ADA HAYRANLIĞI

Bundan yirmi sene önceydi. Denizli'den bir grup arkadaşla Yunanistan'ın Rodos adasına gittik. Hafta sonu orada kalıp tekrar işimize dönecektik, planımız buydu. Fakat Pazar günü çıkan şiddetli lodos Marmaris'e dönecek geminin limandan açılmasına mani oldu ve zorunlu olarak bir gece fazladan adada kaldık.

Aramızda işverenler vardı. Fabrikaları ile ilgili önemli kararlar alınmalıydı, randevular vardı vs. vs. Pazartesi günü hepsi telefon kulaklarında dört dönüp durmaktaydılar. Adada alenen hapsolmuş, önemli işlerimize gidemez olmuştuk.

Bozcaada Çanakkale iline bağlı bir ilçemiz. Karaya, yani Odunluk İskelesine uzaklığı 6 km kadardır. Ama adadır ve arada deniz vardır. 40 sene öncesine kadar ulaşım ancak özel teknelerle mümkündü. Otomobille gidecekseniz aracınız yer varsa ilkel vinçlerle motora alınıyor ve öyle gidiliyordu. 12 Eylül darbesinden sonra askeri hükümet bir askeri çıkarma teknesi tahsis etti ve ilk defa resmi bir araç ile adaya geçmek mümkün oldu.

Özellikle Ege adaları denizin Lodos-Poyraz yönünde ve sıkça rüzgarlı olmasından dolayı okyanus dalgalarına sahip olabiliyor. O yüzden Yunanlılar adalara büyük gemiler sürmek zorunda kalıyorlar. Öyle oluyor ki şöyle 1000-2000 kişilik bir gemi örneğin Limni adasına yanaşıyor ve o gemiden limana bir tek kişi iniyor.

İşte güzel fotoğraflar çekilebilen adaların bir diğer yüzü de bu. Ada eğer örneğin Kıbrıs veya Sicilya gibi büyük bir ada değilse orada yaşayan insanlar Denizli'de veya Çanakkale'de olduğu gibi rahat değildir, ummadıkları bir anda mahsur kalabilirler. Ada hayatı zor bir hayattır.

Ama "ada" konusu çok ilginç konudur. Özellikle egzotik coğrafyaların adaları insanların hayallerini süsler. Oralarda havalar hep sıcaktır; palmiyeler ve tropik meyveler süsler tuvalleri; uçsuz bucaksız beyaz kum sahiller ve türkuaz deniz vardır daima gözünüzün önünde. Papağanlar, muhabbet ve cennet kuşları uçuşur etrafınızda... Öyle adaların insanı olamayız biz. Ancak bir haftalık tatil hayatı geçirebiliriz oralarda.

Çeşme'nin karşısındaki Sakız adasına bir gidin. Tepelerini ve kırlarını da gezin ama. Satır aralarına da bakın. Bazı yamaçlarda küçük su kanalcıkları göreceksiniz tek insanın eliyle açtığı. Zaten çok bol olmayan yağmuru lütfederse Ege'nin, o kanalcıklardan yağmur suları akıp bir yerlerde toplanacak ve insanlar o suları toplayıp içme suyu yapacaklar. Ki Sakız hiç de o derece küçük bir ada bile değildir. Hele daha küçük ve doğal su kaynakları olmayan adacıkları da düşünmek lazım...

Sözlüğe bakınca ada: "Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire". Demek ki "cezire" de ada demekmiş. Türk Dil Kurumunun sözlüğündeki "küçük kara parçası" ciddiye alınırsa bizim Türkiye olarak kaç adamız olduğunu ben de yeni öğrendim: Tam 500 (yazıyla: beş yüz adet). Denizli'nin adası yok ama Çanakkale ilinde 28 ada görünüyor. İnsanların oturduğu yegane kayda değer Ege adalarımız "Bozcaada" ve "Gökçeada" bu adalar arasında. Diğer adacıkların da hepsi Saros Körfezinde bulunuyor. Adlarında da hayvanlar yad edilmiş. Bu adalarda o hayvanların olup olmadığını pek bilemiyorum: Sıçan, Tavşanlı, Tavşan, Küçük Eşek, Eşek, Yunus, Yılan Adası...

Adası en bol ilimiz ise 69 adayla Balıkesir'i görüyorum. Bu adalar dört grupta toplanmış: Ayvalık adaları, Eşek Adaları, Marmara Adaları ve Mola Adaları. "Eşek" adını adalara vermek galiba hoşumuza gidiyor. Her tarafta Eşek Adası var, Konya ilinde bile...

Ben de Vikipedi Ansiklopedisi'nin yalancısıyım.

En meşhur adalarımızdan biri de İmralı Adasıdır. 10 kilometre kare olan bu ada Bursa İline bağlıdır ve sahile 12 km uzaklıktadır. Üzerinde az sayıda mahkum ve muhtemelen bir manga jandarma bulunuyor. Açık ceza evi olarak kullanılmaktadır. 1924 yılındaki mübadeleye kadar oradaki üç Rum köyünde 1200 civarında insan yaşarmış ve bu insanlar soğan tarımı ve balıkçılık yaparlarmış. Sadece soğan tarımı da esasen "su sorununu" işaret ediyor.

Dünyada en çok adası olan ülkenin İsveç olduğunu öğrenmek benim için de sürpriz oldu: Tam 267.570 adacık... Ne de olsa bunların 984'ünün üzerinde evler var.

İkinci sırada 179.584 adacıkla Finlandiya geliyor. Onun adalarının çoğu ise sahip olduğu 188.000 adet gölleri üzerindedir. Ülkenin Fince adı boşuna Sular Ülkesi anlamındaki Suomi değildir.

Dünyanın en çok adası olan üçüncü ülkesi de yine bir İskandinavya ülkesi olan Norveç'tir. Onun sadece(!) küçük-büyük 150.000 adacığı var.

Dördüncü sırayı 30.000 adayla Kanada alıyor.

Beşinci sırayı da nihayet bir adalar ülkesi olan 6.000'inde insan yaşayan 17.508 adayla Endonezya almaktadır.

Filipinler, Yunanistan daha alt sıralarda geliyor.

YORUM EKLE