NİÇİN BİRLİKTE YAŞAMAK ZORUNDAYIZ..

   Birlikte yaşamak insanlar için bir mecburiyettir. Aynı güneşi, aynı dünyayı, aynı atmosferi paylaşmaktan başka çaresi yok insanoğlunun.
   Daha yakından bakacak olursak şöyle diyebiliriz: Köyler, kasabalar, şehirler kurup bir arada yaşamak insan fıtratının bir gereğidir.
    Diğer insanlarla ilişki içinde olmadan yalnız başına yaşamak mümkün değildir. Mümkün olmayanı istemek ise mutsuzluk getirir.
   Cemiyet halindeki insanlar, farkında olarak veya olmayarak birbirlerine hizmet ederler. Sanat, ticaret, ziraat gibi bir işi meslek edinen kişi, çalıştığı alanda diğer insanların ihtiyaçlarını da giderir. Böylece herkes, öncelikle kendisi ve ailesi için çalışsa bile, neticede bütün topluma hizmet etmiş olur.
   Tek başına eğlenmek mümkün değildir. İnsanlar birlikte iken oynayıp kahkaha atabilirler. Yalnız kişi yeterince mutlu olamaz.
   Bir makaleyi bir kişi yazar; ancak bir gazetenin bütün yazılarını bir kişi yazamaz. Bir kitabı da bir kişi yazabilir; ama geniş çaplı bir ansiklopediyi tamamlamak için yüzlerce yazara ihtiyaç vardır.

   Yararlandığımız her kolaylık, bir başka insanın emeğiyle ortaya çıkmaktadır. Yaşama düzenimizin aksamaması için fabrikalar, fırınlar, lokantalar, arabalar, uçaklar, santraller ve kitle iletişim araçları durmadan çalışmaktadır. Çalışan sadece aletler, araçlar, eşyalar değil; aynı zamanda eller, gözler, beyinler ve neticede insandır.

   Şehirler giderek büyüyor; insanlar birbirlerine daha çok yakınlaşıyor. Aynı yolu, aynı caddeyi, aynı sokağı kullandıkları gibi; apartmanlaşma ile birlikte aynı asansörü, aynı merdiveni de kullanıyorlar artık.
   İnsanlar, birlikte olmak zorundalar. Birlikte kurdukları medeniyeti, birlikte geliştirip yaşatmaktan başka çareleri yok. Eğlenmek, mutlu olmak ve üzüntülerini paylaşıp azaltmak için, birlikte olmaktan başka çıkar yolları yok.
   Kısacası, insana ait olan ve insan için gereken her şeyi paylaşmak kaçınılmaz bir mecburiyet olduğu gibi; başarının, mutluluğun ve kaliteli üretimin yolu da hep bu paylaşımdan geçmektedir.
   O halde birbirlerinden kaçan insanların, ne gibi haklı gerekçeleri olabilir? yalnızlığı tercih etmenin ve bu yanlış tercihten dolayı bencil duyguların kıskacına girmenin kime ne faydası olabilir?
   Bütün şartlar insanları paylaşmaya, yardımlaşmaya ve birbirlerini sevip saymaya sevk ediyor.
   O halde bizde  bencillik yerine; paylaşmayı, yardımlaşmayı ve sevmeyi tercih edelim.
   Sahip olma hazzını ihtirasla karıştıranlar asla mutlu olamazlar.
    Hayırlı Cumalar..  Selam ve dua ile…