerin tabi olmayacağı bu sistemde kamunun nakit kaynaklarının daha koordineli bir şekilde kullanılması planlanmaktadır. TBMM’ye sunulan kanun tasarısında “Tek hazine kurumlar hesabı: Kamu idarelerinin mali kaynaklarının bütçenin gelir ve gider hesapları ile ilişkilendirilmeksizin karşılığı Hazineden alacak kaydedilmek üzere toplandığı ve Müsteşarlık tarafından yönetilen hesabı” olarak tanımlanmıştır. Neden şimdi tek kamu hesabı? diye soracak olursak; 5018 sayılı kanunla daha fazla üzerinde durulup taviz verilmeden uygulanmaya çalışılan mali disiplin, hem ülkemizin hem dünyanın yaşadığı nakit problemleri, zaman zaman yaşanan siyasi hareketlenmelerin ekonomiye yansımaları sonucu oluşan dönemsel krizler ve oluşturduğu muhtemel etkiler ve özellikle Afrin operasyonu nedeniyle oluşan ek kamu harcama ihtiyacı, yani savunma harcamaları için gereken kaynak şeklinde özetleyebiliriz.

                2018 Ocak ayı bütçe rakamları açıklandı ve beklendiği üzere fazla verdik. Ocak ayında genellikle ödeneklerin tamamının serbest bırakılmıyor olması nedeniyle bütçe fazlası verilmektedir. Bilindiği üzere 2018 yılı merkezi yönetim bütçesi toplam ödenekleri 762 milyar 753 milyon iken ocakta 56 milyar 531 milyon TL gider gerçekleşmiştir. 2017 yılı ocak ayında 11,4 milyar TL fazla veren bütçe 2018 Ocak ayında yine fazla vermiş ama rakam 1,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ocak ayında verilen fazlanın geçen yıla göre ciddi oranda azalmış olması özellikle dış güvenlik riskleri nedeniyle savunma harcamalarının artışından ve doğal olarak borç faizlerinden kaynaklanmaktadır. 2017 Ocak ayı faiz dışı bütçe fazlası 18 milyar TL iken 2018 Ocak ayı faiz dışı bütçe fazlası ise 7,7 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

                2018 Ocak ayında vergi gelirleri bir önceki yıla göre yüzde 7,4 oranında artış göstermiştir. Vergi Gelirleri tahsilatı 51 milyar 996 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.  Vergi gelirleri içerisinde gelir vergisi, kurumlar vergisi, motorlu taşıtlar vergisi, petrol ve doğalgaz ürünleri ile motorlu taşıtlardan alınan ÖTV ile harç gelirleri ekonomideki gelişmeye paralel olarak yüksek artış kaydettiği görülmektedir. Hükümetimiz vergi gelirlerini arttırma yönünde çabalar içerisine girmiş olup özellikle motorlu taşıtlar vergisine %23 oranında zam yapmıştır. Özel tüketim vergisindeki tahsilat artışı da yine dikkat çekmektedir.

                TBMM plan bütçe komisyonunda görüşülen torba yasa tasarısının geçmesi durumunda 17 Milyar TL ek yük getireceği düşünülmektedir. Elbette her ek kamu harcaması kamu ekonomisi için yüktür. Fakat zorunlu hallerde devlet erkinin bu harcamaların üstesinden gelmekten başka seçeneği yoktur. Tek Kamu Hesabının israfı önleyici, tasarruf ettirici, kamu harcamalarında verimliliği artırıcı yönünün sağlanması ve vergi gayretindeki yukarıdaki performansın ve hatta fazlasının devam ettirilebilmesi durumunda absorbe edilebilecek bir rakamdır.

                Bütün bu değerlendirmeler ışığında Maliye Bakanlığı’nın 2018 yılı ocak ayında mali disiplini koruduğu söylenebilir. Bütçenin fazla verir yapısının mümkün olduğunca uzun süre korunmasında ciddi yarar bulunmaktadır. Ekonomimizin kırılgan yapısı ve riskleri şimdilik bunu gerektirmektedir.