Çaresiz hastalığın pençesinde kıvranıyor! "Ben öldüğümde oğluma kim bakacak?"

Denizli’de yaşayan ve 9 yıl önce ana toplardamar tıkanıklığı hastalığına yakalanan 44 yaşındaki adam, çaresi olmadığını söylediği hastalığından dolayı daha az acı çekmek ve yaşamak için yardım bekliyor. Talihsiz adamın yaşlı annesi ise malulen emekli olamayan oğluna 'ben öldüğümde kim bakacak' diyerek gözyaşı döktü.

Çaresiz hastalığın pençesinde kıvranıyor! "Ben öldüğümde oğluma kim bakacak?"

Pamukkale ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki Önder Pepioğlu, 9 yıl önce yakalandığı ana toplardamar tıkanıklığı hastalığıyla mücadele etmeye çalışıyor. Gittiği hastanelerin hepsinde olumsuz yanıt alan Pepioğlu’nun ayaklarında şişkinlikle başlayan hastalığı akciğerindeki damarların pıhtı atmasına kadara ilerledi. Anne ve babasıyla yaşayan Pepioğlu’nun ailesi, emekli maaşları ile oğullarının ilaçlarını almaya çalışıyor ancak zor dönemden geçiyorlar. Hastalığı nedeniyle çalışması yasaklanan Pepioğlu, daha az acıyla daha uzun yaşayıp, ilaç tedavisinin devamı için maddi ve manevi destek bekliyor.

"Biz öldükten sonra çocuğa bakacak insan yok"

Oğlunun malulen de olsa emekli olması için yardım isteyen anne Melahat Pepioğlu, "9 senedir bu hastalığı çekiyoruz. Sadece oğlumun emekli olmasını istiyorum çünkü çok zor durumdayım. Gerçekten maddi manevi zor durumdayız. Oğlumun kısaca malulen de olsa emekli edilmesini rica ediyorum. Borç ala ala ne kadar daha ne kadar borç alabilirim onu da bilmiyorum. Biz öldükten sonra bu çocuğa bakacak insan yok" dedi.

“Ölünce kurtulacağımı söylediler”

Bu hastalıktan öldükten sonra kurtulabileceğini vurgulayan Pepioğlu, "İlk önce ayaklarım şişmeye başladı, şiştikten sonra doktor doktor dolaştık, çare bulamadık. En son çaresini bulduk ama iş işten geçti. Damar tıkanıklığı olduğunu söylediler. Pıhtılaşmaya elverişli olduğunu söylediler. Asıl adı ana toplardamar tıkanıklığı. Atardamar, bütün kanı toplayan damar hiçbir çaresi yok. Toplam 4 tane il gezdim, 4’ü de aynısını söyledi. Şu anda devamlı gittiğim sabit bir hastanem var. İlaç tedavisi yapılıyor, ‘ne zaman kara toprağın altına girdin, o zaman her şey biter’ dediler” şeklinde konuştu.

“Tedavi ve ilaç masraflarını karşılayamıyorum”

İlaç masraflarını karşılayamadığı ve hastalığının her geçen gün ilerlediğini aktaran Pepioğlu, “Eğer sosyal sigorta ücretini yatırmazsam devlet hastanesinden yararlanmaya kalkarsam aşağı yukarı 4 buçuk 5 bin TL masrafı var. Üniversite hastanesinde takip altında olduğum için mecburen sigortadan dolayı devlet karşılıyor ama maddi ve manevi hiçbir destek alamadığım için, çalışamadığım için doktorlarım çalışmamı yasakladıkları için, ayak üzerinde durmam yasaklandı, çoğu yiyecekler yasaklandı. Pıhtılaşmaya elverişli bir şey, akciğerime kadar pıhtı attı, şu anda 4 tane stentim var, astım başladı. Astım ilacı da kullanıyorum. Aşının tanesi 4 buçuk bin TL, 15 günde bir 3 tanesini vuruluyorum. Sigortam olmasa hiçbir işlem yapılamayacak" diye konuştu.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER