GÖREN, ANLAYAN BİR BAKIŞ

İnsanoğlu için bakış çok önemlidir; tıpkı bakmak ile görmek arasındaki fark gibi. İnsanların önemli bir kısmı bir bakış açısına sahip olmadan bu ölümlü dünyadan çekip gidiyor. Evren, insanın hayal edemeyeceği kadar büyüktür. İnsan bu büyüklüğü kolay kolay kavrayamaz; ancak uzay bilimi ile uğraşanlar bu uzaklığı görebilir. Bunun dışında, bilimi yaşamının merkezine koyanlar anlayabilir.
Bu büyüklük karşısında dünya evrende bir nokta gibi görünüyor. Güneş sisteminin dışında başka galaksiler de bulunuyor. Dünyadan kaç ışık yılı uzaklıkta olduğu rakamlarla verilmiş. Bunu anlayabilmek, görebilmek ancak insanın bilime yakınlığı ile olanaklı bir şey. Kafalarımız bilimdışı safsatalarla doldurulursa, nasıl anlayacağız bilimdeki bu dev gelişmeleri? Dünyanın oluşumunu, insanın türeyişini, fiziği, kimyayı, matematiği ve biyolojiyi bilmezsek; bütün bu olağanüstü gelişmeleri anlayamayız. Aklın almayacağı bu gelişmeler, insanların çoğunluğunun bilimsel bilgiyle donatılmasıyla yararlanacağı duruma getirilebilir. Doğa olaylarını bilmeyen kar yağsın diye duaya çıkan insanlar, bu bilimsel gelişmelerin ayırdına varabilir mı? Bilimsel gelişmelerin anlaşılabilmesi için insanların çoğunluğunun, bilimdışı tuzaklardan uzak tutulması lâzım.
Ülkelerin bilime ve araştırmaya kaynak ayırmaları ve yönetimlere göre değişikliğe uğramayan bilimsel politikalarla mümkün bunlar. Bilimsel bilgiyi kendilerine rehber edinen ülkeler ve yurttaşları ancak bu başarıyı yakalayabiliyor. O ülkeler uzay bilimine de yatırımlar yaparak, uzayın derinliklerindeki gizleri çözebiliyor. İşte o zaman bilimsel gelişmelere ayak uydurabilen; dünyayı, doğayı ve toplumu anlayabilen bireyler yetişiyor.
Aklın aydınlığından ve bilimin yol göstericiliğinden yararlanabilen bireyler; kimsenin etkisinde kalmadan, kendi yollarında yürüyebilirler. Onlara bilimsel teknik gelişmeleri de anlatırsın, akıllı zekayı da anlatırsın; bu arada sağlıklı bilimsel öngörülerde bulunmayı ve doğru düşünmeyi de öğrenir.
Evet bütün bu dev gelişmelerden insanların çoğunluğu ne kadar yararlanabilecek? Bilimsel gelişmeler ve sonuçları insanların yararına kullanılsa, temel insanlık sorunlarının üstesinden gelinebilir. İşsizlik, yoksulluk, susuzluk, beslenme sorunu, bulaşıcı hastalıklar ve savaşlar ortadan kaldırılabilir. Büyük insanlık, ağır ve yıpratıcı çalışmanın yükünden kendini kurtarıp bireyselliğini yaşayabilir. Boş zamanlarında müzikle uğraşır, resim yapar, balık tutar, şiir yazar; kendisiyle baş başa kalır ve daha bir insan olur. Nazım’ın dediği gibi, bütün bu güzel gelişmelerin hiçbirisi, büyük insanlığa çok değil. Eşit, özgür bir dünya olduğunda, insanlık bu bilimsel gelişmelerden hakça yararlanabilir.
 

Not: İzlenen bir videonun anımsattıkları.