UZATMA DAKİKALARI…

Zaman en iyi yazardır aslında. Benim, bizim, başkalarının ne yazdığı bazen çokta önemli olmayabiliyor. Ama zaman her zaman mükemmel bir son yazabiliyor. 
Zaman kavramının spor içindeki yerini irdelemek isterseniz önünüze korkunç veriler gelebilir. Mesela, 4 yıl olimpiyatlara hazırlanan bir sporcu düşünün. Her gün koşan, koşan, koşan… Büyük gün geldiğinde yani finalde 0.1 zaman farklıyla ikinci olan… Böyle bir adama 1 salisenin değerini sorduğunuzda size kocaman bir 4 yıl cevabı verebilir. Ya da bir sezon 60’a yakın maç oynayan ve son saniye basketiyle 2’nci olan bir takım düşünün. 1 saniyenin değeri sizce 60 maç edebilir mi? Bazen edebiliyor.  İki kere ikinin dört etmediği zaman, işte o zaman. Meşhurdur  futbol maçı düşünün. Saatlerce, günlerce, aylarca belki de yıllarca bir hedef için çalışırsınız. Uzatma dakikalarında yediğiniz bir gol ile her şeye veda edebilirsiniz. Sizce bir uzatmanın bedeli yıllara tekamül edebilir mi? Sorabilirsiniz,  gerçekten ediyor. Her mağlubiyette, her düştüğünüzde zamanın değeri, biraz daha kıymetli oluyor. Bir bisikletçinin bitime 1 km yani 5 dakika kala tekerinin patladığını düşünün. İşte o zaman 5 dakika, geride bıraktığı saatlerden daha pahalı olabiliyor. 5 dakikanın değerini o bisikletçiye sorabilirsiniz. Bir golfçü için saniyede esen rüzgarın km ne kadar değerli bilemezsiniz.  Akrebin yelkovanla dansı arasında geçen bir hayatta kazanmakta var, kaybetmekte… İyilerin, hak edenin kazandığı bir oyunda zaman akıp geçiyor.

Bu dizeleri yazmaya başladığımdan bu yana 267 kişi için zaman kavramı sona erdi. Kıymetini bilin. Kum saatinden ne kadar tane düştü bilmiyorum ama sanırım çevirme zamanı geldi. Mutlu, huzurlu ve güzel günler görüşmek dileğiyle…
Kalın Sağlıcakla…
Saygılarımla…