ALMAN SEÇİMLERİ VE YENİ HÜKÜMETLERİ

Almanya Federal Cumhuriyetinin bu yıl yapılan son genel seçimlerinde toplam 736 milletvekilinden en çok vekili sosyaldemokrat parti (SPD) kazandı. Daha önceki mecliste hükümeti kurmuş olan hıristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ikinci sıraya düştüler.

Almanya bizim ilişki içinde olduğumuz dış ülkelerden en önemlisidir. Ticari ve sosyal ilişkilerimizin en yoğun olduğu ülkedir Almanya. Orada 3 Milyona yakın Türk sürekli olarak yaşamaktadır. Bunlardan pek çoğu Alman vatandaşlığına geçmiş ve seçmen olmuştur. Eyalet parlemantolarında seçilmiş Türkler oturmaktadır. Bu sene 26 Eylülde yapılan seçimde federal meclise çeşitli partilerden seçilen Türkler vardır.

Almanya’nın her alanında çalışan, hatta işveren olarak da bulunan Türklerin bu derece yoğun olduğu başka bir ülke yoktur.

Almanya ile başta NATO olmak üzere pek çok uluslararası bağlantılarımız mevcuttur.

Türk gazetelerinin Türkiye dışında en çok basıldığı ve okunduğu tek ülkedir Almanya.

Yurt dışına yükseköğretime giden Türk öğrencilerinin en çok olduğu ülke olmuştur Almanya çoğu zaman. Türk insanının yurtdışı seyahatlerinde ilk tercihi Almanya’dır.

Bu ve benzer nedenlerden dolayı Almanya resmi ve özel olarak hep ilgi alanımız içindedir. Bilhassa 1960 başlarından beri de Türkiye’den Almanya’ya olan işçi akını nedeniyle de bağlantılarımız üst seviyeye gelmiştir. Bizim Almanya’da olup bitenle ilgilendiğimiz kadar Almanlar da Türkiye ile ilgilenir. Gerek turist olarak ve gerekse iş vesilesiyle geliş-gidişler Milyonları bulur.

Şahsen tüm yükseköğrenimimi Almanya’da yapmış birisi olarak Almanya benim de en iyi bildiğim yabancı ülkedir. Alman anayasasının başında “insan onuru dokunulmazdır” yazar. Ve “Berlin’de hakimler var” özdeyişini çok beğenirim. Bunları kendi ülkemde de hep özlemişimdir.

26 Eylül 2021 tarihindeki seçimde 206 milletvekili çıkaran Sosyal Demokratlar ile Yeşiller (118) ve Liberaller (92) üçlü bir koalisyonla hükümeti kurma aşamasına geldiler.

Partilerin birbirleriyle olan ilişkileri olsun, koalisyonun oluşturulmasındaki heyetler arası görüşmeler olsun, basının bu olayları takip ediş tarzı olsun, seçmenlerin hükümet kurma sürecini takip etmedeki tarafsız tutumları olsun, eyalet hükümetlerinin olan biteni gözleme ve izleme şekli olsun bizde hiç görmediğimiz bir olgunlukla gerçekleştiriliyor. İnsanlarda herhangi bir kutuplaşma emaresi görülmüyor, seçim sonrası kazanan ve kaybeden partilerde bir düşmanlaşma hiç yok.

Hayranlıkla seçim sonrası yeni hükümetin kuruluş aşamalarını seyrediyorum. Bizde olmayan bir demokrasi anlayışı hakim orada. Ne bileyim, bizdeki politik usluba baktığımda onların ülkelerini ve birbirlerini değişik bir sevme şeklini görmemek mümkün değil. Bizde bir şeylerin doğru yürümediğini söyleyebilirim.

Yeni hükümet orada henüz kurulmuş değil ama çok az bir zaman sonra tamamlanacağı kesin.

Yeni hükümette dışişleri bakanı Yeşillerin eşbaşkanı bayan Annalena Baerbock olacak. Yeşillerin eski eşbaşkanlarından Türk asıllı Cem Özdemir de kabineye girecek gibi görünüyor.

Bu iki bakandan dolayı bilhassa Türkiye’nin gelecek dönemde Almanya ile olacak ilişkilerinin zor bir aşamaya gireceğini öngörmek mümkündür. Türkiye’nin günden güne hukuk devleti anlayışından uzaklaşması, Almanya’da yaşayan AKP-muhalif insanların varlığı, AB bazında olsun, Almanya ile olan doğrudan ilişkilerde olsun sanki çok çetrefilli bir dönemin bizi beklediği işaretini vermektedir.

Hükümetimizin Batı Avrupa ülkelerinin çoğunda ve ABD’de sevilmemesinin daha da derinleşeceği kanaatindeyim. Bizim için en önemli müttefikleri kapsayan bu grup ülkelerle ilişkilerin bozulma süreci politik olarak ve ticari olarak ülkemizi daha da zayıflatır.

Alman seçimleri sonrası zor günlerin bizi beklediğini bilmeliyiz.

YORUM EKLE