ACIPAYAM DEPREMİ (2)

Çevre ve Şehircilik il Müdürlüğü, Büyükşehir Belediyesi ve AFAD eliyle yürütülen hizmetlerin depremden etkilenen vatandaşlara ulaştırılmasında başlangıçta zaman zaman sıkıntılar yaşandı. Bunun en büyük sebeplerinden biri depremin geniş ve dağınık yapılaşmayı içeren bir alanı etkilemiş olması. Yeniköy, depremin merkezi olarak ilan edilse de Yassıhüyük, Apa, Karahüyük, Uçarı, Yeşilyurt, Oğuzköy, Alaattin, Kırca ve Acıpayam’ın içi de dahil olmak üzere pek çok yerleşim biriminde hasar meydana geldiğini belirtelim (Şekil 2).

Hatta şu ana kadar ulaşılan bilgiler Oğuzköy, Ucarı, Kırca ve Karahüyük’te tespit edilen hasar oranlarının, depremin merkezi olan Yeniköy’den çok daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum Acıpayam depremi açısından üzerinde konuşulması gereken bir husus. Resim 3’te gösterilen hava fotoğrafı depremin etkilediği Acıpayam ovasının çanak şeklindeki yapısını ve depremin meydana geldiği alanın sağında ve solundaki dağlık bölgeleri net bir şekilde gösteriyor.

***

Depremin etkilediği bölgeye biraz daha yakından bakabilmek için Şekil 2’de gösterilen akslardan kesitler almaya (Kesit 1, 2 ve 3) ve böylece bölgeyi topografik açıdan değerlendirmeye çalıştık. Kesit 1 ile Acıpayam’ı ve depremin merkezinin bulunduğu Yeniköy’ü, Kesit 2 ve 3 ile ise önemli oranda hasar oluşan ve Acıpayam ovasında yer alan diğer yerleşim birimlerini görebilmeyi hedefledik. Söz konusu kesitlerden elde edilen görüntüleri Şekil 3 üzerinde görebilirsiniz. Şekil 2 ve 3’ten anlaşılacağı üzere hem ana şok, hem de artçı şoklar ovanın içinde meydana geliyor. AFAD’ın yayınladığı raporda ise Acıpayam depreminin Fethiye-Burdur fay zonunun Acıpayam parçasında oluştuğu ifade ediliyor. Bununla birlikte gerek “Türkiye Deprem Tehlike Haritaları” ve gerekse de MTA tarafından hazırlanan haritalarda ovanın içinde yer alan herhangi bir fay kırığına ait bilgi bulunmuyor. Bölgeye en yakın bulunan faylar ise Şekil 1’de gösterilen Çorum- Garkın ve Yeşildere-Yumurdaş fayları. Ama Şekil 1’den de görüldüğü gibi 20 Mart 2019’dan bu yana meydana gelen depremler bu fay hattının üzerinde oluşmuyor. Anlaşılan o ki Acıpayam depreminden sonra bölgenin aktif fay yapısı hakkında yeni şeyler söylemeye başlayacağız ve bölgeye ilişkin bilgilerimizi güncellemek zorunda kalacağız.

Şekil 1’de altta gösterilen Jeolojik formasyon haritası, jeologlardan aldığımız bilgiler ve bölgede yapmış olduğumuz incelemelerden elde ettiğimiz sonuçlar, Ucarı, Oğuzköy, Apa ve Karahüyük bölgelerinin üzerinde bulunduğu yumuşak alüvyon tabakaların kalınlığının, Yeniköy ve Yeşildere’ye göre çok daha fazla olduğunu gösteriyor. Bu durum depremin merkezine daha yakın olan, fakat göreceli olarak daha sağlam zemin yapısına sahip olan Yeniköy ve Yeşildere köylerinde neden daha az hasar oluştuğunu, Acıpayam ovasının göbeğinde yer alan Oğuzköy, Ucarı ve Kırca’da ise neden daha fazla hasar oluştuğunu açıklayabilecek bir husus olarak görünüyor.

***

Bölgede yapmış olduğumuz incelemeler en büyük hasarın kerpiç duvarlı yığma binalarda oluştuğunu gösteriyor. Oldukça eskiyen, taşıyıcı özelliğini büyük ölçüde yitiren kerpiç duvarlardan oluşan ve pek çoğu da artık kullanılmayan bu binaların hasar görmesi aslında çok da şaşırtıcı bir durum değil. Uzun yıllar bakımı ve onarımı yapılmayan ve hatta oturulmayan ve kullanılmayan bu binaların pek çoğunun zaten içler acısı bir durumda olduğunu belirtmeliyiz. Çok katlı kerpiç binalarda kullanılan ahşap döşemelerin ve tek katlı binalarda kullanılan ahşap çatıların asla rijit bir diyafram oluşturmadığını, ağır ve kalın kerpiç duvarları bir arada tutamadığını ve bu durumun da hasarın artmasına sebep olduğunu incelemelerimiz sırasında gördük. Bu durum ahşap döşeme ve çatıların kullanıldığı kalın duvarlı yığma yapıların hesabında, rijit diyafram kabulünü sorgulamadan kullanmanın riskli olabileceğini göstermesi bakımından önemli. İncelemelerimiz sırasında bölme duvar malzemesi olarak üretilen ve boşluk oranı yüksek delikli tuğlalar ile yapılan ve ciddi şekilde hasar gören yığma binalar ile de karşılaştık. Çok daha gevrek ve dayanımı daha düşük olan bu malzeme ile üstelik de çok katlı olarak inşa edilen yığma binaların hasar ve can kaybı riskini arttırdığını belirtmeliyiz. Acıpayam depreminde meydana gelen hasarlar ile ilgili birkaç gündür gazeteci dostlarımız bölgeye dair yüzlerce fotoğrafı sosyal medya hesapları ve internet siteleri üzerinden paylaştılar. Bizim bu raporu hazırlamaktaki amacımız ise meslektaşlarımızın hasarın sebepleri ve sonuçları üzerinden bir değerlendirme yapabilmesine imkan vermek.

Devamı yarın...

YORUM EKLE