BAYRAM AİLEMLE BAYRAM

Ülkemiz için bayramlar çok özel önem arz eden anlardır. Çünkü bayramlar bir araya gelmektir, ziyarettir, hatırlanmaktır, namazdır, tebessümdür, muhabbettir, el öpmektir, harçlık almaktır, baklavadır.. 
Bayramlar geniş sofralı yemeler içmelerdir. Bayramlar tatildir, dinlenmektir. Yani Bayramlar güzelliktir. 
Fakat bayramlar aynı zamanda seyahattir, trafiktir, dikkatli olmaktır, dikkatli olunmayınca ve kurallara uymayınca da maalesef kaza yapmaktır (maalesef her bayram 100 den fazla vatandaşımızı kaybediyoruz) Buradaki satırlarda yüksek sesle dile getirmek istediğim iki husus var. 
BİRİNCİSİ “biz ülke olarak uzun tatillere hem hazır değiliz, hem de uzun tatil yapmaması gereken bir ülkeyiz”. Çünkü 2023 te 500 milyar dolar ihracat yapacağız, fert başına 30 bin dolar milli gelirimiz olacak, dünyanın ilk 10 ekonomisi içine gireceğiz diyorsak uzun tatil yapamayız. Yılın üçte birini tatille geçiren, kamu ve özelde mesaisinin tamamını işiyle geçirmeyen, işine geç başlayıp erken bırakan ve zaman zaman bununla da övünen tavırlar sergileyen, bu durumlar tespit edildiğinde tam ceza verilecekken duygusal davranıp “ekmeğiyle oymayalım” diyen bir toplum olarak tatille çalışmadan geçirdiğimiz zamanları sorgulamak zorundayız..Peki neden sorgulamıyoruz? Çalışmayı mı sevmiyoruz, çalışmaya ihtiyacımız mı yok, çok çalışıyoruz da uzun uzun dinlenelim mi diyoruz? Neden yıllardır haftaiçi başlayan bazı dini bayramların tatilleri uzasın diye tatil olmayan günleri de tatil günleriyle birleştirip uzatıyoruz? (Allahtan bu Ramazan Bayramında böyle bir takvimle karşılaşmadık) Neden uzun tatillerde yüzlerce kişinin trafik kazalarında yollarda sevdiklerine veda etmesine göz yumuyoruz? Bu “neden” sorgulamasını epey uzatabiliriz. Benim ortaya koymak istediğim husus neresinden bakarsanız bakın biz henüz uzun tatil yapmayı hem hak etmiyoruz hem uzun tatil yapacak fiziki şartlarımız oluşmuş değil, hem de tatil yapma kültürümüzün gözden geçirilmeye ihtiyacı var..
İKİNCİSİ ise gerçekten en az yukarıda arz ettiğimiz kadar önemli bir husus. Biz millet olarak aile kavramına çok önem veren bir toplumuz. Ve özellikle bayramlarda aile kavramımız mana olarak doruklara ulaşıyor. Evlatlar anne babalarına, anneannelerine babaannelerine dedelerine koşuyor. Halalar, teyzeler, amcalar, dayılar ve tüm akrabalar ziyaret ediliyor. Buraya kadar her şey güzel ve olması gerektiği gibi. Fakat enteresan olanı, bayramlar öncesi yapılan reklamlarda sanki az önce saydığımız ailelerimizin temel taşı olan büyüklerimizin sadece bayramlarda ziyaret edilip hatırlanması 
gerektiği psikolojisinin ticari olarak topluma empoze edilmesi. Peki yapılması gereken, bizim toplumumuza uygun olanı bize yakışanı nedir? Biz ataerkil, geleneklerine, dinine, ailesine bağlı bir toplum olarak yılın 365 günü anne babamız başta olmak üzere tüm akrabalarımızı hatırlamak, ziyaret etmek ve aramak zorundayız. Bu farkındalığın oluşması için her vatandaşımızın en yakınındakine uyarıcı olması gerekir. Devletin de, vatandaşında böyle bir farkındalık oluşması adına görsel ve yazılı basında yayımlanacak “kamu spotları” hazırlatması gerekir. Eğer bunlar yapılmazsa, bir toplumun en temel taşı ve güç kaynağı olan aile kavramı anlamını yitirmeye başlar. Aile kavramı anlamını yitirmeye başlarsa maalesef, insanlarımız aileleri ziyarete değil “her şey dahil” otelleri ziyarete giderler. Peki ya 
sonra..Sonra huzurevleri dolmaya başlar, hatta yetmez bile..ve bunlara bağlı başka arzu etmediğimiz negatif dışsallıklar..Ne yapalım? TÜRKİYE AİLESİYLE GÜÇLÜ BİR ÜLKEDİR. ANNENİZİ BABANIZI VE TÜM AİLE BÜYÜKLERİNİZİ OLABİLDİĞİNCE SIK ZİYARET EDİNİZ, ARAYINIZ, İLGİLENİNİZ, GÖNÜLLERİNİ ALINIZ..UNUTMAYIN, GİTTİKLERİNDE GERİ GETİREMEYECEKSİNİZ! Ramazan Bayramınızı en kalbi duygularımla tebrik eder, sevdiklerinizle geçireceğiniz daha nice bayram günlerine ulaşmanızı temenni ederim.