ALKIŞLAR, FARUK ALYAZ’A…

Hep söz edildiğinde, “Yerli malı herkes onu kullanmalı” deriz... Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde iş insanı Faruk Alyaz tarafından kurulan Şahlan Hidrolik Makina San. Tic. A.Ş’nin atölyelerinde 1972 yılından bu yana Türk işçilerinin alın teriyle üretilen ekipmanlar ülkemiz dışında gururla hizmet veriyor. Sosyal medyayı etkin şekilde kullanan iş insanı Faruk Alyaz, “FAS-Casablanca’da çalışan, hidrolik sıkıştırmalı, çöp toplama araç üstü ekipmanlarımız ‘ŞAHLAN-HSÇK 7+1” anonsu ile fotoğraf paylaştı.

Denizli Organize Sanayi Bölgesi kurulu bulunan Şahlan Hidrolik Makina San. Tic. A.Ş’de imal edilen çöp toplama araç üstü ekipmanlarının fotoğraflarını sosyal medya görünce gururlandım. Türk işçisinin alın terinin bulunduğu imalatların ihraç edilmesi ve ülkemize döviz girdisi sağlaması alkışlanmalıdır.

Denizli’de yarım asırdır hidrolik makinalar imalatı yapan Faruk Alyaz, yerel yönetimler için ürettiği ekipmanların Denizli’deki yerel yönetimler tarafından tercih edilmemesinden yakınıyor. Denizli’de üretilen hidrolik ekipmanları, Türkiye’nin birçok ilinde, bir dönem Suriye’de, şimdi de Fas’ın yerel yönetimleri tarafından tercih ediliyor.

İş insanı Faruk Alyaz, 50 yıla yakındır imal ettiği hidrolik ürünleri geliştirmek için fuarları yakından takip eder. Denizli Makine İmalatçıları Derneği’nin kurucu Başkanı olan Faruk Alyaz, Web sayfasında, ”Şahlan Hidrolik Makina San. Tic. A.Ş, 1972 yılından beri kesintisiz olarak çevre ürünleri ve endüstriyel ürünlerin imalatını yapmaktadır. Denizli Organize Sanayi Bölgesi’nde 10.000 metrekareye kurulu fabrikasında hidrolik sıkıştırmalı çöp kasaları, itfaiye araçları, araç kurtarıcılar başta olmak üzere geniş ürün yelpazesinde üretim gerçekleştirmektedir.” Diyor. Denizli Sanayi Odası’nda yıllarca görev alan Faruk Alyaz, bayrağı oğlu Alper Alyaz’a teslim etmiş…

Bayrağımızı ve işçilerimizin alın terini yurtdışında gurur ve onurla temsil edilmesini sağlayan Şahlan Hidrolik Makina San. Tic. A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Faruk Alyaz’ı alkışlıyoruz ve sağlıkla nice yıllar projeler üretmesini diliyoruz…

SAĞLIK İL MÜDÜRÜ DR. ÖZTÜRK, “HERKES BU KADAR MUTLU İKEN BEN GÜLÜMSEYEMEDİM”

İl Sağlık Müdürü Dr. Berna Öztürk, sosyal medyada paylaşımlarında uyarılarda bulunuyor. İl Müdürü  Öztürk, 2020 yılının mart ayından bu yana yaşadığımız Korona Virüsle ilgili olarak son paylaşımları dikkat çekiyor. İl Müdürü Dr. Öztürk,  “Herkese Günaydın…  Biraz önce sosyal medya hesabımda şöyle bir dolandım. Facebook’un izin verdiği kadar 5000 kişi takip ediyormuş beni, tabii ben de onları görüyorum.  Herkes mutlu görünüyor, tatil keyfinde fotoğraflar, düğünler, eğlenceler, işyerlerinde çekilen çay kahve keyfi yapılan fotoğrafları, Doğum günlerinde üflenen mumlar.... Herkes bu kadar mutlu iken ben gülümseyemedim çünkü bir şey eksikti. MASKE ve MESAFE.. ‘İnşallah böyle gülümseyerek hayat devam edebilir’ dedim. MASKE –MESAFE-HİJYEN kurallarına uymayanlara. Yüzünüzden gülümseme eksilmesin, bir sonraki yaş gününüzde sevdikleriniz eksilmeden yanınızda olabilsin ve sizin de kutlayacağınız yeni yaşınız olsun istiyorsanız, lütfen kurallara uyalım. Kalın sağlıcakla” diyor.

SAĞLIK İL MÜDÜRÜ DR. BERNA ÖZTÜRK, COVİT 19 MUTLULUĞUNUZA ENGEL OLMASIN…

Hangimizin taşıdığı belli olmayan Covit 19 hakkında uyarılarına devam eden İl Sağlık Müdürü Dr. Berna Öztürk, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda “Bugün üzülerek 2 gelin adayına 1 hafta sonraki kendi düğünlerine katılamayacaklarını bildirdik. Çünkü geçen hafta bir başkasının düğününde eğlenirken tedbirsizlik onlara Corona virus bulaşmasına neden olmuş, tedaviye ve izolasyona aldık. Süreç kendi düğünlerine yetişmiyor. En mutlu gününüzün , acı ve hüsranla sonuçlanmasını istemiyorsanız lütfen #MASKE#MESAFE#HİJYEN kurallarına uyalım.” Diye uyardı.

Bu uyarılara dikkat etmeden yaşantımıza devam edersek, göremediğimiz COVİT 19 bizi kontrol altına alır ve etkisiz hale getirir. “Bize bir şey olmaz” demeden tedbirlere dikkat edelim.

İŞADAMI DR. HALİS ÖDEL, ÜZÜM ÜRETİCİSİNİN SORUNLARINI DİLE GETİRDİ…

Buldanlı işadamı, CHP 25 ve 26. Dönem Denizli Milletvekili adayı Dr. Halis Ödel, Facebook üzerinden üzüm üreticilerinin sorunlarını dile getiren bir yazı paylaştı… Buldan ve Güney yöresinden yetişen sofralık ve şaraplık üzümler, her yıl üreticinin umutla beklediği hasat mevsimi hüsranla sonuçlanıyor. İşadamı Dr. Halis Ödel, “YÖREMİZİN BEREKETLERİNDEN ÜZÜM ve ÜRETİCİLERİN SORUNLARI”  başlıklı yazıda önerilerde bulunuyor. 

Dr. Ödel, “Yılın ilk üzüm sergileri başladı. Her yıl olduğu gibi bu yılda, işletmemizin alt tarafında yer alan arsamıza üzüm üreticileri ‘kuru üzüm’ amaçlı sergileme yapıyorlar. Ne yazık ki; üreticiler her yıl keyiflerine keder katacak olaylar yaşıyorlar. Bir hafta önce yağan yağmur üzüm kalitesini olumsuz yönde etkilemiş. Toptancı kisvesi altında yöreye gelen dolandırıcılar üzüm üreticilerinin sıklıkla yaşadığı bir başka dram... Bazı toptancıların ise aldıkları üzümü satarak bir kaç haftada paraya dönüştürmelerine rağmen, üreticilere bedelini neredeyse bir sezon sonra ödüyorlar. Bir sonraki sezonda yine üzüm alırken ellerinde tuttukları bu parayı adeta koz olarak kullanıyorlar... Üretici örgütlenmesi, var olan örgütlerin niteliği emeğin değerini bulması bakımından çok önemli. Ancak şurası gerçek ki toplum olarak eğitim ve kültür yapımız birlikte hareket etmeye, kooperatifleşmeye, mesleki örgütlenmeye pek uyum sağlayamıyor. Belli ki üreticilerin birlikte hareket etmesi daha zaman alacak... 2020 yılı üzüm hasadının bereketli olması, asıl emekçi, üreticinin hakkını tam olarak alması dileğiyle!” diyor.

Örgütsüz olan üreticiler, her yıl yaşadıkları hüsranı yaşamamaları dileğimizdir.

BAŞKAN KOBAŞ’TAN POZİTİF ENERJİ…

Serinhisar Bilişim ve Gelişim Derneği Başkanı Emine Kobaş, sosyal medya hesabında her gün farklı yazı ile paylaşımlar yapıyor.  Başkan Kobaş, çevresine yaydığı pozitif enerji ile bir çok kişinin gülümsemesini sağladığını düşünüyorum. SEBİGED Başkanı KobaşZamanında dilenmiş ÖZÜR,  İçtenlikle edilen TEŞEKKÜR, Samimi bir TAKDİR, Değer ve KIYMET BİLMEK, bütün kapıları açar... Günaydın, günaydın sevgili dostlarım...” şeklinde paylaşımlar yapıyor…

Başkan Kobaş, takipçileri ve sosyal medya arkadaşlarının günlerinin bereketli ve mutlu geçmesini sağlıyor.

BU ACIPAYAM SEVDALISI İKİLİ ALKIŞI HAK EDİYOR...

Acıpayam Sevdalısı Mustafa Ünal ve Sabit Kızılhan, Hisar Köyü’nde çoban çocuk Ahmet Gün’ün fotoğraf makinası hayalini gerçekleştirdiler. Mustafa Ünal sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda, minik Ahmet’in fotoğraflarını arkadaşlarının beğenisine sundu… Çocukların hayallerinin gerçekleşmesinde etkili olanlar, çocukların yaşamlarına yön vermiş olurlar.  Mustafa Ünal, paylaşımında Çoban Çocuk Ahmet’in yayla günlüğü hikayesine de yer verdi.

“İsmim Ahmet Gün, bana kısaca ‘Gün Ahmet’ diyebilirsiniz. Ben Ahmet Gün, Acıpayam Hisar köyü Karakekik Yaylası Suüstü Mevkii’nde ailemle yaşıyorum ve 3. Sınıfa geçtim. Bir gün bizim yaylaya elinde fotoğraf makinesiyle iki tane amca geldi, biri Mustafa diğeri Sabit amca. Bizle konuştular ve fotoğraf çektiler, ben o makineyi çok beğendim. Mustafa amca elime verdi ben de fotoğraflar çektim ve ona dedim ki ‘Amca bunu bene versen ya sana bi gurbanlık geçi verem’ dedim. Ama ‘10 tane kurbanlık verirsen öyle verebilirim’ dedi. Çok şaşırdım ama o makineyi çok sevmiştim ve üzüldüm. Sabit amca dedi ki ‘Ahmet sana sana göre bir fotoğraf makinesi getireceğim söz veriyorum’ dedi. Çok sevindim ve beklemeye başladım, 15 gün sonra Sabit amcam yanında başka bir amca ila yanımıza geldi fotoğraf makinesi ve mavi bir bisiklet getirdiler, çoooook sevindim ve fotoğraf çekmeye başladım. Burada elektrik olmadığı için fotoğraf makinesini şarj etmek için sabit amcam traktöre takılan bir alet getirdi ordan pilini dolduruyorum ve fotoğraf çekmeyi çok seviyorum. Geçen gün çektiğim fotoğrafları babam biriyle Acıpayam’a gönderdi ve Sabit amcam ve Mustafa amcama ulaştırınca sizlere göndercekler. İnternet nedir pek bilmiyorum, okul açılınca öğretmenime ve arkadaşlarıma bu olanları anlatacağım ve interneti öğreneceğim. Bana hediye edilen fotoğraf makinasıyla bizim buraları çekmek en büyük zevkim. Beni internetten takip ederseniz çok daha güzel şeyler çekeceğim. Keçilerimizi tavıklarımızı bahçemizi, kuşları daha neler neler... Hadi beni takip edin, herkesi seviyorum. Ahmet Gün / Karakekik Yaylası / Acıpayam / Denizli”

Çoban Ahmet Gün’ün bu hayalinin arşivlere geçmesi amacıyla köşede yer veriyorum. Çoban Ahmet Gün’ün objektifinden bir sergi neden açılmasın… Bu konuda destek vereceğimize söz veriyoruz… Acıpayam sevdalısı Mustafa Ünal ve Sabit Kızılhan’ı minik çocuğu sevindirdikleri için alkışlıyoruz…

ATİLLA SEZENER’DEN SAHTE BAL UYARISI

Denizli’nin yaşayan kütüphanesi Avukat Atilla Sezner, sosyal medya hesabından uyarlına devam ediyor. Sezener, bal tüketmek isteyenlere yaptığı uyarıda dikkat edilmesi gerekenleri yazdı. Sezener, “ŞU UYARIYI LÜTFEN DİKKATE ALIN… ‘Dünyada en kolay taklit edilen ama en zor tahlil edilen belki de tek gıda maddesi, gıda ürünü Bal’dır. Bal, çevre şartlarından çok etkilenen bir üründür. Araba egzozu dumanı bile geçebilir. Bunların hepsini baldan seçip ayıramazsınız. Hiçbir yolla yani hiçbir metot ile hiçbir kimyasal yolla balın içindeki antibiyotik ve tarım ilacını ya da pestisit kalıcıları ayıramazsınız.’

Bu uyarı uzmanlara aittir.

*

Çok iyi hatırlıyorum, çocukluğumda babamın alıp geldiği bir bal oldukça acı karışımlı idi. Tadındaki anormallikten yiyemedik. Sonradan merakımız giderildi. Çal ilçemizde şimdiki okulların olduğu yerde bile tütün tarlaları vardı. Arılar tütün çiçeklerinden bal yapınca bu durum ortaya çıkmıştı.

*

Benim önerim şu olacak: Eğer bal tüketecekseniz, çok güvendiğiniz yerden veya tanınmış markalardan alın.”

Evet arılar, bulundukları yöredeki bitkilerin çiçeklerinden nektarları topluyor. Çiçek, çam, kestane, portakal, lavanta ve kekik ballarını sıralamak mümkün. Arıcılar, kovanlarını elde etmek istedikleri bal cinsine göre yöreye taşıyor.

Atilla Sezener’in uyarısına dikkat etmek gerekiyor.


BUGÜN 17 AĞUSTOS…

Marmara Depremi’nin 21. Yılında kaybettiğimiz binlerce canlarımızı saygıyla anıyoruz... Marmara Depremi’ni unutmak mümkün değil. Ama hala aldığımız bir ders var mı? Yok… Ne zaman doğal afetleri konuşmayı başlıyoruz… Sorunla karşı karşıya kaldığımız zaman konuşmaya ve çareler aramaya başlıyoruz…

21 yılda Marmara Depremi’nden dersler aldık mı? Almadık… Alacağa benzemiyoruz…

“Sesimi duyan var mı” çığlıkları hala kulaklarımızda…

Deprem öldürmez, kalitesiz yapılan binalar öldürür…

Marmara Depremi’ni unutmuyoruz.

“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” ÇAĞRIMIZIN 1993’ÜNCÜ GÜNÜDÜR…

Pamukkale ve Laodikya Antik Kenti’nin gelirleri, Denizli’ye kalmıyor... Hierapolis, (Kutsal Şehir) binlerce yıldır, insanlara şifa dağıtıyor… Pamukkale ve Laodikya son yıllarda, Denizlililerin ilgi odağında değil… Artık, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın uygulamalarıyla Denizlililerin “Laodikya ve Pamukkale Sevgi Ateşi” söndü… Geçmişte, Denizlililer gelen Konuklarını Pamukkale ve Laodikya’da ağırlar ve fotoğraf çektirerek anılarını ölümsüzleştirirdi… Şimdiler de ise; böyle anılar ölümsüzleşmiyor…“PAMUKKALE VE LAODİKYA’NIN GELİRİ DENİZLİ’DE KALMALIDIR” çağrımıza Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Ersoy, yanıt verene kadar devam edeceğiz.

PAZARTESİ’NİN SÖZÜ

Şuna inanmak gerekir ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.

Mustafa Kemal ATATÜRK 

YORUM EKLE