DEİZM

Ülkemizde de diğer batı ülkelerinde olduğu gibi zaman zaman bazı moda akımlar özellikle gençler arasında gündeme geliyor. Bu tür hareketleri hiç yadırgamamak lazım. Gençlerin yaşam deneyimleri henüz biz geçkinlerinki kadar olgunlaşmamış ve enerjileri de daha fazla oluyor. Kafalarındaki soru işaretlerine de bizlerce tatmin edici yanıtlar verilemiyor.

Kastettiğim güncel konu "deizm"dir.

Basında benim de gözüme çarpmıştı bu deyim. Bir dostum dedi ki, imam hatip liselerinde deizm çok revaçtaymış. Şaşırıp kaldım. Kendi okuduklarımı pek dikkate almamıştım ama şimdi durum şayet böyleyse bir durmak ve antenleri açmak gerekiyor.

Özellikle şu sıralar İHL daha bir ön plana çıkarılma gayreti içindeyken ve gençlerin "ıslahı" dini eğitimin artırılmasında umulurken bazılarının deizme yönelmesi bu silahın sanki geri tepmesi gibi bir şey.

Okullarda peygamberimizin hayatı seçmeli ders olarak gündemdeyken bir "peygambersiz din" savını yüceleştiren deizmin rağbete konması gerçekten de istenen bir gelişme olmamalı.

Türk Dil Kurumunun sözlüğüne bakıyorum. "Deizm" için diyor ki: Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahiyi reddeden görüş.

Benim yaşadığım ortamda eğer biri "deistim" diye ortaya çıksa hemen kafirlikle suçlanacağını bilir.

İddialar veya tespitler doğruysa, bu gençleri diğer devirlerde de olduğu gibi anlamamız yine mümkün olmayacak. Zaten bizler ve sizler de genç iken söz yürüten "büyükler" tarafından pek anlaşılamadık. Sorumlularımız hiç bir devirde sözünü bol keseden etmiş olmakla birlikte bilimsel olarak gençlere yönelik fazla doğru işler yapamadılar. "Eğitim" konusundaki perişanlığımız bunu defalarca ispatlamaktadır.

Deizmin ne olduğunu anladık mı? Tekrarlayayım:

Bu akım bizim el pençe divan durduğumuz semavi dinleri tanımıyor. Tevrat'ı, Zebur'u, İncil'i ve Kuran'ı reddediyor. Hazreti İbrahim'i, Musa'yı, İsa'yı ve Muhammed'i tanımıyor. Yahudilerin "Yahova", Hıristiyanların -diline göre- (Gott, God, Deus, Theos, Dieu, Dios vs.) ve Müslümanların "Allah" dedikleri Tanrı ayrı ayrı mevcut değil, onun yerine genel bir Tanrı var. Yani hiç Tanrısız değiller. Ama o Tanrı evreni bugün işlediği şekilde yaratmış ve öyle de bırakmış. Bu evrenin işleyişine karışmıyor.

Buna karşılık "Teizm" der ki, aynen deizmde olduğu gibi Tanrı evreni yarattı ama bir kenara çekilip "ne haliniz varsa görün" demiyor, evrenin işleyişine karışıyor.

Deizm ile Teizm arasındaki fark bu.

Bir de Ateizm var ki o Tanrıyı tümden reddediyor. Tanrı falan yok, hiç de olmadı diyor.

Dünya dinleri karşılaştırıldığında özellikle güney ve doğu Asya dinlerinde deizmin ve teizmin izleri fazlasıyla mevcut. Bunların arasında Hinduizm gibi çok tanrılı dinler de var.

Bir zamanlar bizim de inanmış olduğumuz Şamanizm'den Budizm'e ve Müslümanlığa kadar dünya dinlerindeki çeşitlilik de gösteriyor ki insanların din konusundaki tatminsizliği devam ediyor.

Herkesin dini kendine.

Dinleri yaşatmak, geliştirme cesaretini kaybetmemek politikacıların işi değil. Bu iş din adamlarına düşüyor. Bizdeki son senelerin "fetvalar" karmaşasına bakıldığında doğru yolda olmadığımızı sanıyorum. Din insanlarımızın daha bilimsel ve daha köklü bir eğitim görmeleri, hurafelere tamah etmemeleri dinimizin yararına olacaktır. En iyi bildiğimiz şey olan "yasaklamak" ile yine yarı yolda kalırız.