AGRO-TURİZM NEDİR?

Türk köylüsü ve çiftçilik hakkında büyük Atatürk’ün çok anlamlı sözleri var. Bu sözlerden ikisini sizlerle paylaşmak istiyorum. Kurtuluş savaşındaki başarımızı özetlerken çiftçimizin değerini vurgulamıştır.

“Milletimiz çok büyük acılar, mağlubiyetler, facialar görmüştür. Bütün olanlardan sonra yine bu topraklarda bulunuyorsa bunun temel sebebi şundandır: Çünkü Türk çiftçisi bir eliyle kılıcını kullanırken diğer elindeki sabanla topraktan ayrılmadı. Eğer milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya yüzünde bulunmayacaktık.”

“Memleketimizin bir tarım memleketi olduğu ve genişliği göz önüne alınırsa, bizim başlıca kuvvet ve servet dayanağımızın toprak olduğu görünür” diyerek ülkemizin iktisadi zenginliğini vurgularken de tarımı ve topraklarımızın genişliğini ortaya koymuştur.

Atatürk’ün açtığı yolda ilerlerken tarımın önemi, iktisadi zenginliğimizi arttırma ve kırsal kalkınma çalışmalarında bu sözler hala ışığımızdır.

Kırsal bölgede zenginliğimizi arttırmak için önerilerden bir tanesi de Afro-turizmdir. Kırsal alanda yaşayan insanlar tarafından verilen turizm hizmetine ‘agro-turizm’ ya da Türkçe adıyla ‘tarım turizmi’ deniyor. Tarım turizmi hizmeti verenler, uygulanmakta olan kitle turizmi anlayışının bütün dünyayı aynılaştırdığını, coğrafi ve kültürel güzellikleri ticarete döktüğünü, beton yığınları oluşturarak tarımı ve çevreyi olumsuz etkilediğini düşünüyor. Kültürel farklılıkların ve yerel dokunun korunmasına büyük önem veren tarım turizmi anlayışı, hem şehirlilere doğayla dost, farklı insanları ve kültürleri tanıyabilecekleri bir tatil sunmayı hem de hizmetin verildiği bölgedeki halka maddi gelir sağlayarak kırsal kalkınmayı sağlamayı hedefliyor...

Biz Denizli olarak tarım turizminin neresindeyiz? Gözler gibi mis gibi kekik kokan köylerimize turist - ziyaretçi çekebiliyor muyuz? Peki üzüm üreten Çal ve Güney köyleri? Oralarda bir şıra üretim tesisi var mı?

Yaylalarımızın durumu nedir? Kefe yaylası dışında gidilebilir bir yaylamız var mı? Babadağ, Acıpayam ve Çameli yaylalarımızı yeterince değerlendirebiliyor muyuz?

Her köyümüzde bir alp eren mezarı var. Türbelerimizin yanında adak için yapılan hayvancılık bile büyük girdi sağlar ama tüm bunları düşünen turizmi, köyle buluşturacak bir üst akıl lazım. Valilik Turizm Müdürlüğü, Büyükşehir Kırsal Kalkınma Dairesi gibi sorumlu kuruluşların tarım turizmine bir yön vermesi gerek.

Denizli’de Tarım turizmi yapılabilecek çok güzel yerler var. Örneğin ters lale (tuşaya) köyü Hayretttin, Çal Hancalar, Gözler kekik köyü, Güney şarap, Bozkurt Saklıgöl, Çameli Alabalık, Gireniz Vadisi ilk aklıma gelenler.

Biraz gayret... Yoksa biz yakın illere; Burdur Lisinia, Isparta Kuyucak Lavanta Köyü gibi yerlere gezmeye gitmeye devam ederiz.

YORUM EKLE