16 MART ÖĞRETMEN OKULLARI GÜNÜ

Her toplum, kendine yeni bir insan tipi oluşturmak istediği için eğitim-öğretim ilkeleri ve öğretmen yetiştirme sorunu çağlara, dönemlere göre değişmiştir. 16 Mart öğretmen okulları gününü anlamak için Selçuklular döneminden günümüze uzanan tarihsel geçmişi kısaca değinelim.

Selçuklular döneminde (1040–1243) öğretim ilkeleri: Öğretim ve bilim dili Arapça, yazın dili Farsça’dır. İman-ı Gazali’nin inanca dayalı görüşleri egemendir. Öğretim yöntemi, ezbere ve nakilciliğe dayanır. Ahilik örgütünde dinsel eğitimle birlikte, mesleğe ve işe yönelik eğitim de vardır.

***

Osmanlı Tanzimat döneminde (1839–1908) Batılıların dayatması ve ikinci Mahmut’un çabalarıyla eğitimde yenilikler başlamıştır. 16 Mart 1848’de erkek öğretmen okulu (Darülmuallimin) rüştiyelere (ortaokul) öğretmen yetiştirmek için açıldı.1868’de ilkokul öğretmen okulu (Darulmuhallimin-i iptidai (Sübyan)),1870’de kız öğretmen okulları (Darülmuhallimat), 1872’de, 2 yıllık liseler olan idadiler, 1880’de Yüksek öğretmen okulları (Darülmuhallim-i Aliye) açıldı. Bu okullar nitelikli öğretmen yetiştiremedi. Çünkü ülkemizin yetişmiş eğitimcisi yoktu. Fransız eğitim sisteminden kopya ediliyordu. 1869’da çıkarılan Maarif-i Umumiye Nizamnamesi Fransız eğitim yasasının birebir çevirisiydi. Ülkemizin toplumsal-kültürel yapısı hiç analiz edilmeden tepeden inmeci, kopyacı, çevirici projelerle eğitim sistemi yürütülüyordu.

 

***

Öğretmen okulları gerçek kimliğini 1908 II. Meşrutiyet sonrası yapılan ‘Öğretmen Okulu Reformuyla’ kavuştu. Bu nedenle bizler, Türkiye Öğretmen Örgütlenmesinin gerçek tarihini o dönemde kurulan Encümen-i Muhallimle başladığına söyleriz. Öğretmen okullarına eğitim-bilim ilkelerine uygun derslerin konulması, devletin öğretmen yetiştirme politikasının belirlenmesiyle önemli bir adım atılmıştır. Yetişmiş kendi eğitimcilerimizden yararlanılmıştır. İstanbul erkek öğretmen okulu müdürlüğüne olağan üstü yetkilerle atanan Satı Bey (1880–1968) yurt içinde ve yurt dışında yetişmiş ya da kendini yetiştirmiş çağdaş öğretmenleri görevlendirdi. İlk kez (Uygulama ilkokulu) kurdu. İstanbul erkek öğretmen okulu, İzmir, Bursa, Adana, Eskişehir v.b. öğretmen okulları mezunları Anadolu’ya dağılarak, Cumhuriyet dönemi sayıları az ama gerçek eğitimci öğretmen kadrolarının alt yapısını oluşturdular. Örneğin. İ.H. Baltacıoğlu, Faik Sabri Duran, Muhallim Cevdet, Hamdullah Suphi, Tevfik Fikret.

 

***

Cumhuriyet Dönemi 1923 yılında toplanan I. Heyet-i Milliye, Milli Eğitimin temel ilkelerini saptamış, Öğretmen yetiştirme konusunda aydınlatıcı düşünceler ortaya koymuştur. Öğretmen okulları düzenlenirken, öğretmenliğin statüsü ve öğretmen okulları hakkında temel kurallar getirmiştir. Yeni okul ilkeleri eğitim-üretim ilişkisini temel alan eğitimciler yetiştirilecekti. Böylece eğitim-öğretim çağdaş boyutlu bir yörüngeye girecekti. Bu amaçla ortaöğretime öğretmen yetiştirmek için; 1926’da Gazi Eğitim Enstitüsü, 1944’de Necati Eğitim Enstitüsü, İstanbul, Bursa v.b. açıldı. 1940’da Anadolu’nun 21 yerinde Köy Enstitüleri kuruldu. Bu proje Anadolu köyünün özgün yapısına uygun, iş içinde, yaparak-yaşayarak öğrenme ilkesiyle, ezberci olmayan öğrenme yollarını açmıştır. Köy Enstitüleri dönemin politik hesaplaşmalara kurban edildi. 1973’de ilk öğretmen okulları, öğretmen liselerine dönüştürüldü. 1980-1981’de Öğretmen yetiştirme sorunu üniversitelere havale edildi. Öğretmen yetiştirmede temel unsur şudur. Hangi programı, hangi teknolojiyi uygularsanız uygulayın öğretmen adayında bir heyecan, bir coşku, bir ideal yaratmadıkça, karar alma süreçlerinde öğretmeni işin içine katmadıkça yapılan değişiklikler ölü doğar, ruhsuz olur.

***

Bugün ki eğitim sisteminde muhafazakâr bir iklim yaratılmak isteniyor. Bu durum toplumu ileriye değil, geriye götürür. Eğitim toplumun ve ülkenin geleceğine olan yatırımdır. Sonuçları geç ortaya çıkar, meyvelerini geç verir. Öğretmen yetiştirme sorunu eğitimimizin en önemli sorunu olmaya devam etmektedir.

16 Mart Öğretmen Okulları günü kutlu olsun…