AHISKA TÜRKLERİ: SÜRGÜNDE GEÇEN 75 YIL…

Ahıska Türkleri… Her ne kadar vatansız bir halk olarak bilinseler de onların tek bir vatanı vardı, o da Osmanlı Devleti idi. Sonrasındaysa Türkiye… Ve Ahıskalı Türkler dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın evlerinde mutlaka bir Türk bayrağı bulundurmaktadırlar.

Ahıskalı Türkler 1573-1578 yıllarında Osmanlı Sultanı 3. Murat Han devrinde Orta Anadolu’nun Konya, Yozgat ve Tokat vilayetlerinden Ahıska Bölgesi’ne göç etmiş Müslüman Türklerdir. Bugün bu bölge Gürcistan toprakları içindedir. Kura Nehri şeridinde Kars-Batum-Tiflis üçgeninin ortasındadır. Posof’a yakın ve Türkiye sınırına 15 kilometredir. Gürcistan’ın Mesketya bölgesidir. Ahıskalı Türklere Misket (Mesket) Türkleri de denmektedir. Ahıska kelimesi 11. yüzyılda Kapçak Türkleri tarafından bu bölgeye kurulan Yeni Kula veya Yeni Kale’den gelir. Öte yandan Ahıska’dan, Dede Korkut'un kitabında "AK-SIKA" (AK-KALE) olarak da bahsedilir. Ahıska, 481 yılında Akeska adıyla anılan Eski Oğuzlar beldesidir. 2700 yıllık bir Türk yurdudur. Ahıska ve çevresi, 1068 yılında Sultan Alparslan tarafından Selçuklu ülkesine katılmıştır. Ahıska, Ahıskelek, Aspinza, Adigen, Boydanovka ilçeleri ile bunlara ait 220 köyden ibarettir. Ahıska’nın yüzölçümü 6.160 kilometrekaredir. Ahıska’nın halen boş köyleri mevcuttur. Türkiye dışındaki Ahıskalılar 4.367 bölge ve köyde zor durumda hayatlarını devam ettirmektedir.

Ve Ahıska Türkleri, maalesef 1944 sürgününden bu yana ata yurtları olan Ahıska'dan başka yerlerde hayatlarını sürdürmeye devam ediyor. Stalin diktatörlüğündeki Sovyetler Birliği, 14 Kasım 1944'te Gürcistan'ın Ahıska bölgesinde yaşayan on binlerce Ahıska Türkünü sınır güvenliğini tehdit ettikleri bahanesiyle sürgün etti. Trenlere bindirilen ve günlerce sıkıntılı bir yolculuk süreci geçiren Ahıskalı Türkler, Sovyet topraklarında dört bir yana âdeta savruldu. Göç esnasında 17 bin şehit verdiler. Öyle ki 1941-1945 yılları arasında Alman ordusuna karşı, askeri eğitim görmeden 40 bin Ahıskalı cepheye sürüldü. Önlerinde Alman askeri, arkasında Kızılordu olarak 25 bin kişi, Alman ve Rus askerleri tarafından katledildi.

Günümüze bakıldığı zaman dahî olayın daha vehim sonuçları görülebilmektedir. Ermenistan, Azerbaycan'a ait Dağlık Karabağ'ı ilhak ettiği gibi Ahıska denilen bölgeyi Gürcistan'dan koparıp Ermenistan'a ilhak fikirlerini sürdürmektedir. Hatta bir dönem Ahıska bölgesinde Ermenilerin hâkim olup kendilerine ait para bile kullandıkları bilinmektedir.

“Her Ahıskalı Türkün hayali bir gün Türkiye'ye ana vatana yerleşmektir…”

Ahıskalı Türkler, yaşadıkları onca zorluğa karşın hiçbir zaman Türk olduklarını, örf ve adetlerini unutmadılar. 9 ayrı ülkede dimdik ayakta durarak, hayatlarını devam ettiriyorlar. Dağınık halde yaşamalarına rağmen, kendi dillerini, dinlerini ve kültürlerini koruyorlar. Türkiye ile gönül bağlarını zaten hiç kopmadı. Her Ahıskalı Türkün bir hayali vardır, o da bir gün Türkiye'ye, ana vatana dönüp yerleşmektir.

Bu açıdan, Dünya Ahıska Türkleri Birliği Genel Sekreteri Fuat Uçar da Ahıska Türklerinin durumunu çok net bir şekilde özetlemektedir. “Türkiye'nin Ahıskalı Türklere yapacağı en büyük yardım, iskanlı göçle Türkiye’ye gelmelerini sağlamaktır. 75 yıllık sürgün hayatının ardından Ahıskalılar kendi vatanlarında ve Türk bayrağı altında hür bir şekilde hayatlarını sürdürmek istiyorlar.”

BİR TOPLUM ÜÇ KEZ SÜRGÜNE UĞRATILIR MI?

Fuat Uçar, Türkiye'ye getirilen bir grubun içinde bulunan Muhammed Dede'nin göç kelimesini duyunca anlattıklarının herkesi duygulandırdığını dile getirmektedir.

Muhammed Dede’nin aktarımlarını sizlerle paylaşmak, bu acının ne denli derinlikli olduğunu da gözler önüne serecektir.

“Siz gelene kadar sahipsiz olduğumuzu sanıyorduk ama siz gelip bizi Türkiye'ye götüreceğinizi söyleyince arkamızda Türkiye'nin olduğunu anladık. Bir ağaç düşünün bunu bir yere dikiyorsunuz 10 yıl sonra alıp, başka bir yere dikiyorsunuz, 15 yıl sonra ayrı bir yere dikiyorsunuz. Bu ağaç ne kadar verimli olabilir, biz işte o duruma düştük, ayağımız ne zaman bir yere tutundu, bizi alıp atılar bir yana. Hayatlarımız savruldu durdu…”

Ahıska Türkleri, 100 yıl içinde üç defa sürgüne uğrayan bir topluluktur. Bir toplumu üç kez sürgüne uğratmak; varlığını ortadan kaldırmak ve izlerini silmek anlamı taşımaktadır.

650 BİN AHISKA TÜRKÜ VATANLARINDAN UZAKTA…

1944’deki bu kanlı, hüzünlü ve acı dolu sürgünün üstünden tam 75 yıl geçti. Ancak hâlen yaralara merhem olacak bir çare ve netice tam olarak alınamadı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, özellikle son yıllardaki atılımlarıyla elinden gelenin fazlasını yapmaya çalışmaktadır. Birçok Ahıska Türkünü Türkiye’ye getiren devlet, bu girişimlerini devam ettirmektedir. Fakat daha fazla gayret gösterilmesi gereken teşebbüslere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu yönde de çeşitli lobi faaliyetleri de etkili olmaktadır. TİKA, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan ve diğer Orta Asya ülkelerinde yaşayan Ahıska Türkerinin eğitim, sağlık, barınma ve ekonomik meselelerinin çözüme kavuşturulmasına yönelik projeler yapmaktadır. Diğer yandan, şu an hâlihazırda 450 bin ilâ 650 bin Ahıska Türkü vatanlarından uzakta yaşamaya devam ediyor. Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan, Kırgızistan, Ukrayna ve ABD Ahıskalı Türklerin en çok yaşadıkları ülkeleri oluşturuyor. (60 bin Türkiye, 200 bin Kazakistan, 110 bin Rusya, 90 bin Azerbaycan, 50 bin Kırgızistan, 50 bin Özbekistan, 8 bin Ukrayna, 2 bin 500 Gürcistan, bin 801 Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti,16 bin Amerika Birleşik Devletleri)

Her ne kadar Gürcistan Parlamentosu, 11 Temmuz 2007 tarihinde Sovyetler Birliği tarafından 1944'te Gürcistan’dan zorla sürgün edilen kişilerin geri dönüşüne dair bir kanun çıkarsa da bu şartlara çoğu Ahıska Türkü yanaşmamakta ve tepki göstermektedir. 75 yıl aradan sonra Ahıska Türklerinin çözüme kavuşturulamayan problemleri süregelmeye devam etmektedir.

Son olarak tarihin penceresinden bakılacak olunursa, Osmanlı Devleti’nin son dönemlerinde üç paşanın sevk ve idaresindeki İttihat ve Terakki Hükümeti de Stalin gibi imparatorluk dâhilinde bir yer değiştirme yapmış, buna rağmen dünya; Ermeni tehcirini görmekte, fakat Ahıska tehcirini yok saymayı sürdürmektedir. Dünyamızın emperyal devletleri (güçleri) aradan yıllar değil, yüz yıllar dahî geçse üç maymunu oymakta ısrar etmektedirler. Bizler de gerçekleri ve doğruları aktarmaktan vazgeçmemeliyiz.

Ahıska, Türklerindir. Ahıska, Vatandır… Ahıska, Türkiye’dir…

YORUM EKLE

banner187

banner186