ÇOK OLALIM...

Bugün Özdemir Düğün Salonu'nda “ Hayır'ı Çoğaltalım “ adlı bir panel düzenlendi. Panelin katılımcıları arasında CHP milletvekili Melike Basmacı ve ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş vardı; Sevinç Eratalay da türküleriyle panele can verdi.

Neredeyse düğün salonunun tamamı doluydu. Mevcut gidişten memnun olmayanlar “Artık tamam“ diyenler oradaydı. Programın sunuculuğunu üniversiteli bir genç kız yürüttü. Genç kızımız heyecanını koruyarak işini hakkıyla yaptı. Biz de “Aferim!”  demekten kendimizi alamadık.

Mehmet Sarıca'nın kısa konuşmasından sonra Denizli avukatlarından Kamil Doğan yaşadığımız günlerin nabzını tutan bir giriş konuşması yaptı. İzleyenler konuşmayı alkışlarıyla destekledi. Bu konuşma sistemden zarar görenleri seçimlerde ve seçimlerden sonra birlik ve dayanışma içinde olmaya çağırıyordu. Çok olmanın, yan yana durmanın coşkusunu orada gördük.

Kâmil Doğan'ın ardından sahneye direniş türkülerinin coşkulu sesi Sevinç Eratalay çıktı. Sevinç sahneye çıkınca, salondaki kalabalığın coşku düzeyi olabildiğince arttı. O, sazıyla sözüyle kalabalıkları coşturan kavgamızın sesiydi. Çav Bella’yı söylerken salondaki coşku daha da yükseldi.

İlk konuşmayı CHP Milletvekili Melike Basmacı yaptı. Konuşmasında cumhuriyet değerlerinden bahsetti; bu değerlerin sahip çıkılıp savunulmasının önemi üzerinde durdu. Türkiye'nin üretim ekonomisinden, tüketim ekonomisine yöneltildiğini, bunun çıkmaz yol olduğunu söyledi. Bir ülkede üretim olmazsa, gelişmiş ülkelerin pazar alanı haline gelirsiniz, dedi.

Daha sonra Şeker Fabrikaları ile ilgili konuya geçti. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinin üretimin son kalelerinin tasfiyesi anlamına geldiğini söyleyerek konuşmasını tamamladı.

ÖDP Başkanlar Kurulu Üyesi Alper Taş da Siyasal İslâm’ın tüm olumlu değerlerimizi yok ettiğini, yaşamın düşünen ve sorgulayan insanlar için zindana dönüştüğü vurgusuyla konuşmasına başladı. Bu karanlık ve gerici düzenin neredeyse soluk alışımızı bile yasaklayacağını, bu nedenle tüm muhalefet güçlerinin birliğinin ne denli önemli olduğunu söyleyerek konuşmasını sürdürdü.

Ekonominin bir çöküş sürecini yaşadığını, bu çöküşten en çok emekçilerin zarar gördüğünü, bu nedenle sesimizi yükseltmeliyiz dedi. Eğer sesimizi çıkarmazsak, ne yapacağımızı bilmezsek bundan en çok geniş halk kesimlerinin zarar göreceğini söyleyerek emekçilerin birliği çağrısını yaptı. Halk bundan önceki dönemlerde birleşerek, yan yana gelerek başarabileceğini göstermiştir; Kurtuluş Savaşı’nda Müdafa-i Hukuk Dernekleri, Faşizme Karşı Direniş Cepheleri, Gezi Direnişi... gibi örnekler hala belleklerden silinmemiştir diyerek çaresiz olmadığımızı söyledi.

Biz emekçiler ve geniş halk kesimleri birlikteliğimizi gerçekleştiremezsek, bugünkünden daha büyük acılar yaşayabiliriz diyerek dinleyenlere seslendi, onları uyanık olmaya çağırdı. Alper Taş dinleyenlerden büyük destek aldı. Herkes konuşmaları bir sözcük kaçırmadan ilgiyle izledi. CHP ve Haziran Hareketi'nin birlikte hazırladığı bu panel güzel ve öğreticiydi; benim için ufuk açıcı oldu.