NAZIM YİNE BİZİMLE

Türkiye işçi sınıfının büyük ozanı Nazım Hikmet, ölümünün elli beşinci yılında, demokrasi  güçleri tarafından törenlerle  anılıyor.  O’nu seven, sayan, şiirlerini coşkuyla okuyanlar  bir araya gelerek; sanatını, düşüncesini, insanlığa bakışını değerlendiriyor.
Nazım Hikmet’i anlayabilmek için yaşam biçimini, dünya görüşünü iyi bilmek gerekir. Nazım insanların mutlu olması için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalışmıştır. İnsan soyunun mutluluğu, onun en çok istediği şeydi. Bir şiirinde “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin? İşin kolayına kaçmadan ama.” diyordu.
Nazım yaşadığı çağda insanların çoğunluğunun mutsuz, tedirgin, temel ihtiyaçlarını gideremeyenlerden oluştuğunu görüyordu. Her yer yoksul, işsiz, perişan insanlarla doluydu. Bu mutsuzluk görüntüsünü  sağlayan toplumsal eşitsizlikti. Bu bilinçle toplumdaki yerini belirliyordu. O’na göre sömürülenler, ezilenler, yoksullar birlikte hareket edebilme yeteneği kazandıklarında ilk adımı atmış olacaklardır. Sermaye sınıfı karşısına, bilinçli örgütlü gücünü ortaya koyabilenler, sınıf özelliğini taşırlar. Şiirlerinin içeriğinde, bu ileti çok belirgin olarak görülmektedir.
***
O’nun şiirlerini okuduğumuz zaman, içinde bilinç ışığının yanıp parladığını görürüz. Okurken taraf olursunuz; haklının, doğrunun yanında yer alırsınız. Bunu en güzel  Kuvayi  Milliye Destanı’nda görürüz. Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı en iyi anlatan bir destandır bu eser. Bu destan şiiri okurken ürpeririz, tüylerimiz diken diken olur. Okurken emperyalizme karşı mücadele eden dedelerimizle övünürüz.
 “Memleketimizden İnsan Manzaraları’da çok değerli bir anıt kitaptır. Bu kitaptaki şiirleri de okuduğumuzda halkımızın iş, aş ve ekmek uğrunda verdiği mücadeleyi görürüz. Aynı zamanda bu uğurda mücadele eden insanları görünür kılmıştır. Büyük oylumlu bir kitaptır; okunduğunda insanlığın evrensel eşitlik ve özgürlük mücadelesini görürsünüz. Şiirleri, insanların eşitlik, özgürlük ve kardeşlik için kavgasını kapsamlı bir şekilde verir.
****
O’nun şiirleri grevlerde, hak alma mücadelelerinde insana güç verir, dayanma isteği aşılar. Şiirlerini okurken, toplumsal mücadelelerde onu hep aramızda hissederiz.
Nazım yalnız şiir alanında çalışmaz, diğer alanlarda da çalışır. Tiyatroları da çok önemlidir, zaman zaman o tiyatro eserlerinden yararlanırız. Hatta şiirleri de tiyatroya çok elverişli olduğundan, tiyatro olarak da okunmaktadır. Şimdi bu tür çalışmalara şiir dinletisi diyorlar.
Masal, deneme, hikaye, roman türünde eserler yazmıştır. Edebiyatımızın çeşitli dönemlerini değerlendiren yazıları da vardır. ”Yaşamak güzel şey be kardeşim, Kan konuşmaz, Yeşil Elmalar“ önemli  romanları arasındadır. Okunduğunda ne kadar güzel eserler olduğunu görürüz; bu eserler edebiyatımızın klasikleri arasına  girmiştir. Roman alanında da ne kadar yaratıcı olduğunu göstermiştir.
***
Nazım hem kendi özelinde hem de toplumsal alanda ne kadar çalışkan olduğunu göstermiştir. Hapishanelerde bile çalışarak yaşamını sürdürmeye çalışmıştır. Her koşulda  çalışmayı ve üretmeyi hedeflemiştir. Nazım o bilinciyle hapishaneyi bir okula dönüştürmüştür. İbrahim Balaban, Orhan Kemal onun öğretmenliğinden yararlanmıştır. Bu insanlar daha sonra Türkiye’nin en iyi sanatçıları arasına girmiştir.
***
Orhan Kemal de 2 Haziran 1970’de aramızdan ayrılmıştır. O da emekçilerin ve işçi sınıfının bir yazarıdır. Eserlerinde onların ekmek kavgasını yansıtmıştır. Özellikle “Bereketli Topraklar Üzerinde ve Murtaza“ yeni oluşan işçi sınıfını anlatmaktadır. Burada işçi sınıfına eleştirel bir bakış da vardır. Türkiye’nin emekçilere bilinç taşıyan en büyük yazarları arasına girmiştir.
Emekçi halkımızın büyük ozanı Ahmet Arif de 2 Haziran 1991’de aramızdan ayrılmıştır. Şiirlerinde dürüst ve namuslu insanların yaşama kavgasını anlatmaktadır. ”Hasretinden Prangalar Eskittim”  adlı tek şiir kitabı vardır. Bu kitabın altmıştan fazla bakısı yapılmıştır.
Ahmet Arif’in şiiri doğu ve güneydoğu toprağından beslenmektedir. Ora insanının  mertliğini, cesurluğunu, haksızlığa karşı duruşunu  türkü tadında, şiir diliyle anlatmıştır. Nazım’ın yolunda yürüyen tok sesli bir ozanımızdır.
Nazım, Orhan Kemal, Ahmet  Arif  Türkiye insanının özelliklerini, yaşam mücadelesini çok iyi vermiştir. Nazım’ı elli beşinci, Orhan Kemal’i  kırk sekizinci, Ahmet Arif’i yirmi yedinci ölüm yıl dönümlerinde saygıyla anıyoruz.
 Mehmet Pekdüz