BÜYÜK SEVAPLARA NAİL OLABİLMEK…

Bir gün, Peygamber [Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz ile oturmakta olan Hazreti Ebu Bekir [Radıyallahu Anh] Efendimize müşriklerden biri sataşır, ağır sözler söylemeye kalkışır. Hazreti Ebu Bekir [Radıyallahu Anh] Efendimiz, Peygamberimizin huzurunda ona olan sonsuz hürmeti sebebiyle mukabelede bulunmaz, susar, sabreder. Fakat karşıdaki densiz herif, işi uzatıp uzatıp duruyor. Bunun üzerine Hazreti Ebu Bekir [Radıyallahu Anh] Efendimiz, karşısında bulunan edep mahrumu bu adama haklı ve makbul birkaç söz söylemeye kalkışınca Hazreti Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimiz, derhal yerinden kalkıp oradan uzaklaşmaya başlar.

Bu durum üzerine Hazreti Ebu Bekir [Radıyallahu Anh] Efendimiz, anında, o adamı ve tatsız münakaşayı bırakıp Resulullah [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] Efendimizin ardından yetişir ve özür diler:

“Anam ve babam sana feda olsun ey Allah’ın Resulü, haklı olduğumu sanıyordum, bir hata mı işledim, size karşı edeb dışı bir harekette mi bulundum, sizi kırdım mı acaba?” diye sorar. Bunun üzerine Efendimiz [Sallallahu Aleyhi ve Sellem] o zaman şu açıklamayı yapar: Ey Ebu Bekir! Münakaşanın başlangıcında senin yanında bir melek vardı; o kötü adamın sözlerine o cevap veriyor, sana yapılan hakaret ve tecavüzü o reddedip, seni manen müdafaa ediyordu. Ama sen kendin cevap vermeye başlar başlamaz şeytan ortaya çıktı, aranıza geldi. Ben ise bir peygamber olarak, aynı mekânda şeytan ile beraber oturacak kişi değilim. Onun için yerimden kalkıp orayı terk ettim.

 Ey Ebu Bekir şu üç şey haktır (muhakkak olur):
1-Hiçbir kul yoktur ki herhangi bir zulme veya haksızlığa maruz kalsın, ama aziz ve celil olan Allah için sabretsin, karşılık vermekten vazgeçsin de Allah, bu hareketine mükâfat olarak onu ilahî yardımı ile aziz ve galip etmesin. (Yani: Allah muhakkak ona yardım eder, onu aziz ve galip kılar.)

2-Hiçbir adam yoktur ki akraba ve dostlarına, yakınlık ve muhabbet için hediye verme kapısını ve yolunu açsın da Allah onun mal varlığını çoğaltıp arttırmasın. (Yani: Muhakkak öyle iyi niyetli cömertlerin malını arttırır.)

3-Hiçbir adam yoktur ki mal biriktirmek ve çoğaltmak hırsıyla dilenme kapısını açıp o yola gitsin de Allah onun fakirliğini ve sıkışıklığını arttırmasın. (Yani: Allah, mal hırsıyla dilenenin mutlaka fakirliğini arttırır.)

O halde, muhterem kardeşlerim! Siz de tartışma, çekişme ve münakaşalardan haklı bile olsanız kaçının. Kaçının ki hem aile hayatında hem de ahiret hayatında mutlu olur, büyük sevaplara nail olursunuz. Hayırlı Cumalar dileklerimle..

Selam ve dua ile…