MAHALLENİN GÜZEL KIZI; “DENİZLİ”

ANKARA’DA DENİZLİ ZİRVESİ SES GETİRDİ
Denizli Platformu ile Denizlim Kültür ve Dayanışma Derneğinin Ankara’da 17 Şubat’ta gerçekleştirdiği “Denizli Vizyon Başkent Buluşması” organizasyonu büyük ilgi gördü. Ankara’da yaşayan Denizlili üst düzey yönetici ve bürokratları Denizli’den gelen hemşerileri ile buluşturan organizasyona Bakan Zeybekci ile Denizli’den çok sayıda belediye ve dernek başkanı da katıldı. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Denizli Ticaret Odası Başkanı ve Denizli Platformu dönem sözcüsü Uğur Erdoğan ile Ankara Denizlim Derneği Başkanı Hasan Oymak’ın öncülük ettiği “Başkent Buluşması” büyük yankı gördü ve Denizli için de önemli mesajların verildiği bir organizasyon oldu.

BAKAN ZEYBEKCİ İÇİN İLK ÖNCELİK YİNE DENİZLİ’YDİ 
“Denizli Vizyon, Başkent Buluşması’nın” baş konuğu ise Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci idi. Zirvede Bakan Zeybekci dışında Denizlili 3 Bakan Yardımcısı; Bilal Uçar, Ahmet Yıldız, Mehmet Karabay da vardı. Yüksek Yargı ve Bürokrasinin çeşitli kademelerinde görev yapan Denizlili isimlerin de katıldığı geceye Bakan Zeybekci’nin konuşması damga vurdu. Bu arada Nihat Zeybekci; Denizli’den gelen yeğeni Avukat Haluk Değirmenci ile aynı masada oturan MGK Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu’na da konuşmasında özel bir selam gönderdi. (MGK Genel Sekreteri Seyfullah Hacımüftüoğlu, eski Serinhisar Kaymakamı ve Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Haluk Değirmenci’nin öz dayısı) Kısacası son yılların en hareketli Denizli Zirvelerinden birinin yaşandığı buluşmada, Bakan Zeybekci için yine birinci öncelik “Mahallenin Güzel Kızı Denizli” idi.


KIZIM EKİN EVLENİYOR,  HEM DE 8 MART’TA
Kadını en güzel şiirler anlatır, der şairler.. Bu şairler arasında bir seçme yapmak gerekirse “kadını, sevdayı, aşkı, anayı, kız kardeşi ve eşi” en iyi anlatan mısraları Nazım Hikmet ve Cemal Süreyya yazmıştır bence ve çoğuna göre..

“Kimi der ki kadın Uzun kış gecelerinde yatmak içindir?/ Kimi der ki kadın; uzun kış gecelerinde yatmak içindir/ Kimi der ki kadın Yeşil bir harman yerinde, dokuz zilli köçek gibi oynatmak içindir/ Kimi der ki ayalimdir/ Boynumda taşıdığım vebalimdir/ Kimi der ki hamur yoğuran. Kimi der ki çocuk doğuran/ Ne o, ne bu, ne döşek, ne köçek, ne ayal, ne vebal/ O benim kollarım, bacaklarım, başımdır/ Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, Hayat arkadaşımdır..” (Nazım Hikmet Ran)

“bir kadını ortadan ikiye böl… yarısı annedir, yarısı çocuk, yarısı sevgili yarısı aşk... duyanlar bunu bilmez, görenler anlamaz bunu! yarısı rivayettir, yarısı gece..” (Cemal Süreyya)

Benim de bitanecik kızım, Ekin’im evleniyor. Bunun telaşını yaşıyoruz 3-4 aydır. Daha doğduğu gün hemen dün gibi. Oğlan olursa adını “Ahmet Arif”, kız olursa “Ekim” koyalım diye tutturduğum günler o kadar yakın ki..

Evet, benim de kızım evleniyor.. (Babalar için bunu söylemek o kadar zordur ki..) Hem de 8 Mart’ta.. Yani Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde.. Hem de buradan 12.245 kilometre uzakta (uçakla 17 saatlik mesafede) Buenos Aires’de.. Bizim kızın, Ekin Kaya’nın anne babası; Serap-Mustafa Kaya, damat Ali Natour’un annesi babası ise; Şule-Mohamed Faruk Natour.. Dilci olan kızım 3-4 dil konuşan bir aileden damat alınca “nikah ve nikah daveti işleri” de böyle oluyor olsa gerek. Ne diyeyim; “ben biricik kızımı evlendiriyorum, tanıdığımız herkes davetli..”