MERHAMET AYI RAMAZAN…

İnsanlığa kıyamete kadar yol göstermek üzere gönderilmiş bulunan Kur’an-ı Kerim, Ramazan ayında indirilmiştir. On iki aylık yıllık zaman dilimi içinde Ramazan ayını üstün kılan ve ona ayrı bir anlam yükleyen esas unsur işte bu özelliktir. Yani Ramazanın Kur’an’ın indirildiği ay olmasıdır. Bunun için Ramazan ayı fazilet bakımından diğer aylardan üstün tutulmuştur.

Cenab-ı Hak bu ayda rahmet kapılarını sonuna kadar açarak ve kişinin manevi hayatı için olumsuz faaliyetlerde bulunan şeytani güçlerin faaliyetlerini kısıtlayarak Müslüman’a manevi hayatını gözden geçirebilmesi için büyük bir fırsat sunmaktadır. (“Ramazan geldiği zaman cennet kapıları sonuna kadar açılır, Cehennem kapıları kapatılır ve şeytanlar bağlanır” .)

 İşte Ramazan ayı, önemli bir fırsattır ve Müslüman açısından gerçekten tam bir rahmet ayıdır. Oruç, Kur’an tilaveti, teravih, zikir, infak… Bütün bunlar şeytani güçleri hayal kırıklığına uğratmaya ve faaliyetlerini boşa çıkarmaya yeter. Müslümanların bu hayırlı faaliyetleri sayesinde Ramazan ayında kötülüklerde önemli bir azalma meydana gelir.

İşte böyle bir mevsimi iyi değerlendirerek ve Ramazan ayında bize yöneltilen arınma ve istikamet kazanma çağrısına kulak vererek manevi hayatımızı iyi bir gözden geçirmeliyiz. Tıpkı vücudun zaman zaman top yekun muayeneden geçirilmesi gibi manevi dünyamızı adeta bir chec-ap yapmalıyız.

Ruhumuzu İslam’ın güzellikleriyle ne derece süsleyebildik?

Bir Müslüman olarak İslam’ı ne derece özümseyebildik?

İslam ahlakını ne kadar hayata geçirebildik?

Ailemiz ve çocuklarımız için üzerimize düşen görevleri yapabildik mi?

Ahiret yolculuğu için ne kadar hazırlıklıyız?

Bugüne kadar bir insan ve bir Müslüman olarak ne gibi hayırlı işler yapabildik? gibi sorularla bir nefis muhasebesi yapmalı, eksikliklerimizi, kusurlarımızı ve açıklarımızı Ramazan ayı vesilesi ile tamir etmeye ve düzeltmeye çalışmalıyız. Ruhumuzun adeta yıllık revizyonunu yapmalıyız Yüce Allah, kulun hatasından dönmesi, bağışlanması ve kendisine yönelmesi için başka fırsatlar da tanımıştır. İşte bu çerçevede Müslüman için günlük, haftalık ve yıllık arınma fırsatları sunmuştur.

Her şeyden önce içten bir tövbe ile kötülüklerden ve günahlardan uzaklaşma iradesini ortaya koymak gerekiyor. Yani arınma programından beklenen sonucu alabilmek için günahlara karşı boykot gerekmektedir. Eğer böyle yapılmazsa arınma programından beklenen sonuç elde edilemez.

Ramazan ayında bir özeleştiri yapmalı ve kendimizi sorgulamalıyız. İslam’ı ne kadar yaşayabildiğimizi, Kur’an’ın ve Sünnetin rehberliğinden ne kadar yararlanabildiğimizi, kendimiz, sosyal ve doğal çevremiz için hayır namına neler yapabildiğimizi neler yapamadığımızı bir gözden geçirmeli ve nefis muhasebesi yapmalıyız.

 Bu doğrultuda eksikliklerimizi, hayatımızın Kur’an ve Sünnete uymayan yönlerini belirlemeli ve ramazan ayında bunların telafisi için adım atmalıyız. Böylece ruhumuzu kirleten unsurlardan arındırmalıyız. Ramazan-ı şeriften ruhumuzun yıllık bakımını yapmış ve arınmış olarak tertemiz bir sayfa açmış vaziyette çıkmalıyız.

Bunun için Ramazan ayının ibadet yoğunluğundan ve rahmet ortamından olabildiğince yararlanmanın yolunu aramalı, bu rahmet ortamının desteğiyle bulaştığımız bir takım kötülükler ve yanlışlıklar varsa, bunları terk etmeliyiz.

 " Ramazan ayını tefekkür, murakabe ve muhasebe ayı olarak değerlendiren ve buna göre hareket eden mü’minler hem kazançlı çıkacak hem de Ramazanın hakkını vereceklerdir. Unutulmamalıdır ki, buluğ çağından itibaren bize lütfedilen her Ramazan ayı, ömrümüzün en kıymetli anlarıdır. Yetmiş yıllık bir ömrü olan bir kimsenin, 15 yaşında ergenliğe ulaştığı düşünülürse, bu kimseye tayin edilen Ramazan ayının sayısı elli beştir. Her sene bu sayı azalarak devam etmektedir. Hiçbirimiz, ne kadar ömrümüzün ve geriye kaç adet Ramazan ayının kaldığını bilemiyoruz, ama devamlı eksildiğinden şüphemiz yoktur. O halde, her Ramazanı bir başlangıç kabul ederek muhasebe, murakabe ve tefekkürümüzü yapmalıyız. Allah Teala, bizi kendisini sorgulayanlardan eylesin ve Ramazan ayımız hayırlı olsun.

            Selam ve dua ile…