'ANTİDEPRESAN EFSANESİNİN SONU'

Irving Kirsch’in Türkçeye çevrilen bazı kitaplarından dahaönce söz etmiştim; “Klinik Hipnozun Esasları; Kanıta dayalı bir yaklaşım” ve“Antidepresan Efsanesinin Sonu”. Bazı kişilerin pek hoşuna gitmese de -aynıkişilerin ağızlarından pek düşürmedikleri- etik kuralları harfiyen uygulayan vebu kurallar çerçevesinde araştırmalar yapan bir bilim adamı Kirsch… Bizde dahaçok oturduğumuz yerden sallama yöntemiyle ya da kıskançlık krizlerininoluşturduğu hezeyanlarla sağa sola ünleyerek sindirme politikası esastır. Oysagerçek bilim dünyasında böyle şeyler olmaz.

Aynı konuda içerden bir şeyler söyleyenler de var; Uzm. Dr.Mutluhan İZMİR bunlardan biri. İzmir’in konuya ilişkin yayınlanmış iki ayrıeseri bulunuyor; “Antidepresan Tuzağı” ve “Yaramaz Çocukları İlaçlamayın”.Hayykitap yayınları arasında çıkan bu eserlerden çok şeyler öğreneceksiniz.

Artık gerçekler saklanamıyor. Bilgi Edinme Hakkı Yasasıgereği yazılmayanları, söylenmeyenleri, gözlerden uzak tutulan gerçekleri artıköğrenmek kolay. I. Kirsch, yıllarca “Happy Drug”, mutluluk hapı diye“yutturulan”  antidepresan ilaçlarınipliğini pazara çıkaran önemli bilim insanlarından biri. Ekibiyle birlikteHarvard Üniversitesinde yaptıkları çalışmalarla antidepresan ilaçların plaseboetkisinden farklı olmadığını ortaya koydular. Bu sonuca, üç binden fazladepresyon hastasını kapsayan otuz sekiz klinik testin sonuçlarını analiz ederekulaşmışlardır.

“Bir ilacın etkileri, içinde bulunan özel maddelerden dahaçok ilacın psikolojik anlamına bağlı olduğunda buna plasebo denir” (S.J.Lynn& İ. Kirsch. 2012). Bu yüzden ilaç olarak verilen maddenin içinde hastalığıiyileştirmeye yönelik kimyasal bir terkip söz konusu değildir. Burada etki,ilacın içeriğinde bulunan özel maddelerden çok, ilaç kullanıldığında meydanagelecek iyileşmeye olan inançtan kaynaklanmaktadır. İnsanların iyileşeceklerineyönelik tepki, istek, inanç ve kararlılıkları olumlu sonuçlar doğurabilir.Kendi kendini gerçekleştiren tepki beklentileri çoğu zaman psikolojiktedavilerin zorunlu bir parçası olarak görülmektedir. Plasebo etkileridepresyonun tedavisinde özellikle etkili bir şekilde gözlenmektedir.

Kirsch vearkadaşlarının meta- analiz çalışmalarının sonuçlarına göre; yayınlanmamışveriler göz önünde tutulduğunda plasebolar, ilaçla tedavi etkilerinin % 82’sikadar etkili bulunmuştur. Kısacası; plasebo yani ilaç olmayan ama yeni bulunanilaçmış gibi verilen şeylerle, antidepresan diye yutturulan ve milyonlarca liraverilerek ilaç firmalarının zengin edildiği ilaçların etkileri arasındaki fark,klinik olarak önemsiz bir farktır.

Peki, ne yapılmalı?

Yine Kirsch’in anlatımıyla en iyi ve etkili alternatiflerdenbiri psikoterapilerdir. “Psikoterapi, antidepresan ilaçların bütünalternatifleri arasında en kapsamlı şekilde araştırılmış olanıdır. Psikoterapi,depresyon tedavisinde işe yarıyor ve yararları da önemli boyutta. Antidepresanilaçlarla psikoterapinin kısa dönemli etkilerinin kıyaslandığı başa başkarşılaştırmalarda, psikoterapinin, ilaçlar kadar iyi etki ettiği görülür. Buetki, hastanın başlangıçtaki depresyonunun ne kadar ağır olduğundan bağımsızolarak ortaya çıkar. Orta şiddette depresyon geçiren insanlar için degeçerlidir, ağır depresyondakiler için de, hatta çok şiddetli depresyongeçirenler için de geçerlidir./…/ Uzun dönemdeki etkinlik değerlendirildiğinde,psikoterapi daha iyi görünüyor./…/ Sonuç olarak, psikoterapi, tedavinintamamlanmasından bir süre sonra değerlendirildiğinde, ilaçlardan çok dahaetkili oluyor ve tedavinin bitişinden sonra geçen zaman uzadıkça, ilaçlapsikoterapi arasındaki fark açılıyor.

Psikoterapinin ilaçlara göre bu uzunvadeli üstünlüğü, depresyonun şiddetinden bağımsızdır. Psikoterapi, orta veyahafif şiddette depresyon geçiren hastalar için olduğu kadar, şiddetli depresyongeçiren hastalar için de antidepresan ilaçlardan daha üstün performansgösteriyor.”(I.Kirsch, 2012. Shf. 21-22-176-177 ve muhtelif sayfalar).

Peki, hangi psikoterapi türü daha etkilidir derseniz? Onuncevabını da Kirsch versin; “ depresyon için çeşitli psikoterapi yöntemlerimevcut. Bunlar arasında en yaygın olanı ve en detaylı araştırılmış olanı,bilişsel davranışçı terapilerdir”.

Ancak “kişilerarası(interpersonel) psikoterapi”, “kısa dönemli psikodinamik psikoterapi”,“rasyonel emotif terapi” ve travmatik süreçlerin eşlik ettiği vakalardakullanılan EMDR ve kanıta dayalı bilişsel davranışçı hipnoterapi de diğeretkili yöntemler arasında sayılabilirler. (S.J.Lynn & İ.Kirsch veA.Alladin)

Terapistinizin “tabela terapisti” olmadığına dikkat ederek,gerçekten psikoterapiler üzerine aldığı eğitim ve uygulamalarına bakarak tercihnoktasındaki yaklaşımınızı belirleyebilirsiniz. 

Kaynakça:

Antidepresan Efsanesinin Sonu, Çıplak Kral’ın Yeni İlacı.İrving KİRSCH. Kuraldışı Yayınları. 2012.

İlaçla Tedavi Efsanesi. Joanna MONCRİEFF.  Metis Bilim. 2010.

Klinik Hipnozun Esasları. Kanıta Dayalı Bir Yaklaşım.S.J.Lynn& I.Kirsch.  PsikoterapiEnstitüsü Eğitim Yayınları- 66. 2012.

Antidepresan Tuzağı. Mutluhan İzmir. Hayykitap. 2016.

Yaramaz Çocukları İlaçlamayın. Mutluhan İzmir. Hayykitap.2016.

 

YORUM EKLE