HIDRELLEZ-PASKALYA-NEVRUZ

Bizim kentli gençlerin adını duymuş olduklarını ama ne olduğunu pek anlayamadıkları "hıdrellez" eskiden bizim buralarda yani Ege ve Marmara Bölgelerinin kırsal kesimlerinde uyguladığımız bir gelenekti.

Denizli'nin Yörükleri yerleşik düzene Çanakkale'nin Yörüklerinden çok daha eski tarihlerde geçtikleri için Denizli köylerinde Hıdrellez de tarihe karışmış durumda. Onlar Hıdrellezi bir nevi kaybetmiş durumdalar.

Çanakkale Yörüklerinde göçebelik devri sona erdireli henüz çok olmadı. Daha 100 yıl bile olmadı. Cumhuriyet döneminden daha eski olmamalı. Eski kökleşmiş geleneklerin yok olması daha uzun süreler gerektiriyor. Ayvacık panayırında folklorik giysilerini taşıyan Yörük kadınları ve kızları hiç de az değil.

Yine aynı panayırda Türkmen kadınları da giysilerinden ayırt etmek kolaydır. Çanakkale'nin Yörükleri Sünni, Türkmenleri de Alevidir. Baharın yaklaşmasıyla Yörüklerimiz 6 Mayısta Hıdrellezi, Türkmenlerimiz de 21 Martta Nevruzu kutlarlar. Bu tarihler miladi takvimde de değişmez, hep aynı tarihe gelirler.

Buna karşılık Hıristiyanların bahar bayramı olan Paskalyanın tarihi her sene değişir. 21 Marttan sonraki dolunayı takip eden ilk Pazar günü Paskalya günüdür. Katolik ve Protestanlarda Pazar ve Pazartesi olarak iki gün kutlanır. Ona dini kılıf da geçirildiği için kilise ayinleriyle kutlanır ve resmen tatildir. Paskalya 22 Mart ile 25 Nisan arasında seneden seneye gider gelir.

Bu üç bahar bayramı da başlangıçta esasen ne Müslümanlıkla ve ne de Hıristiyanlıkla alakalıdır. Bunlar Hıristiyanlık ve Müslümanlık öncesi geleneklerdir. Hatta kutlanmalarında bazı gayrı Müslim ve gayri Hıristiyanlık unsurlar taşırlar. Onlar ateşe taptığımız dönemlerin yadigarıdır.

Paskalya ve Nevruzda rengarenk boyalı yumurta tokuşturması Orta Asya Türklerinde, Azerbaycan'da halen mevcuttur.

Müslümanlık öncesi uyguladığımız takvim seneyi sadece ikiye bölüyordu: Kasım ve Hızır. Eski Kasım günleri miladi takvimimizin 8 Kasım günü başlar ve 179 gün sonra 5 Mayısta sona erer. Şubatın 29 gün olduğu seneler Kasım günleri de bir gün fazla olur ve 180 gün çeker. Hızır günleri de 6 Mayısta başlar ve 7 Kasıma kadar 186 gün devam eder.

6 Mayıs Hıdrellez Bayramıdır. Bahar bayramı olarak tatil olma niteliği kazandıramadık. Batı dünyasının Bahar bayramına biz de katıldık ve 1 Mayısı tercih ettik.

Baharın gelişi, ağır kış şartlarından kurtuluşu sindire sindire özümsemek için kademe kademe anılır. Ön kutlamalar sadece Nevruz ve Paskalyayla kalmaz: Birinci, ikinci ve üçüncü Cemreler de vardır. Kasım Günlerinin yaklaşık 100. günü birinci cemre havaya, ondan bir hafta sonra ikinci cemre suya ve nihayet bir hafta sonra da üçüncü cemre toprağa düşer.

Bu cemrelerin de eski tarihlerde herhangi bir şekilde anıldığını var sayabiliriz.

Doğaya yakın yaşayan insanlar için ilkbahar o derece önemliydi ve kırsalımızda hala o derce önemli. Koyunları ve keçileri olan göçerlerin hayvanlarını kışlalardan "nihayet" çıkarabildikleri ve otlatabildikleri dönem nasıl önemli olmaz ki?

Akkoyunlular, Karakoyunlular, Sarıkeçililer, Karakeçililer... Bunlar size bir şey ifade ediyor mu?

Etmeli ama! Bu insanlar Osmanlı öncesi kavimler değil, bunlar Anadolu'muzda elan yaşamaktalar. 800-1000 sene öncesine göre elbette kısmen değişik bir hayat sürmekteler ama varlar. Biz "sosyoloji" ilmini ilim olarak kabullenebilmiş ve gereken önemi göstermiş olsaydık onların varlığını daha iyi bilirdik.

Onları tarihin derinliklerine gömdükten sonra yeni nesillerimiz Batılıların kitaplarında onlar hakkında bilgi edinebilirler.